Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Sonsuz Hayat

Şubat 18th 2009 Öyküler

Siyah örtü tekrar çekilmişti, bulutlar siyahın büyüsüne kapılıp kaybolmuş, yıldızlar ise her zamankinden parlaktı. Gökyüzünün gerçek yıldızı ise; geceye bekçilik eden samimi ve ağırbaşlı aydı. Gökyüzünün bu sessiz mükemmelliğini sadece biri görüyordu. Gönlündeki derinlikte kaybolmuş, elinde gazete kağıdına sarılmış bir şişe, üstünde yeni sahibine alışmaya çalışan bir ceket, cekete karşı gelen hayatın izleri ile yamanmış bir pantolon. Bunlara sahip olduğunu sanan, gecenin kardeşi bu adam

Gözleri ay ışığına takılmıştı, bugün onun tek arkadaşı gece ve de masum aydı. Aklında ise düşünceleri, düşüncelerinin içinde ise çapulcu hesaplar. Birden sessizlik bozulmuştu, adam durdu ve ağzından tek kelime çıktı:

—Evet.

Bu tek kelime, yaşlı adamın bütün hayatını anlatıyordu, bir şeyleri yaşamış, dertler havuzunda yüzmüş ve karar vermişti. Koca altmış yıllık çınarın altında gölgelenen bir düşüncenin hayata kazandırılmasıydı bu tek söz. Birden ayağa kalktı, yürümeye başladı, ilerlediğini sansa da olduğu yerde duruyordu, gölgesi kızgın denizde sallanırcasına yalpalıyordu. Mantığı yine duygularına yenilmişti. İlerledi, sadece ilerledi. Biliyordu; ne yapacağını ne diyeceğini biliyordu artık. Onu tutan ise hiçbir şey yoktu, içmiş olduğu alkol ve uzun zamandan beri kullandığı ayakları hariç hiçbir şey. Zaten bütün yaşamı boyunca kendini durdurmamış mıydı? Yine adım atmaya başladı, yürüyordu ama aklı ile ayakları, üstündeki pantolon ve ceket kadar düşmandı. Birkaç adımdan sonra durdu, yere baktı. Önce kendini gördü, tıpkı aklı ve suratı gibi bulanıktı görüntüsü. Kızdı, elindeki şişeyi yere doğru fırlattı, görüntüsü bir anda kayboldu, gelecekten haber verir gibiydi. Kalbindeki hislerle birlikte kaybolmuştu yansıması. Suratındaki isyanla yukarı baktı, yıldızlara kızıyordu, lanet olası siyahı sevmiyordu; O bulutları görmek, onlara sarılıp yaşamak istiyordu. Ay’a doğru mahcup, yalvaran gözlerle baktı. Bulutları göstermesi için yalvarıyordu fakat istediği olmadı. Suratı hiddetle yere çöktü, yerde yine kendisini gördü, gökyüzünde görmediğini yerde görüyordu. Dikkatlice baktı kendisine, sadece kendisi yoktu orada, çok istediği bulutları da oradaydı. Onlara ulaşmak için çabaladı belki de hayatında uğraşmadığı kadar onlara ulaşmaya çalışıyordu. Ömründeki ilk adımı attı; duyguları, kalbi ve mantığı boşluğa düşmüştü ama bedeni bulutların onu okşamasıyla mutluluk doluydu. Büyük bir şeyi unutmuştu yine; ufak bir mutluluk için arkasına tekrar bakmaya fırsat vermeden dünyanın kapısını kapamıştı, suratındaki mutluluk gözlerindeki ışıkla ve gönlünden kopan bir sözle:

Elveda, elveda…




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Tüm Kötülerin İnadına Bozkurt’casına seviyorum seni
Ucuz sevdaların ezilmiş gençliğin
Köhneleşmiş beyinlerin satılan düşüncelerin inadına
Güçlülerin adaletinin zayıfların başıboşluğunun inadına
Kokuşmuş düzenin olmayan sistemin
Bütün izm lerin inadına
İlah olan paranın puta dönen korkunun
Direnişsiz bugünlerin inadına
Ders alınmamış dünlerin kaybolmuş ve umutsuz yarınların
Bu gün bile kadeh kaldıranların inadına
Zulüm ile dönen çarkın güçlü olana yapılan köpekliğin inadına
İnsanım diyen katillerin
Sevgiyi anlatan fahişelerin
Dost bilinen hainlerin [...]

Önceki Yazılar

Saat bilmem kaç, bilmediğim bir yerde, bilmediğim benliğimi arıyorum. Sigaram bitti. Kulağımın arkasına sıkıştırdığım acil durum sigarasını yakıyorum. Gecenin içersinde dolaşan ateş böcekleri gibi yanıyor. Dumanını çekiyorum içime, son anına kadar zevkini çıkarıyorum işte. Utancından gazete kâğıdına sarılmış şişeyi tutuyorum, içinde şarap var. Aşk Şarabı.

Yudum yudum tadıyorum onu, damarlarımda dolaşmasını hissediyorum. Ayıklıktan kurtarıldığımı hissediyorum, bu [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat