Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

kelebek kanatları

Temmuz 3rd 2009 Anı Hikayeler

Hayal kırıklığına uğradım, hem de aynı konuda bilmiyorum kaçıncı kez.” diyordu küçük kız. Düşünüyor, düşünüyor ve sürekli aklına kısa ama ders verici o hikaye geliyordu: Aksakallı bir bilge kişiye, bir dost ziyaretinde selam ve hal hatırdan sonra “ Neler yapıyorsunuz?” diye sorulduğunda şu cevabı vermiş: “Eksik kalan günlerimizi tamamlamaya çalışıyoruz efendim.” İşte o da bu durumdaydı; eksik kalan güvenlerini tamamlamaya çalışıyordu. O kadar çok kişide güven yığınları kalmıştı ki onlardan ne yaptılar bilmiyordu hala… Güven dediği kelime neydi, ne anlama geliyordu? Birinin yolunda gözü kapalı gitmek mi yoksa kendine aynada bakıyormuşçasına onun kendin olduğuna inanmak mı? Düşüncelerin hep sadece bir noktada kesişmesi mi… Ya da aldatılmak mı etliye sütlüye dokunmadan, kırmadan bir kuşun kanadını, incitmeden hayalleri… Evet o da bu bilge gibi içinden çıkıp giden, insanlara boş yere dağıtmış olduğu güvenlerini tamamlamaya çalışıyordu. Her sabah 1-2-3….diye saymaya başladığı güvenler her geçen gün bir daha bir daha eksik çıkıyor ve bu sefer de kendine güveni azalıyordu umutsuzca. Güvenlerini bulutlara dağıtmışken onların bir rüzgar esintisi ile uçup gideceği kimin aklına gelirdi, öyle kolay da görülmezdi ki gelecek. Nerden bilebilirdi ki yüreğini açıp içinden paylara ayırdığı güveninin parçaları dostu tarafından serserice çalınsın ve alsın başını gitsin. Bu onun yapabileceği bir şey değil ki…
Bu aralar hayal kırıklarının parçalarını yapıştırmakla meşgul, sarsılan güvenleri telkin etmekte ve gözyaşı damlası ile kırıkların yapışmayacağını her deneyişte bir daha bir daha öğrenmekte. Ayıp değil üzülmek, kırılmak ayıp değil ve hatta bunun üzerine ağlamak da ayıp değil. Ayıp olan aldatmak sevdiğini, dostunu gözünün içine baka baka. Kırıklar ortaya saçılmışken kimin kırdığı belli değil midir o yüreği, o canı, o kıymeti. Kıymetlisi, yüreği her deneyimle bir kez daha parçalanırken küçük kız yoluna bakıyor ve yepyeni kararlar alıyor bu günlerde. Çünkü hayat her haliyle akmaya, kökünü toprağa salan her fidan yeşermeye devam ederken onun durması anlamsız. Hoş geldin yeniden hayata diyen her yeni yıl için yeni başarılar hediye etmek istiyor doğum günlerine, işte sadece bu yüzden yaşıyor, bağlanıyor hayata… Aydınlık olsun tüm dünyamız için uğraşıyor sadece. Küçücük elleri ile yeni dünyalar kurmaya çalışıyor. Ve sadece gülümsemek için atıyor her adımını, gülümsetmek için sevdiklerini… Omuzlarında kelebek kanatları iyi bir şeylerin olmasını bekliyor o sadece… Belki de yaşamı öğretecek o yüce bilge, sadece ona sığınıyor…




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Gece yarısına doğru evden sesler yükselmeye başladı. Pencerenin camlarından parlak ve renkli ışıklar dışarı süzülüyordu. Yavrukuş çok korkmuştu. Hemen yuvasından uçup, yakındaki ağacın dallarına kondu ve pencereden ne olup bittiğini görmeye çalıştı. Odada tavana kadar yükselen bir çam ağacı vardı! Ağacın altına renk renk paketler, oyuncaklar konulmuştu. Çocuklar ağacın etrafında sevinçle koşuyor, oyunlar oynuyorlardı. Saka [...]

Önceki Yazılar

Kalbimin ortasına sanki bıçak yemişim gibi bir acı var. Bedenim sanki ruhuma dar geliyor.
Evin içinde bir o odaya bir bu odaya geçiyorum. Ev de üstüme geliyor sanki. Evden dışarı atıyorum kendimi. Oda ne berrak bir gökyüzü yemyeşil etraf bile yetmiyor içimdeki acıyı silmeye. Dost dediğim insanlar bırak, boş ver, unut o seni sevmedi sende unut [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat