• Efsane Hikayeler 12.09.2008

    olay muğla iline bağlı milas\’ın limanı güllük\’te bilinmeyen bir zamanda geçer.yöre balıkçılığıyla ünlüdür.hermiyas güzel,sevilen bir çocuktur.sadece anası vardır.güllük\’ün çocukları denize oynamaya gideceklerdir.hermiyas\’ı da çağırırlar;anası önce izin vermez.Çocuklar baskı yapınca,ana,denize açılmamak koşuluyla izin verir.olayın bundan sonrası şöyle gelişir:

    hermiyas,\”olur ana!\” deyip fırladı arkadaşların ardından.az sonra ege\’nin tuzlu suları çocuk sesleriyle doldu.

    bir süre,uzun bir süre sesler kesildi kıyıda.ege\’nin hafif dalgalarının çıkardığı sesten başka birşey duyulmaz oldu.derken,o şen,o canlı çocuk sesleriyle yeniden doldu kıyı.ama aralarında hermiyas yoktu.

    kara haber bir anda yayıldı güllük\’te.\”güllük\’ün en güzel çocuğu hermiyas\’ı aldı ege!\” diye…

    bundan sonrasını şöyle anlatır eskiler:

    hermiyas\’ın ege\’nin köpüklü dalgalarıarasında kaldığı duyulur duyulmaz,herkes deniz kıyısuna koşmuş.güllük\’ün en usta kayıkçıları,en usta balıkçıları ve en usta dalıcılarıaramışlar dalgalar arasında hermiyas\’ı.aramışlar…ama yok.güllük\’ün en güzel çocuğu hermiyas yok.anası dövünmüş,bağrına taşlar basmış.deniz kıyısından ayrılmaz olmuş.\”dalgalar hermiyas\’ı deniz kıyısına atarda hiç değilse parmağının ucunu görürüm bir kez daha!\”diye.balıkçılar her sabah balığa çıkınca,ege\’nin dalgalarına bakar dururlarmış.\”belki hermiyas\’ı buluruz!\” diye.ağlarını suya attıkları zaman,yürekleri titrermiş.\”belki hermiyas da balıklarla birlikte gelir!\” diye.

    ama yok.güllük\’ün en güzel çocuğu hermiyas yok!

    günler geçmiş aradan.

    günlerden bir gün ,bir balıkçı,kayığını çeker çekmez,koşmuş güllük\’ün içine.bir yandan bağrıyormuş:\”gördüm!gördüm!\” diye.\”ne gördün?\”demişler.balıkçı:\”gördüm!gördüm!\” der dururmuş.bir süre sonra kendine gelmiş.o zaman \”anlat.\” demişler.\”hermiyas\’ı gördüm.gÜllük\’ün en güzel çocuğu hermiyas\’ı\”.\”düş olmasın seninki?\” demişler.balıkçı:\”düş olur mu hiç?\”demiş.\”gördüm diyorum size,şu gözlerimle gördüm.bir yunus balığının sırtındaydı\”.\”attın işte.balık taşır mı insanı sırtında?\”.\”yalanım varsa,ege beni de alsın.\”diye devam etmiş balıkçı.\”o, koca bir yunus balığının sırtındaydı.bir eliyle tutunmuştu ona,bir eliyle de selam verdi.balık dalıp çıktıkça sulara,o da dalıp çıkıyordu.ak köpükler çıkarıyordu balık.hermiyas,o ak köpükler içinde kalıyordu.\”bunları anlatmış balıkçı ama kimse inanmamış.

    \”peki,niye kurtarmadın onu?niye alıp gelmedin?\” demişler.balıkçı:\”Şunlara bak.\” demiş.\”nasıl alıp gelirdim?mutlu görünüyordu hermiyas.Üstelik de ben yaklaşmaya kalmadan dalıyordu yunus.ege\’nin ak köpüklerini bilmez misiniz?\”

    güllüklüler,balıkçıya inanmamışlar ya,içlerine bir kuşku düşmüş.\”kim bilir,belki anlattıkları doğrudur!\”diye…o günden sonra \”ege\’ye açılanlar,hep,o yunus balığını,balığın sırtındaki çocuğu arar olmuşlar.ak köpüklü bir dalga gördüler mi yürekleri ağızlarına gelirmiş.\”belki de hermiyas\’tır bu\” diye…

    aradan yine geçmiş günler…bir sabah,daha gün doğmadan,yine bir haber yayılmış güllük\’e,\”hermiyas bulunmuş\” diye.\”bulunmuş…ama…\”diyorlarmış da, gerisini söylemiyolarmış.bunu duyan güllüklüler koşmuşlar kıyıya.

    bir de bakmışlar ki ne görsünler?güllük\’ün en güzel çocuğu hermiyas,kumlarda yatar sessiz soluksuz.ve bir de balık, o da yatar oracıkta.anlamışlar ki balıkçının anlattığı balık bu.

    İçlerinden yaşlı biri,\”güllüklüler,beni iyi dinleyin!Şu gördüğünüz olay üzerine düşünün biraz.dostluk işte budur\’\”onun bu söylediklerinden birşey anlamamışlar.\”hele anlat.\” demişler,\”ne demek istiyorsun?\”

    bunun üzerine yaşlı adam demiş ki:\”hermiyas\’la bu yunus balığının dostluğunu görüyor musunuz?denize bırakmamış onu,getirip kıyıya bırakmış.\”\”ama o da ölmüş?\” demişler.yaşlı adam:\”Öyle,o da ölü!dostunu kıyıya çıkarmış,ama kendi de dayanamamış buna,birlikte olmak dilemiş\”

    bunun üzerine işi anlayan güllüklüler,aralarında para toplamışlar,yunus balığı ile hermiyas\’ın yontusunu yaptırmışlar,getirip jimnazyumun bahçesine dikmişler.\”dostluğun simgesi olsun\” diye.

    derler ki:\”Şimdi efes müzesi\’ndeki yunus balığı sırtındaki çocuk yontusu,işte bu yontudur

    Posted by admin @ 13:41

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button Youtube button
Edebiyat Edebiyat