Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

OT YİYEN KAPLAN -2

Ağustos 17th 2008 Çocuk Hikayeleri

aradan bir ay geçti. ot yiyen kaplan ormanda aradığı huzuru bir türlü bulamadı. kaplanlar onu aralarına kabul etmişlerdi ama ormandaki yaşam ot yiyen kaplana ters geliyordu. neden geyik, karaca, tavşan gördüklerinde aniden saldırganlaşıyorlardı. onlar öldürmek için programlanmışlardı, yaşamak için öldürmek zorundaydılar. bu tarafta bir kaplan ot yiyerek yaşıyordu, bunu da düşünmek lazımdı. ot yiyen kaplan bir gün ormanda gezerken karşısına bir tavşan çıktı. tavşanın kendisini görüp de kaçmamasına şaşırdı. hayret, tavşan üstüne doğru geliyordu. kenara çekilmek istedi, çekilemedi. ayakları tutulmuştu. tavşan, ot yiyen kaplana çarpıp sırtüstü düştü. daha sonra yattığı yerden doğrulup onun yüzünü elledi, yanaklarını okşadı. “ sen ot yiyen kaplan mısın? “ diye sordu. ot yiyen kaplan gık diyemedi. dili damağına yapışmıştı.

tavşan: “ tabii canım, sen ot yiyen kaplansın. ağzın öteki kaplanlar gibi kan kokmuyor. bak ot yiyen, şöhretin kulağıma kadar geldi. sen ormana alışamazsın, hayvanat bahçesine dönmelisin. duyduğuma göre, kaplanlar senin gözlerinin önünde bazı hayvanları öldürüp, seni de öldürmeye alıştırmak isterlermiş. eğer öldürmeye alışamazsan kaplanlar seni öldürürler. sen beni dinle ve çek git buralardan “ dedikten sonra yürüyüp gitmek isterken az ilerdeki bir çukura düştü. ot yiyen kaplan tavşanı çukurdan çıkardı ve onun yüzüne dikkatle bakınca göz çukurlarının boş olduğunu gördü. gözleri yoktu bu tavşanın. kör bir tavşan diye geçirdi içinden. onu sırtına bindirdi ve yuvasına götürüp bıraktı.

ertesi gün kör tavşanı yuvasında ölü olarak bulan ot yiyen kaplan gözyaşlarını tutamadı. Şimdiye kadar kör tavşana dokunmayan kaplanlar onu ot yiyen kaplanın sırtında giderken görünce kıskanmışlar ve öldürmüşlerdi. ot yiyen kaplanın yüreği nefretle doldu. bu kadarı da fazlaydı artık. ne istemişlerdi garip bir tavşandan. son sürat koşarak kaplanların arasına dalan ot yiyen kaplan otuzdan fazla kaplana rest çekti. “ kör tavşanı öldürmek kolay, sıkıysa gelin beni de öldürün. “ kaplanların beklediği buydu zaten. ot yiyen kaplanı çileden çıkarıp üstlerine saldırtacaklar sonra parça parça edeceklerdi. evdeki hesap her zaman çarşıya uymazdı. aniden ortalık karardı ve şiddetli bir yağmur başladı. Şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyordu. kaplanlar sağa – sola kaçıştılar ama ot yiyen kaplan kaçmadı. sırılsıklam oluncaya kadar bekledi. yarım saat sonra yağmur dindi. güneş açtı, ortalık aydınlandı. ot yiyen kaplan gece yarısına kadar oralarda gezindi. gelen giden olmadığını görünce beklemekten bıkıp uzaklaştı gitti. orman işi buraya kadardı. o, şimdi hayvanat bahçesine dönmeye kararlıydı.

birkaç gün sonra sabaha karşı bakıcısı onu kafesin önünde beklerken buldu. ot yiyen kaplan biraz sonra kafese girecek ve bakıcısı kapıyı üstüne kilitlerken, “ kilit yeni değişti, bir daha kaçma numarasına kalkışamazsın, çünkü artık imkansız “ demesine karşılık, içinden “ yuvam burası, ben kafes kaplanıyım. hem istesem de ormana gidemem. bana göre değilmiş orası “ dedi. İki ay sonra kafesine dişi bir kaplan getirilince yüreği kıvançla doldu genç kaplanın. eş oldular birbirlerine ve kaynaşıverdiler. gün döndü, günler döndü, zaman geçti ve iki tane yavruları oldu. neşelendi, mutlandı, huzur doldu yüreği ve genç kaplan artık kafesinde, demir parmaklıklar ardında sakin ve yavaş adımlarla gidip geliyordu




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

bir varmış bir yokmuş.dünyaya şirin bir kız gelmiş.kömür gibi saçları,kiraz rengi kadar dudakları,beyaz tenli,mavi gözlü kız çocuğu dünyaya gelmiş.annesi ve babası babası kızın adına pamuk prenses koymuşlar annesi kısa bir sürede ölmüş.sonra babası başka bir kadınla evlenmiş.ama bu kadın çok kızgın bir kadındı.pamuk prenses hep korkuyomuş.günlerden bir gün pamuk prensesi öldürmeye kalkmış.üvey babaannesi asistanına pamuk [...]

Önceki Yazılar

güneş batmış, ay gökyüzünde gezinmeye çıkmış. gecelerden bir gece sevgili aynacık bakın neler anlatmaya başlamış…

uzak memleketlerin birisinde tahtına düşkün, zengin mi zengin bir padişah yaşarmış. adil olmasına adilmiş ama, burnu kanasa bütün ülkeyi ayağa kaldırırmış.

birgün öyle hastalanmış, öyle hastalanmış ki; ayağa kalkamaz, sarayının bahçelerinde zevkle gezinemez olmuş. Ülkede ne kadar iyi doktor varsa çağırmışlar. ne [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat