Karlı bir kış günüymüş…
Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç,
yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip
gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun
içeri girmesine müsade etmesini
Eniştem; kızkardeşimin tuvaletinin en alt gözünü açtı ve
ince kağıda sarılmış bir paket çıkardı. “Bu” dedi, “sıradan
bir çamaşır değil.” Kağıdı açtı ve çamaşırı bana uzattı.
Zarif ve ipekliydi. Kenarları elişi dantelle süslenmişti .
Astronomik bir fiyat taşıyan etiketi hala üstündeydi.
Küçük kız gözlerinde yaşlarla yoldan geçen yaşlı bir bayana sordu : “Elbisemi beğendiniz mi…” Yaşlı bayan kendisine seslenen küçük kıza gülümseyerek baktı. “Evet çok güzel bir elbisen var yavrum” dedi. Kız hemen arkasından heyecanla ekledi..”Annem bunu benim için dikti” Yaşlı bayan sormak istedi “Ama söylermisin neden ağlıyorsun?” Küçük kız sesi titreyerek yanıtladı: “Çünkü … Bu [...]
Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı. Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu; -Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. “Kahverengi gömlekle gidiversen nolur!”muş. Bu gün [...]
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez…. Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı [...]
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir [...]
Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş. Çocuk babasına “baba 1 saatte ne kadar para kazanıyorsun ?” diye sormuş. Zaten yorgun gelen adam “bu senin isin değil” diye yanıtlamış. Bunun üzerine çocuk “babacım lütfen bilmek istiyorum” diye yanıt vermiş. Adam, “illaki bilmek istiyorsan 20 dolar” diye yanıt vermiş. Bunun üzerine [...]
Her şeyin ilk günkü büyüsünü korumasını isteyecek ya da bunun olacağına inanacak kadar budala ve sevimliydi. Heyecanlı, çocuksu, hüzünlü… Kadın kırmızı kalın ketenden büyük çantasını tam da bu sahneye yakışır bir tavır ve çabuklukla omzuna çapraz olarak astı. Çantasından anahtarını da sırf bu yüzden çıkardı. Anahtar şıkırtısı hüzün imgesi taşır neticede. Sahneye uygun olsun diye. [...]
Kapı çaldığında sürüngen bir uykuyla mekik dokuyordu Su yorganla yastık arasına. Kapının çalmadığını, kapının çaldığını sandığını duyumsamayı istedi. Kapının zili alıcı edasıyla tekrar çarptı evin mavi duvarlarına, oradan da Su’nun odasına yol aldı hızla. Sefil bir vaziyette kalktı Su, başı dönmüştü ani kalkışından. Kapının ortasındaki buzlu cama çarptı, cam birkaç milim esnedi, Su da esniyordu. [...]
Gelinciğin tarihsel izlerini aramak için binlerce yıl geriye gitmek gerekiyor. En eski çizimleri en az 3000 yıl önceye tarihlenen eski Mısır lahitlerinde bulunmuştur. Ayrıca günümüzden yaklaşık 1000 yıl öncesine ait Codex Vindobonensis’te Bizans prensesi Anicia Juliana gelinciklerle birlikte resmedilmiştir. Gelincik Homer’in İlyada’sında da kendine yer bulur: Homer ölen savaşçıları gelinciklere benzetir. Eski Yunan / Roma [...]