<
Kasvetli bir kasabanın köhne bir barında karşılaştım onunla. Hayatımın gecesi diyebileceğim kadar güzeldi. Üzerindeki siyah elbise beyaz tenine karışmak istercesine yapışmıştı kıvrımlarına ve dudakları… Dudakları kara bir gül gibiydi ay gibi ışıldayan gözleri altında. Yanıma geldi… Adı Kara Gül’dü. Gözleri ve dudakları gibi karaydı da saçları. Dolgun kalçalarına dek dalgalanan kara bir deniz gibi hırçın ve parlak… Kara Gül… Adımı söylemedim kalkarken yerimden ve fısıldadım kulağına “ Benimle gelir misin, karagüllerin yetiştiği toprakları göstersem ?” diye. Gözlerini kapadı… Sessizce süzüldük geceye yan yana kayan iki yıldız gibi. Oysa gökyüzü sırılsıklamdı. Şemsiyemi açtığımda sokuldu yanıma. Kokusu okuduğum en güzel şiirdi… Hiç konuşmadık giderken ıslak sokaklarda, kasabanın dışındaki mezarlığa. Yalnızca bir sigara yaktı kadın gibi… Yavaşça gökyüzüne saldığı dumanla bir şeyler anlatmak istiyordu beklide. Gece yarısıydı mezarlığa vardığımızda. Yağmurun gölgesi gibi düşmüştü sisler geceye ve mezar taşlarına. Hiç korkmadı. Adımları sakindi nefesi gibi. Sisin içinde ilerledik sessizce, bulutları yaran bir kuş gibiydik beklide. Sarmaşıklar dolansa da ayaklarımıza, mezar taşları ve ölü ağaçlara dolandığı gibi rahatça çıktık sislerin içinden mezarlığın çevrelediği göle. Bulutlardan sıyrılmış dolunayın şavkı oynaşıyordu gözlerinde, Kara Gül’e baktığımda. Elini tuttum ve gölün ortasındaki bahçeyle kıyıyı bağlayan köprüye çıktık. Yüzündeki güzellik gecenin kasvetine gölge düşürüyordu, güllerle kaplı bahçeye girdiğimizde. Güllerin her biri karaydı, gözleri, dudakları ve saçları gibi. Işıldayan bir karanlıklar demetiydi bu bahçe. Hiç birine dokunmadı… Onu kollarımın arasına aldım ve uzunca baktım gözlerine. Bu bahçedeki güllerin hiç biri yarışamazdı gözlerindeki karanlık ile. Dudaklarımı yakınlaştırırken dudaklarına, “Bahçıvan” dedim benim adım ve kalbiyle buluşmuştu hançerim, dudaklarıyla buluşurken dudaklarım… Gözlerini açtı… Yüzündeki güzellik hala gölgeliyordu gecenin kasvetini, son nefesi karışırken nefesime. Kara bir gül bıraktım dudakları arasına, dönüp arkamı karışmadan geceye ve fısıldadım kulağına, “Çünkü, karagüller ekmektir kaderim toprağa…”
Sevdamisali.Net - Yaşanmış Hikayeler - Sevdamisali.Net - Aşk Hikayeler - Sevdamisali.Net - Güzel İle Serseri






Bu Hikaye Hakkinda Yorum Yaziniz