Babalar ve KızLar 0 yaşında Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor. Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek. 5 yaşında Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın? Kızı : En çok babamı [...]
Birgün hadimlerinden müezzin Yakup, Hazreti Şeyh Ahmed Rufai’nin elini uzatıp öylece tuttuğunu gördü. Elini niçin uzattığını bilmediği için Yakup, koşarak geldi ve şeyhinin elini büyük bir şevkle öptü. Ahmed Rufai Hazretleri elini öpen zata şöyle söyledi: — Evladım, bîçare hayvanı niçin rahatsız ettin, elimin üstünde bir sinek vardı ve rızkını elimi yiyerek temin ediyordu. Sen [...]
Ben De Tasdik Ederim Ahmak bir adamın eline ” Kıyafet ilmi ” ne dair bir kitap geçer. Okurken şöyle bir yazı görür: – “Bir adamın başı küçük, sakalıyla boyu uzun olursa aklı az olur. – “Meğer herifin de (kitabın tarif ettiği gibi) başı küçük, sakalıyla boyu uzundur, kendisini bu tarifin dışına çıkarmak ister. Ne yapması [...]
Üç Soru Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: – “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım.” Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli [...]
Hazreti Fatih İstanbul’u fethettikten sonra, Avrupada fütuhata devam ediyordu. Bir seferinde Sırbistan hududuna gelmiş ve Sırbistan’ın fethi artık an meselesi idi. Sırp Kralı Brankoviç bir yanda Macaristan bir yanda da Türkler olduğu için arada zor durumda kalmıştı. Her iki büyük devletten birine sığınmak, ondan yardım istemek düşüncesiyle, her iki tarafa da elçiler gönderdi. “Sırbistan elinize [...]
Vanda, Vali Tahir Paşanın konağında kaldığı günlerdi. Bir gün basit kıyafetli bir köylünün kapıda kendisini beklediğini söylediler. Kapıya koştu. Gelen babasıydı. Bir merkeple Nurs an kalkmış, Vana oğlunu görmeye gelmişti. Bediüzzaman sevinç içinde babasının ellerine sarıldı, öptü. Halini hatırını sordu. Annesi ve kardeşleri hakkında bilgi aldı. Mirza Efendi, kapıda oğlunu, – “Oğlum, burada benim, senin [...]
Gece Okları Şeyh İbrahim Düsûkî’nin müridlerinden iki kişi, çarşıda kendilerine laf atan iki kişi ile kavga etmişlerdi. Avamdan olan iki kişi müridlerin kendilerini dövdüğünü ileri sürerek kadıya şikayet ettiler. Zamanın kadısı ise, maneviyat ehline karşı son derece allerjisi olan bir kimse idi. Her iki müridi de zindana attırıp işkence etmeye başladı. Birgün beşgün derken, müridler, [...]
Firavunun kahinleri, saltanatı yıkacak çocuğun dünyaya geldiğini kendisine haber verdiler. Firavun ölmemek için öldürmek sevdasına kapıldı. O sene dünyaya gelen erkek çocuklarını, kılıçtan geçirtmeye başladı. Cellatlar; sokak sokak, ev ev dehşet ve ölüm saçıyorlardı. Kadının biri, doğum sancıları başlayınca, mağaraya vardı ve çocuğunu orada dünyaya getirdi. Çocuğunun , gözünün önünde öldürülmesinden korktuğu için orada bırakarak [...]
Habeşistan Krallığının Yemen valisi olan Ebrehe, milâdî 570 yıllarında Sana şehrinde, Kulleys adı verilen muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Maksadı, Kâbe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleyse girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kâbeyi yıkmaya karar verdi. [...]
Dil Yarası Babası oğluna bir torba çivi verir ve ona sabrını her kaybettiğinde kapağın arkasına bir çivi çakmasını söyler.Birinci gün çocuk 37 çivi çakar.Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir, ve daha az çivi çakmaya başlar. Daha sonra, kendini kontrol etmesinin gidip kapağa çivi çakmaktan daha kolay olduğunun farkına varır. Hiç çivi çakmadığı ilk günün [...]