Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Yağmurlar Canımı Alsın

Ağustos 21st 2008 Dostluk Hikayeleri

masanın üzerinde çalan saatin sesine daha fazla katlanamadı, el yordamıyla bulduğu saatin zilini kapattı.

kendisini bitik ve yorgun hissediyordu, yatağında tembel, tembel gerindi, işe gitmek istemiyordu. kaç zamandır bir değişiklik olsun istiyordu hayatında, hep aynı insanları görmek, aynı sokaklar, eşyalar, etrafındaki her şey artık dayanılmaz bir sıkıntı veriyordu.

İçindeki boşluk hiçbir şey doldurmuyordu, hâlbuki birkaç ay öncesine kadar ne kadar dolu, dolu heyecanlı bir insandı. bu birkaç ayda olanlara kendi bile inanamıyordu.

radyoda çalan müzik dikkatini çekti,

‘‘ gökyüzüm sen ol bir tanem,
güneş tenimde batsın,
bırakıp gidersem seni,
yağmurlar canımı alsın’’

sonbahar yağmurları başlayalı havada daha bir kasvet, daha bir sıkıcılık vardı.

adımlarını sıklaştırdı, eteği yüzünden adımlarını küçük, küçük atıyordu. ceylanın sekmesi kadar güzel yürüdüğünden her salındığında ince beline inat aşağılara inildiğinde balıketli sayılabilecek kalçaları kadınsı hatlarını daha belirginleştirdiğinden gelip geçenler bakmadan edemezdi.

oysa son zamanlarda salmıştı kendini, içinden isyan ederek ağır adımlarla yürürken acı bir fren sesi duydu, sesin geldiği yöne başını çevirmesine zaman kalmadan sol tarafında bir acı hissetti, zaten yorgun olan bedeni daha fazla dayanmadı, kanadı kırık bir kuş gibi duvarın dibine yığıldı, kaldı. İçinden isyan ediyor, gözyaşları gecenin karanlığına inat inci taneleri gibi yanaklarından süzülerek toprağa düşüyordu.

bir süre öylece kaldı, sonra yanına yaklaşan birini fark etti. sokak lambasının ışığı yüzüne yansıdığından yüzünü göremedi.

-afedersiniz bu saatte buralar pek emin değildir,bir yardıma ihtiyacınız var mı…?

-yok… dedi yardıma ihtiyacım yok. yerinden kalkmak istedi, olmadı. başının döndüğünü hissetti, midesinde garip bir sancı, kulaklarında amansız bir uğultu ile yığılıp kaldı




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

bir hastane odası iki yatak ve hayatla olum arasındakı çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası.yataklardan biri pencere önünde diğeri duvar dibinde.pencere önündeki sabahtan akşama kadar pencereden dışarı bakıp seyrettiklerini duvar dibinde birşey görmeden ,aynı kaderi paylaşan birşey görmeyen hasta arkadaşına anlatıyor!
-bugün deniz dünden daha durgun.rüzgar hafif esiyor olmalı.beyaz yelkenliler denizde belli belirsiz ilerliyorlar [...]

Önceki Yazılar

vaktiyle büyük kentin birinde varoş bir mahalede yaşayan geçimini marangozlukla yapan bir delikanlı varmış… ekmegini ahşaptan çıkarmayı severmiş , bu onun için hem iş hemde zevkmiş.. tabi delikanlı dedikya ilaki varmış bir sevdalısı onunda her delikanlı gibi … ama onun için sevda başka telden çalarmış .. onun aşkı kendisini bile aşmış … sevmiş ,ölümüne sevmiş [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat