Sibel ile ayşenin aldatma hikayesi
SibeL lise son sınıfta okuyordu. Efe`da üniversite ikide…Okulları yan yanaydı.Onun için tanışmaları kolay oldu. Okul çıkışında birbirlerini görmek için nasıl da sabırsızlanıyorlardı…Saatlerce el ele caddeyi tur atıp duruyorlardı. Birbirlerine aşk sözcükleri fısıldaşıyorlar, asla kalplerini kıracak söz söylemiyorlardı. Aşklarının büyüklüğü artık çevrelerinde konuşulur olmuştu.
Efe SibeL`ye hemen evlenelim, artık seni geceleri de yanımda görmek istiyorum demeye başlamıştı. SibeL liseyi bitirince aşkının büyüsüne kapılarak üniversite imtihanlarına girmedi bile. Hemen evlendiler. Henüz onyedisindeydi…Efe hem okuyor hem de çalışarak SibeL`sine bakıyordu. Bu arada aileler de bütün desteklerini gösteriyorlardı. Efe`ın ailesi SibeL`yi o kadar çok seviyordu ki asla ona toz kondurmuyorlardı.. SibeL`de hem kocasına karşı hem de onun ailesine karşı asla bir saygısızlıkta bulunmuyordu. Onsekizine gelince anne oldu. Oğlunu çok seviyordu. Arkasından tekrar bir oğlan çocuğu doğurdu.
Aradan altı sene geçmişti. Efe üniversiteyi bitirmiş. Artık bir mühendisti. İşleri de iyi gitti. SibeL`si zaten ona çok uğurlu gelmişti. Kendine hemen bir büro açtı. İki sene içinde hem evini aldı hemde bankada bayağı paraları oldu. Artık SibeL rahat bir biçimde çocuklarını büyütebiliyordu.
Efe karısını ve çocuklarını alarak memleketine annesi ile babasını ziyarete gitmeye karar verdi. SibeL`de çocuklarda buna çok sevinmişlerdi. Hem hasret giderecekler hem de anadolunun o güzel mis gibi havasını soluyacaklardı. Gittiklerine o kadar güzel karşılandılar ki, Efe`ın annesi babası erkek kardeşi gelinimiz yengemiz gelmiş diye ne yapacaklarını şaşırdılar. Sanki SibeL gelinleri değil de kızları gibiydi. Bir gün akrabaları olan bir evi ziyarete gittiler. Ailenin altı çocuğu vardı. En büyük kızları Hatice henüz 13 yaşındaydı. Okumak istiyordu ama ailesi parasızlıktan okula gönderemiyordu. Geçimleri çok zordu. SibeL Hatice`nin ailesini ve kendi ailesini ikna ederek onu İstanbul`a yanına almak istedi. Onu okutmak istiyordu. Zaten kendisinin de iki oğlu vardı. Onlara da yardımcı olabileceğini söyledi. Üstelik kız çocuk özlemini de tatmin edecekti. Herkes razı olmuştu. Hep beraber İstanbul`a döndüler.
Hatice`yi okula yazdırdılar. Azimli kızdı. Okumayı gerçekten çok istiyordu. Bu arada SibeL ablasına da yardım ediyordu. Aradan seneler geçti. Hatice öğretmen okulunu bitirmiş mesleğini eline almıştı. SibeL`ye de her fırsatta minnettarlığını gösteriyordu. Her dediğini yapmaya çalışıyor onu asla üzmüyordu.
Bir gün SibeL gece yarısı müthiş bir acıyla uyandı. Karnına çok şiddetli bir ağrı saplanmıştı. Hemen hastaneye kaldırdılar. Apandisti patlamıştı. Ameliyata aldılar. Neyse ki kurtulmuştu. Komşuları her gün ziyaretine geliyordu. Hatice` de uğrayıp ne istediğini soruyoydu. Bütün komşuları gelmişti de bir tek karşı binada oturan Fatma hanım gelmemişti ziyaretine. Hastaneden çıkar çıkmaz o komşusuna gitti. Kinayeli bir şekilde herkes ziyaretime geldi sen nerelerdeydin Fatma hanım dedi. Fatma Hanım çok şaşırmış bir şekilde ne hastanesi diye sordu. Ameliyat oldum haberin yok mu dedi. Fatma Hanım da hadi canım sende daha iki gün evel sabahlığınla balkonda kocanla oturuyordun. çay içiyordunuz. Hatta cilveleşiyorsunuz diye de kendi kendime nasıl da mutlular dedim. SibeL şoka girmişti. İki gün evel hastanedeydi. Peki balkondaki kadın kimdi. Hiçbir şey demeden eve gitti.
Ertesi gün kocasına ben iki günlüğüne ablama gidiyorum. Hatice sizinle ilgilenir diye izin aldı. Ama tabiki gitmedi. Geri dönüp ne olup bittiğine baktı. Hatice ile kocası kendi yatak odasındaydılar. O kadar kendilerinden geçmişlerdi ki SibeL`nin geldiğinin farkında bile değillerdi. Olamazdı. Yıllaardır kızı gibi baktığı Hatice kocası ile aynı yatakdaydı. SibeL hemen özel eşyalarını ve iki oğlunu da alarak doğru Efe`ın ailesinin yanına gitti. Kayınvalidesi ve kayınpederi SibeL`yi o kadar çok seviyorlardı ki, onu bırakmadılar. Efe`lada konuşmadılar.Zaten Efe da tercihini Hatice`ye yapmıştı. Karısını ve iki oğlunu gözü hiç görmüyordu. Efe`ın ailesi SibeL`ye artık sen bizim kızımızsın burda yaşayacaksın dediler. SibeL ile Efe ilk celsede boşandılar.
Bir sene böylece geçti. Her gece mutlu bir aile şeklinde yemeğe oturuyorlar. Muhabbet ediyorlar gülüyorladı.Bu arada SibeL Efe`ın erkek kardeşi Tufan`ın kendisine hayran hayran baktığının farkındaydı. Acaba yanlış mı düşünüyorum diye de kendi kendine hayıflanırdı. Bir gün dayanamadı durumu kayınpederine açtı. Kayınpederi de ben de sana bunu uzun zamandır söylemek istiyorum kızım dedi. Tufan sana aşık olmuş. Durumu bana anlattı. Baba abimin karısı ama duygularıma dur diyemiyorum. Hem SibeL güzel kadın. Burdan gitse onu hep rahatsız edecekler. Belki de SibeL`yi kaybedeceğiz. Çünkü SibeL abimin yüzünden okumadı, çalışmadı. Ne yapar nasıl geçinir. Ben SibeL ile evlenmek istiyorum. Onun artık mutlu olmasını herkesten çok istiyorum, O kötü şeylere layık değil diye söyledi.Kızım artık karar senin. Düşün ona göre kararını ver. SibeL çok şaşırmıştı. Ama kendi kendine neden olmasın ki dedi.Bende mutlu olmak istiyorum. Çocuklarım da isterse ben de evet diyebilirim diye düşündü.
Aradan yıllar geçti. Evlendiler.SibeL ile Tufan`ın iki de kızları oldu. Artık çok istediği kız çocukları da vardı. Hep beraber mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürdüler.Tufan Oğullarına da babalarını asla aratmadı. Hatice Efe`ı bir başkası uğruna bırakmıştı. Efe perişan bir şekilde yaşamını sürdürdü. Yakınlarından kimse ona yanaşmadı. Aldatmanın, üstelik yanında kızı gibi büyüttüğü birisiyle karısını aldatmanın cezasını çok ağır ödemişti
“Sibel ile ayşenin aldatma hikayesi”