sensiz olmuor canım
Kalbimin ortasına sanki bıçak yemişim gibi bir acı var. Bedenim sanki ruhuma dar geliyor.
Evin içinde bir o odaya bir bu odaya geçiyorum.
Deniz kenarında bir kayanın üstüne oturmuş gözyaşlarımdan önümü göremeyecek kadar yaşa boğulmuşum. İçimden ondan ölmesini istediğim kadar nefret ediyorum ama bir o kadar da kollarında ölmek isteyecek kadar da seviyorum. Kalkıp gidiyorum ilk
İyi gelir belki diyorum aynı masaya tekrar oturuyorum.
Garsondan iki sene evvelki sevdiğimi geri vermesini istiyorum.
Kanıyorum garsona getir diyorum. Neden içecektim ki? Bir kaç saatlik beyninizi temizlemek hayata buzlu camdan bakmak için. Çare mi bilmem belki o
Başlıyorum içmeye. Kadehler ardı sıra boşalıyor. Öyle iyi geliyor ki. Sanki bendeki sevgiliyi boşaltıyorum. Eve geldiğimde uyumak istiyorum ama olmuyor. Uyuyamıyorum. Sabah olsun istiyorum. Bazen de güneş hiç doğmasın istiyorum. Hep karanlıklarda kalayım.
Karmakarışığım. Ne gecem huzur veriyor nede gündüzüm. Ölmek istiyorum ölemiyorum. Telefonun başında nöbet tutmaya başlıyorum gecenin bir vakti. Aramayacağını bile bile beklemek, belki diyorum. Her telefonun çalışında yüreğimde ki bıçak yerinden oynuyor kanatıyor içimi. Neden aramıyordu ki hiç sevmemiş di.
Canım yanıyor içim kanıyor. . Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşuyor yüreğim. Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğim için kendimden nefret ediyorum. Yaşadığım şehri terk etmek istiyorum.. Onunla hiçbir anımın olmadığı bir
Gel gitler içinde yaşıyorum.. Buna yaşamak denirse…
Seni Sensiz Yaşamaya Mecbur Kalmak İstemiyorum Senin Yokluğunda Ben Bu Düşüncelerde Kavrulacağım.
Susuyorum artık derin derin… Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi… Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya anlatmaya anlaşılmaya… Oysa ne çok istiyorum tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı.
Gitme ne olur,sen yoksan hayatımda ben yaşlanamam.