Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Yokluğun Buz Gibi Soğuk

Ağustos 12th 2008 Aşk Hikayeleri

uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes… \”Üşüme\” diye seslenmeni isterdim… bir el olmanı isterdim, bir kol… \”Özledim\” deyip sarılmanı… en karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma… gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya … geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum…

seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı… bütün dallar kesik… yokluğun buz gibi soğuk… Üşüyorum… yüreğim de donmuş sanki. gözlerimde…
ateşler içinde bedenim… Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. bütün uzuvlarım uyuşmuş. ezip geçiyor ruhumu acılar…

yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi…
bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. ama ben üşüyorum. yokluğun buz gibi soğuk. yakacak bir şeyimde yok…
ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… bakakalıyorum ardından çaresiz…

ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum… bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin… bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü… ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya…

susuyorum artık derin derin… ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi… oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya… oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla…
yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak…

gel. yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. elim ol, ayağım ol, canım ol… gecem – gündüzüm ol… ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi …

Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden… İslenmeden geceler … sonra ölüm gelsin…

yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para [...]

Önceki Yazılar

dünyada iki gül olsun, biri kırmızı biri beyaz, sen beni unutursan kırmızı gül solsun, ben seni unutursam beyaz gül kefenim olsun”.

“bir söylenceye göre düşman iki ailenin çocukları olan ali ile zehra biribirine ölesiye sevdalıymışlar. İki genç daha çocukken ailelerinin düşmanlığına rağmen, gönül verip sevmişler biribirilerini. aşkları, gökle- yerin aşkı kadar büyük, çiçekle suyun-aşkı gibi temizmiş…

günler [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat