Hikayeler

<



orta boylu, esmerce, güzel görünümlü, hatta karizmatik bir genç delikanlı, oturduğu banktan karşıdaki çifti izliyordu.

bu, erkeğin uzunca boylu ve açık tenli, kızın da sarışın, bir bayana göre normal boylu bir kızdan ibaret bir çiftti. oturduğu bankta bu çifti izleyen delikanlı, onlarla birlikte onlara fark ettirmeden kalktı. bir taksiye binen bu genç kızı ve erkeği başka bir taksiyle takip etti.

biraz sonra ıssız bir yere geldiler. anlaşılan bu kız ve erkek burada başbaşa kalmak istiyorlardı. bir an onları izleyen delikanlının aklına eski aşkı geldi. onlar da sık sık gelirlerdi böyle yerlere. hele bu delikanlı, böyle gözden uzak yerlere gelip sevgilisiyle serbest olmayı çok severdi.

biraz sonra taksiler de gidince ortalıkta bu üç kişiden başkası yoktu. kız ve erkek tam başbaşa kalmanın tadını çıkarmaya hazırlanırken, onları bu zamana kadar dikkatle izleyen delikanlı ortaya çıktı. kız ve erkek tedirgin olmuştu. yiğitliğe soyunmaya hevesli erkek sordu:

- kimsin? ne istiyorsun?

kız korkmuştu ama kendisini sevgilisinin yanında güvende hissediyordu. nasıl olsa sevgilisi bir bankada güvenlik görevlisi olduğundan ileri düzeyde savunma eğitimi almıştı.

delikanlı cevap verdi:

- konuşmayı sevmem ben genç! konuşmak boşuna zaman harcamadır ve bir insanı oyalaman gerektiğinde işe yarar.

bu delikanlının niyeti dünden belliydi. kız, onun bu sataşır tavırlarından korkmaya başlamıştı. erkek ise sevgilisini teselli etmeye uğraşıyordu:

- merak etme canım. sakın korkma. Şimdi gidip ona haddini bildireceğim.

mesleğinde bir numara olan bu banka güvenlikçisi genç kendinden emin duruşunu gösterip karşısındaki delikanlıyı etkilemeye çalışırken, delikanlı ilk hücumu gerçekleştirdi.

kız gözlerinden akan yaşa mani olamıyordu. İşte korkunç dövüş başlamıştı. anlaşılan sonradan çıkan bu delikanlı da dövüşçüydü. Çünkü ilk atakta sevgilisine bir yumruk vurabilmişti.

ardından kıyamet kopmuştu. genç erkek saldırıyor fakat tutturamıyordu. delikanlı ise çok estetik dövüşüyordu. bir süre karşılıklı vuruştuktan sonra delikanlının canı sıkıldı ve sert bir küfürle belinden çıkardığı bıçağını karşısındaki erkeğin sağ dizine sapladı. bu korkunç bir saplamaydı.

kız çığlıklar atmaya başladı. dizinden yaralanan genç erkek diğer ayağının üzerinde durarak haykırdı:

- benim bir tane mi ayağım var lan o…. çocuğu. diğeri bile seni haklamama yeter.

bunu duyan delikanlı havaya zıplayıp genç erkeğin yüzüne öyle bir topuk tekmesi vurdu ki, genç erkek, dizinin yarası da buna eklenince yere yığılmaktan kendini kurtaramadı.

delikanlı, kızın ağlamaları ve sevgilisini teselli etme seslerinin eşliğinde bir sigara yakıp içmeye başladı. bu sesler onun için eşsiz nağmelerdi.

sigarası biten delikanlı, kızı kolundan tutup az önce alt ettiği rakibinin yanına geldi. gülümseyerek:

- bak lan! bu kız şimdi benim! var mı itirazın?

kız ağlıyordu. erkek, ağzının kenarlarında pıhtılaşmış kanlar olduğu hâlde bağırdı:

- lan şerefsiz! lan köpek! bırak meral`i. benimle hesaplaş ne derdin varsa.

delikanlı kahkaha atmaktan kendini alıkoyamadı:

- ulan yafşak! senin hesaplaşılacak neyin kaldı. bittin zaten.

bunu söyledikten sonra genç erkeğin sol bacağı gözüne takıldı:

- doğru ulan. sen tek bacağınla beni yenmeye kalkmıştın. ama şimdi yerinden kalkamıyorsun. gel bakalım o bacağını da alayım.

kızın çığlıkları artmıştı. delikanlı, kalınca bir odun benzer ibir nesne bulmakta gecikmedi. ve erkeği omzundan tutup kedi yavrusu gibi kaldırdı. erkek yine muhalefet edip karşı koymaya kalktı ama buna delikanlının cevabı yaman oldu. erkeği çenesinden tutup burnunun üstüne öyle bir kafa attı ki, \”çat\” diye çıkan kırılma sesini kız bile duydu. hırsını alamayan delikanlı aynı yere, erkeğin tam burnunun üstüne defalarca yumruk attı. erkek bayılmıştı.

bayılan erkeği bırakan delikanlı kızın yanına gitti:

- bu seni bu kadar mı koruyabiliyor güzelim? bak bayıldı. ama sen benim yanımdasın.

kız \”aşağılık herif\” diyecek oldu ki bu delikanlı kızın yüzüne indirdiği sert yumrukla onu devirdi. kızın bir an gözleri kararmıştı. ağlası arttı. delikanlı bunu sevmiyordu. kıza bağırdı:

- sus lan!

kız ağlamasını artırınca tekrar etti:

- kes sesini or…..

kız devam edince, delikanlı kızı çenesinden tutup kaldırdı. başının arka tarafına iki sert yumruk vurduktan sonra yere fırlattı. biraz uzaklaşıp geri döndüğünde kız korkudan ölmek üzereydi. bu delikanlı iki tane akrep bulmuş getiriyordu. kızın çığlık atacak takati kalmamıştı. delikanlı kızın yanına geldi:

- eğer ağlamaya devam edersen elini ayağını bağlayıp bunları vücudunda gezdireceğim. dedi.

kızın zaten ağlamaya dermanı kalmamıştı. susmaktan başka da çare görünmüyordu. biraz sonra erkek uyanır gibi oldu. delikanlı hemen akrepleri gülerek kızın üstüne atıp erkeğin yanına koştu. kız ise korkusunda buna bile çığlık atamamış, sadece içinden bağırarak akrepleri silkeleyerek yetinmişti.

erkek uyanır uyanmaz dudağı kanayan sevgilisini görünce ağlamaklı oldu ama yüzüne inen sert yumrukla gözlerini delikanlıya dikti. delikanlı, bu genç erkeği ayakta durur hâlde ağaca bağlamıştı.

delikanlı eline biraz önce bulduğu odunu aldı:

- az önce tek bacağınla da benimle dövüşebileceğini söylüyordun. buyur bakalım. diyerek sert bir şekilde odunu ağaca bağladığın gencin sol bacağına vurdu.

genç büyük bir çığlık attı. kız ise korkudan ağzını açamıyordu. genç küfür edecek oldu, yapamadı. Öfkeli delikanlı bir daha vurdu tam aynı yere. ve sonra yine, ve yine… dört darbeyle sol dizini parçalamıştı erkeğin.

kız artık dayanamayıp ağlama seslerini duyurmaya başlamıştı. kızın yanına sinirle gelen delikanlı, onu saçından tutup kaldırdı:

- bu yetmedi mi sana or….? daha fazlasını mı yapmamı istiyorsun ona? peki, yapayım.

ve delikanlı, kızın sevgilisi olan erkeği ağaçtan çözüp çırılçıplak soydu. erkek, sevgilisinin gözü önünde bu hâlde olmaktan utanç duyuyordu. dayanamayıp boğulmaklı çıkan sesiyle bir küfür savurdu.

delikanlı buna çok kızdı ve elindeki sopayla kızın korktuğu şeyi bu genç erkeğe yaptı. erkek öyle bir bağırıyordu ki çığlığı bütün düzlüğü kaplamıştı. kız da ağlıyor, elleriyle gözlerini kapatmaya çalışıyor, saçlarını yoluyordu ama olmuyordu. bir türlü kurtulamıyordu şu hâlden.

