Senin Hikayen
12 AÄŸu
bardaktan boşanırcasına yağıyor yağmur yazın tam ortasında hemde İstanbul her zamanki gibi şaşırtıyor beni yaz yağmurları kısa sürer ya bu seferki öyle değil di sırılsıklam olmuştum.
ilerlerken yolda bir bankta oturmuş birine rastladım yağmura aldırmaksızın denizin derinliklerinde kaybolmuştu sanki. neydi acaba onu bu denli derinlere daldıran şey çok gençti kendi kendime fikirler yürütüyordum acaba sevgilisin den mi ayrıldı ? acaba ailesiylemi sorunu vardı ? acabaların sonu gelmiyordu bir türlü sonunda merakıma yenik düşüp kendimi onun yanında buldum.bir süre oturdum yağmur hızını kaybetmeye başlamıştı.
-merhaba nasılsınız?
diye sordum önce yüzüme baktı daha sonra önüne dönüp bir süre sessiz kaldı ve
-İstanbul
dedi bir müddet daha sessizlik oldu ve devam etti.
-İstanbul çok büyük, çok güzel fakat bir o kadar da acımasız. (bana dönüp) biliyormusunuz 2 ay önce canımdan çok sevdiğim uğruna ailemi bile göze aldığım kişiyle evlendim. Çok mutluyduk.
yüzündeki acı gülümseme hala gözlerimin önünde o devam ederken anlatmaya bende büyük bir merakla dinliyordum.
-ta ki düne kadar (yutkundu ve devam etti) dün sabah kalktı ve öperek uyandırdı beni ben kahvaltılık bir şey alıp geliyorum aşkım dedi.peki dedim ben üstümü değişip hazırlandım ama o geri dönmemişti hala meraklanmaya başladım.telefonundan aradım telefonda hiç tanımadığım yabancı bir ses bana eşimin bir kapkaççının saldırısına uğradığını ve yaralandığını onu hastaneye kaldırdıklarını söyledi. dizlerim titriyordu bu nasıl olurdu sadece bir markete gitmişti o beni sabah öperek uyandıran eşim sevdiğim kadın şimdi bir hastanede olamaz dedim kendi kendime…….
gözlerinden akan yaşları bir elleriyle silip anlatmaya devam etti .
-kendimi toparlayıp hastaneye gittim hemen kanlar içerisinde yatıyordu doktorlar başında biri gidip biri geliyordu orada öğrendim çantasını istemiş vermemekte direnince bıçağını çıkarıp defalarca….
yutkundu, ağlaması şiddetlendi onu teselli etmeyi çok istedim ama sanki kelimeler yokmuş gibi her hece her cümle boğazımda düyümleniyordu sadece yapma kendini bırakma diyebildim
-yapma kendini böyle bırakma (yüzüme dönüp baktı )biraz toparlanmış gibiydi devam etti.
-doktor ellerinden geleni yaptığını ve sadece bekleyeceklerini söyledi aldığı darbeler çok tehlikeli bölgelerde olduğunu ve allah dan ümit kesilmeyeceğini ekledi.buna inanamıyordum olamazdı böyle şey eşim yoğun bakımda yatıyor şuan ve ben hiçbir şey yapamıyorum.
Şimdi daha iyi anlamıştım onun bu halini yağmur durmuştu artık güneş açmış İstanbul bütün cazibesiyle karşımızda göz kırpıyordu. ona dönüp
-daha yapacak çok şeyin var eşiniz iyileşip hastaneden çıktığında size çok ihtiyacı olacak onun karşısına böyle umutsuz çıkmayın.
bana dönüp
-evet çok haklısın dedi daha hiç bir ÅŸey bitmedi…
yüzünde kocaman bir umut belirdi bana teşekkür edip koşarak hastaneye gitti. akşam olmak üzereydi artık eve dönmeliydim.
son birkez boğazın o eşsiz manzarasına baktım öyle güzeldi ki sanki yok oluyordum.evime döndüm ve çok derin bir uykuya dalmışım sanırım duyduklarım bana çok ağır geldi ismini bile bilmediğim birinin bu denli büyük acısı beni çok üzmüştü beklide aynı olayın benim başıma gelebileceğini düşünmüştüm neden olmasın
İstanbul ve Aşk
güzel hikaye
Yorum Yaz