• Efsane Hikayeler 12.09.2008

    bir varmış bir yokmuş, bir fare bey varmış ve yalnız yaşıyormuş. nerde çalgı orda kalgı misali hiç durmadan eğlencelere, düğünlere gider gününü gün edermiş. günleri hep böyle eğlencelerde geçermiş. onun bir gün aklına evlilik düşmüş. artık gözüne uyku girmez olmuş. bir gün kırlara gezmeye çıkmış. kırda bir kara böceğe rast gelmiş. dervişin fikri neyse zikri de olurmuş ya fare birden bire :

    – benimle evlenir misin? deyivermiş kara böceğe.

    kara böcek de:

    – ben senin hanımın olsam kızdığın zaman beni neyle döversin? demiş.

    fare:

    – kuyruğumu yağa batırıp sürme gibi gözlerine sürerim. bu soruyu niçin soruyorsun?

    kara böcek:

    – daha önceden beni tilki istedi. aynı soruyu ona da sordum. ama o: \”ayağımın altına alıp ezerim.\” dedi. ben de onun evlilik teklifini kabul etmedim. senin davranışın daha çok hoşuma gitti. seninle evlenmeyi kabul ediyorum.

    kara böcekle fare evlenmişler. fare kara böceğe evlendikten sonra tıh tıh hanım adını vermiş. tıh tıh hanımla fare güle oynaya geçinip gidiyorlarmış. hiçbir problemleri de yokmuş. bir gün han sarayında bir ziyafet veriliyormuş. fare hanımına:

    – ben gidip han sarayındaki ziyafetten bize düşen payı alıp geleceğim. sen sakın dışarı çıkma, kapıyı yabancıya açma! demiş ve çıkıp gitmiş. tıh tıh hanım evde yalnız kalmış. Öte beklemiş beri beklemiş, kocası gelmemiş. artık sıkılmış iyice kocasının sözlerini unutup çıkmış dışarıya. Çıkmış çıkmasına da biraz gittikten derin bir çukura düşmüş. uğraşmış uğraşmış çıkamamış çukurdan. sonra nal sesleri duymuş. yoldan atlılar geçiyormuş. atlar yaklaştığı . zaman tıh tıh hanım atlılardan yardım istemek için bağırmış.atlılar tıh tıh hanımın yanına yaklaşmışlar. meğer onlar da şahın sarayındaki ziyafete gidiyorlarmış.

    tıh tıh hanım onlara:

    – ay atlılar, atlılar

    han evinde beyim var.

    ona varıp söyleyin:

    suya düşmüş senin kadın. .

    altın merdiven getirsin

    beni burdan kurtarsın.

    atlılar az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, bir iğne boyu yol almışlar. hanın sarayına varmışlar. fareyi aramışlar taramışlar, sonunda torbasına pilav doldururken görmüşler. hemen yaklaşıp:

    – \”tıh tıh hanım çukurda,

    ne durursun sen burda.

    bize dedi han sarayına gidin

    fare beye haber edin

    alsın gelsin bir merdiven

    kurtulayım burdan ben, dedi.\” demişler. fare de hiç vakit kaybetmeden han sarayından bir altın merdiven alıp evin yolunu tutmuş. varmış bakmış hanımı çukurda. biraz kızmış ona ama yine de öfkesini belli etmemiş, onu çukurdan çıkarmış. sonra:

    – tih tih hanım tih tih hanım

    neden bakmadın lafıma benim

    nasıl kurtulacaktın gelmeseydim? demiş ve hanımını kurtarmış.

    tıh hanım o günden sonra kocasından izinsiz hiç bir adım bile atmamış.

    bir musibet bin nasihattan iyidir derler ya çocuklar, bu olayda tıh tıhın aklı başına gelmiş

    Posted by admin @ 13:40

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button Youtube button
Edebiyat Edebiyat