Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

yol hikayeleri

Mayıs 22nd 2009 Aşk Hikayeleri

Bilinen sınırlardan bilinmeyene doğru gidişşimin ilk adımı Aleppo; diğer adıyla Haleb…

Yeni bir sabah. Sokaklarda dolaşşıyorum. Kılık kıyafetler gözume carpıyor; uzun entari giyen, başşını saran erkekler genellikle yerini pantolon gömlek giyenlere bırakıyor. Kadınlar koyu renk uzun elbiseler giymişş. İstiyorum ki; geleneksel kıyafetler, yaşşam bicimleri göreyim ama herkes aynı olma yolunda o denli elbirliği etmişş ki görduklerimle yetiniyorum..

Sokaklarda yuruyorum. Kendimi tamamen bırakamadan, kaybolurcasına ve bunu umursamamacasına yurumeyi henuz becerememişş olmama rağmen gevşşemeye calışşıyorum. Gezgin olmak zor zanaat. Ben henuz kenarında bile değilim..

El-Jideyde meydanındayım. Genişş caddelerden ara sokaklara dalıyorum. Birbirleriyle öyle tezat ki bu sokaklar; insanda carpıcı bir etki bırakıyor. Yapılar taşş. Her şşey taşş; duvarlar, evler, gözum taşştan bayram etmişş halde heyecanla yuruyorum. Görduğum her sokağın fotoğrafını cekesim geliyor. Derken tam deklanşşöre basacak oluyorum ki arkadan siyah giydiğini yandan anlık görduğum bir adam `please` dememe rağmen fotoğraf karesine giriyor. Bu saygısızlık karşşısında deklanşşöre de basmışş olmanın verdiği kızgınlıkla söyleniyorum.. Adamın arkasından bakakalmışş bir vaziyetteyim. O sokağın köşşesinde gözden kaybolmadan az önce bunu özellikle yaptığını belirtirmişşcesine arkasını dönup bana bakıyor!

Haleb kalesi önundeyim. Bir mısır aldım, yemek icin bir yer bulup oturdum. Derken 6-7 yaşşlarında olduğunu sandığım bir cocuk yanıma geldi. Selam verdi, aldım selamını. Sonradan anlayacağım uzere bu cocuk uzun bir sure peşşimi bırakmayacaktı. En son gitmesini sağlamak icin sesimi yukseltmek zorunda kaldım. Gittiğini sandım ama elinde bir silahla geri dönmuşştu. Bağırarak bana seslendi. Ona bakmamla beraber uzerime doğrulmuşş bir silah gördum. Kalakaldım. Oyuncaktı muhakkak ama silah gercek mi değil mi diye bir an duşşunmeden edemedim. Ve tetiğe bastı. Bir kahkaha attı ardından. Ben gulemedim, zira beni öldurduğu fikrine guluyordu…

Kalenin karşşısındaki kafelerden birine oturdum. Bir cay söyledim. Etrafı izliyorum bir taraftan, Haleb kalesinin devasa göruntusunden gözumu alamıyorum diğer taraftan. Bugun icine girmeyi duşşunmuyorum. Olabildiğince etrafı hissetmek niyetindeyim..

Kalabalık. Kurban bayramı olmasından dolayı inanılmaz bir kalabalık var. Kalabalığın arasından sessiz adımlarla yuruyorum. Ayaklarım beni otele doğru göturuyor..




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

zamanında Bolu beyine başş kaldıran köroğlunun dillerde yağızmı yağız atı calınır.bütün civarı arar tarar yok.bir kimse birde istanbuldaki pazarları dolaşş der.istanbulda pazarları dolaşşırken atına rastlar. pazar sahibine şşu ata bir bineyim hele der.pazarcıda buyur der . eski sahibinin kokusunu alan at şşahlanıp,dört nala ordan uzaklaşşır. dövünen pazarcıya ihtiyarın biri gelip , ah evlat! atı alan [...]

Önceki Yazılar

Aşşk acısı cekiyorsanız yada karşşılıksız bir sevdaya düşşmüşş iseniz kurtulmanız imkansız değildir- Sadece biraz caba sarfetmeniz gerekir- Yapmanız gerekenlerden bazılarını aşşağıda maddeler halinde bulabilirsiniz-

1-Kesinlikle icinizde geri dönermi dönmezmi şşeklinde bir umut bırakmamanız, kararlarınızı ona bırakmamanız ve onun düşşüncesi ne olursa olsun kendi kararınızı uygulamanız gerekir-
2-Artık ondan vazgectikten sonra ona karşşı hayranlık yada nefret duyguları beslememeniz [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat