• Yaşamdan Hikayeler 23.03.2009

    Halil Bey arabasına atlamışş evine doğru yol alıyordu. Bir yandan ramazan ayı son orucunun ağırlığı, bir yandan bayram telâşşı, bir yandan da arife gunu olmasına rağmen tatil edilmeyen işşin bitmez cilesi kendisini bir hayli yormuşştu. şşimdi tek duşşuncesi vardı; Bayram dolayısıyla aldığı hediyeleri evine ulaşştırmak, dört gözle yolunu bekleyen cocuklarını sevindirmek…

    İftar yaklaşştığı icin yollar kalabalık, trafik sıkışşıktı. Halil Bey gunun yoğun gecmesinden dolayı diğer gunlere kıyasla daha fazla acıkmışştı. Bu aclık kendisinde halsizlik oluşşmasına, başşının dönmesine sebep oluyordu: “Bir kaza olmadan, sağ salim eve ulaşşırım inşşallah!” diye dua ediyordu.

    İşşte bu anda anîden yanan kırmızı ışşığı görunce gecip gecmemekte kararsız kaldı. Önundeki araba durunca oda firene bastı, ama biraz gec kalmışştı. Tekerlekleri kayan araba öndeki araca hafifce carptı. Halil Bey önemli bir kaza olmadığı icin şşukur ediyordu ki gözlerine inanamadı; carptığı aracın iri yarı şşoföru hızla kapıyı acmışş, elinde koca bir bezbol sopasıyla öfkeli öfkeli kendisine doğru geliyordu. “Gelişşinden belli, kesin dövecek” diye duşşundu. Karşşılık mı verseydi acaba? “Hayır! Bu hicbir işşe yaramaz” dedi kendi kendine, “Adam dev gibi, elimi kaldırmaya fırsat vermeden beni mahveder” diyordu. Ne yapmalıydı Allah’ım! İşşte adam iyice yaklaşşmışştı. Bekli de az sonra kendini kaybedecek, gözlerini hastanede acacaktı. Adam varmışştı işşte kapıya. Sağ eliyle sopayı sıkıyor sol eliyle de kapıyı acıyordu. Hemen adamı yatışştıracak bir şşeyler söylemeliydi. Halil Bey, daha adam kapıyı acar acmaz, ağzını acmasına bile fırsat vermeden, zoraki tebessumle sağ elini ona doğru uzatıp; “bayramınız mubarek olsun” dedi, “size bir şşey olmadı inşşallah?” dedi.

    Adam kendisine uzanan bu dost eli karşşısında kısa bir şşok gecirdi. Az önce avına saldırmak icin bekleyen aslanın hırcın bakışşlarını andıran bu gözlerde şşimdi mahcubiyet okunuyordu. Halil Bey adamın sopayı saklamaya calışştığını fark etti. Hala korkudan titreyen ellerini onun omzuna koyup; “size bir şşey olmadıysa endişşelenmeye gerek yok. Cana gelecek olan mala gelsin. Öyle değil mi?” dedi. Adam söyleyecek söz bulamıyordu. Ağzından dökulen iki uc cumleyle ancak şşunları diyebildi: “Sizinde bayramınız mubarek olsun efendim. Bizde de, arabalarımızda da önemli bir hasar yok. Hadi! İftara gec kalmayalım. Size uğurlar olsun…

    Posted by admin @ 21:22

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button Youtube button
Edebiyat Edebiyat