Hikayeler, Hikayesi

Senin Hikayen

Ayağı Dikenli Serçe

bir varmış bir yokmuş her kesin biri birilerine güvendiği amma yalancılarında olduğu çok eski zamanlarda bir serçe varmı!..
hikaye bu ya bizim serçenin ayağına günün birinde bir diken batmış. serçe; bunu nasıl çıkarayım diye diyar diyar dolaÅŸmış. o zamanlarda sac ekmek yapan bir aile görür ve onlardan yardım istemeye karar verir; \’ev sahibi ev sahibi\’ evin yaÅŸlı kadını cevap verir; \’buyrun serçe yavrum\’ serçe; \’aman efendim beni bu acıdan kurtar! ayağıma bir diken battı acısından duramiyorum\’. tamam der yaÅŸlı bayan ve serçenin ayağına batmış büyük bir diken çıkarır ekmek piÅŸirdiÄŸi sacın altına atar ve ekmeÄŸini piÅŸirmeye devam eder…
serçe; \’hani benim dikenim onu neden yaktın. ya bana yedi ekmem verirsin ve ya bana dikenimi verirsin\’. yaÅŸlı kadın; \’aman serçe yavrum ben seni yaralı halden kurtardım sen bana teÅŸekür edeceÄŸine benden diken karşılığında bunca ekmem istiyorsun\’. serçe; \’anlamam bana ya dikenimi verirsin yada yedi ekmek\’ yaÅŸlı kadın bakar çaresi yok! tamam der ekmeÄŸi verir…
yedi ekmem alan serçe yola koyulur az biraz yol gittikten sonra bakar bir çoban serçeninde karnı acıkmış; \’çoban kardeÅŸ gel yemek yiyelim bak bende kocaman yedi ekmek var ikimizede yeter ve artar\’ çoban; \’tamam\’ der zaten acıkmıştır. ikisi bir güzel karınlarını doyururlar ama öin serçe bu kes çobana aynısını yapar. \’ya bana ekmeÄŸimi verirsin ve ya yedi koç\’ uzatmayalım koçlarıda alır yola koyulur. bir düğüne rast gelir onlarada der ki; \’gelin bu yedi koçu keselim bütün davetlilere bir güzel ziyafet çakelim\’. koçlar kesilir kazanlar dolusu yemekler piÅŸirilir, davetliler tam bir ziyafet çekerler, ama serçe bu kez; \’ya bana yedi koçumu verirsiniz, ve ya gelini\’. aman sende olurmu hiç gelini biz sana nasıl veririz serçe diretir; \’kesinlikle ben koçlarıma karşı gelini istiyorum\’. hikaye bı ya gelinde verilir serçeye…
serçe oradanda çıkar yola epey bir yol gittikten sonra bir seyyar satıcı ile karşılaşır. seyyar satıcı; \’hayırdır bu gelini nereye götürürsün sen bir serçesin ne yaparsın bu gelin\’. serçe; \’ben sana gelini verirsem sende karşılığında bana bir düdük verir misin?\’ \’hay hay tabiki veririm\’ düdüğü alan serçe yüksekçe bit taşın üstüne çıkar düdüğü aÄŸzına koyar ve var gücü ile; \’duuuuut duuuuut\’ der uçar gider…
acaba biz insanlarda bu masal serçesi gibi hiç bir ÅŸeyimiz yokken hatta ayağımıza bir diken batmışken atıldığımız hayatta ne kadar adil davranıyoruz. ve ne kadar zalim olsak\’ta son nefesi bir duduk gibi çalarak terk etmiyormuyuz tüm kaznçlarımızı

Perilerin DoÄŸuÅŸu

dünyaya gelen ilk bebek, ilk kez güldüğü anda, gülüşü kırılıp bin parçaya bölünmüş ve hepsi zıplaya zıplaya etrafa dağılıp gitmiş. periler böyle oluşmuş işte.

ne zaman yeni doğan bir bebek gülse, yeni bir peri dünyaya gelir. bu yüzden her zaman yeni doğmuş bebekler olduğu için yeni periler de olacaktır. peri yavruları, ağaçların tepesindeki yuvalarda yaşarlar. leylak renkli olanlar erkek, beyaz renkli olanlar kızdır. mavi renkli olanlar da daha ne olduklarını bilmemyen küçük ahmaklardır.

periler ya iyi ya da kötü olmak zorundadırlar. Çok küçük olduklarından ne yazık ki bir seferde ancak tek bir duyguya yer vardır içlerinde. bununla birlikte, tam bir değişim olması şartıyla, değişmelerine izin vardır.

ne zaman bir çocuk \”perilere inanmam\” dese, bir yerlerde bir peri düşüp ölür

Reklamlar

    Sohbet Odaları

  • Chat
  • Sohbet
  • Muhabbet

Son Yorumlar

Dostlar


Etiketler


Meta