tekrar bayılan erkek bir daha uyanacağa benzemiyordu. bu sefer psikopat kızın yanına yöneldi:

- bu öldü herhalde. dedi gülerek.

kız artık korkudan ağzını açamaz olmuştu. delikanlı bir sigara daha yaktı. kızın dudaklarından fısıltıya benzer bir kaç cümle döküldü…

- niye?

bu sözleri duyan delikanlı sinirlenip bağırmaya başladı. kıza vurmuyordu ama aklına gelen herşeye ve herkese küfür ediyordu. biraz sakinleşir gibi olduğunda yere oturdu. korkudan bir kedi yavrusundan farkı kalmayan kıza döndü:

- demek niye? Çünkü sevgiden ve aşktan nefret ediyorum. Çünkü seven ve aşık olanlar ile sevilen ve aşık olunan insanlardan nefret ediyorum. Çünkü siz, yani bütün kadınlar aşağılık birer şerefsizsiniz. İnsanın duygularını kullanır, hisleriyle oynarsınız.

hırsla konuşan delikanlı eliyle yerde öldüğü veya bayıldığı belli olmayan genci işaret ederek:

- Şu şerefsizden benim ne eksiğim var ki onu sevip mutlu ederken beni diri diri toprağa gömüyorsunuz? hak mı bu? adalet mi? lanet olsun aşkınıza da sevginize de. düşmanım hepsine. aşık olana da, aşık olunana da düşmanım. yeryüzünden sevgiyi silene, seven ve sevilen herkesi yok edene kadar buna devam edeceğim. Öldüreceğim hepinizi. aşkı sileceğim. benim olmayan şey hiç kimsenin olamaz.

bir müddet dinlenir gibi duran delikanlı atıldı. kızı alıp zorla tecavüz etti. kızın ağlamaları ve bağırmaları hiç kâr etmemişti. kız ağlayarak \”bütün hayallerimi yıktın\” dediğinde ise delikanlı cevabı yapıştırdı:

- ne hayali be? benim hayallerim gerçekleşti mi? ben mutlu oldum mu? hayır! sen neden mutlu olacakmışsın? bende bulamadığınız mutluluğu başkalarında mı bulacaksınız?

delikanlı sinirden kudurmuş gibi son sözünü söyledi:

- bu dünyada ben mutlu değilsem hiç kimsenin mutlu olmaya hakkı yoktur. benim olmayanın başka kimsenin olmaya hakkı yoktur.

elini oynatır gibi yapan genç erkeğin başına odunla vurmaya başlayan delikanlı, kafatası parçalanıp beyni dağılana kadar buna bağırarak ve küfürler savurarak devam etti.

Şimdi sıra kızdaydı. kızı zorla ve sertçe tutup yere fırlatan delikanlı, onun bütün vücudunu elindeki bıçakla kesmeye başladı. Çığlıklar içerisinde kalan kız hareketsiz kalıncaya dek buna devam etti.

sonrasında ise bütün hırsı geçmiş gibi önünde duran iki cansız bedene bakarak bir sigara yaktı. bir de \”iyiler her zaman kazanır derler\” diye geçirdi içinden. sigarası bittikten sonra ağır adımlarla geldiği yöne doğru giden delikanlı, ardında bıraktığı iki cesedi öldürürkenki aldığı hazzı bir süre daha duyacaktı. muhtemelen yarın bu cesetlerin haberini de gazetelerden okuyacaktı.

İntikam korkunç bir duyguydu ama çok tatlıydı. yaşadığı bütün düş kırıklıklarının, üzüntülerin ve gece boyunca ağlamaktan şişen gözlerin hesabını, birbirine aşık olan herkesten soracaktı.

bir gün biri de kendisini öldürene kadar


Sevdamisali.Net - Yaşanmış Hikayeler - Sevdamisali.Net - Aşk Hikayeler - Sevdamisali.Net - Güzel İle Serseri

 

Bu Hikaye Hakkinda Yorum Yaziniz

Anasayfa |  Reklam İletişim
© 2010 Hikayen.net Hikayeler, Hikaye. Tüm Hakları Gizlidir. | Designed by: Sitemap
hikaye hikayeler
Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button Youtube button