Hikayeler, Hikayesi

Senin Hikayen

Dini Hikayeler’ Kategorisi

DUA

ben liseye gidiordum,ve sınıfta kalacağım kesin gibi birşeydi ben her gece allahıma dua etim tabi tek dua deil yardım vb. bunlarla birlikte ders çalışıyodum ama ne kadar çalışsamda ötü not alıyodum okulun sonlarına gelmiştik artık gene her gece gibi yatmadan önce dua mı ettim ve yatım gece rüyamda biz kuzen gille gitmişiz o sınıfta kalıyo ben taktirle geçiyodum ve bu rüya gerçekleşti bende nasıl olduğunu anlanlamadım ben taktir aldım o sınfta kaldı ama ben kuzene gitmedim o biz geldi
not:bu hikaye tamamen yaşanmış ve gerçektir

  • 0 Yorum
  • Kategorisi: Dini Hikayeler
  • KURANDA BAÄžZI AYETLER

    kuranda baÄžzi ayetler

    96-alak: sÜresİ (ilk inen ayet)
    1 - yaratan rabbinin adıyla oku!
    2 - o, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.
    3 - oku! rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    4 - o rab ki kalemle yazmayı öğretti.
    5 - İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
    6 - hayır! doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.
    7 - kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.
    8 - muhakkak ki dönüş mutlaka rabbinedir.
    9 - 10 - namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
    11 - gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,
    12 - veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?
    13 - gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,
    14 - o adam, allah\’ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?
    15 - 16 - hayır, hayır! eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.
    17 - o zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
    18 - biz de zebanileri çağıracağız

    36-yasİn: (dünya yapılmadan 1000 sene önce olan süre)
    1 - yâsîn.
    2-3 - ey muhammed! hikmetli kur\’ân\’a andolsun ki, sen risâlet görevi
    4 - dosdoğru bir yol üzerindesin.
    5-6 - babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan allah\’ın indirdiÄŸi (kur\’ân) ile korkutasın.
    7 - andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. onlar imana gelmezler.
    8 - Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. o kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
    9 - hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. baksalar da görmezler.
    10 - onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
    11 - sen ancak kur\’ân\’a tabi olan ve görünmediÄŸi halde rahman olan allah\’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok ÅŸerefli bir mükafatla müjdele.
    12 - gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. zaten biz her ÅŸeyi açık bir kütükte, bir \”imam-ı mübin\”de (ana kitapta, yani levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmiÅŸizdir.
    13 - sen onlara, o şehir halkını örnek ver. hani oraya peygamberler gelmişti.
    14 - hani biz onlara iki peygamber göndermiÅŸtik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. onlara: \”Şüphesiz ki biz size gönderilmiÅŸ elçileriz.\” dediler.
    15 - onlar da: \”siz bizim gibi insandan baÅŸka birÅŸey deÄŸilsiniz, hem rahman olan allah, hiçbir ÅŸey indirmedi. siz sadece yalan söylüyorsunuz.\” dediler.
    16 - peygamberler dediler ki: \”rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiÅŸ elçileriz.\”
    17 - \”bize düşen de sadece apaçık tebliÄŸdir.\”
    18 - onlar dediler ki: \”herhalde biz sizin yüzünüzden uÄŸursuzluÄŸa uÄŸradık. eÄŸer bu iÅŸten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taÅŸlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.\”
    19 - peygamberler de şöyle cevap verdiler: \”sizin uÄŸursuzluÄŸunuz beraberinizdedir. size öğüt verildi diye mi (uÄŸursuzluÄŸa uÄŸradınız)? doÄŸrusu siz israfı âdet etmiÅŸ bir kavimsiniz.\”
    20 - o sırada ÅŸehrin ta ucundan bir adam koÅŸarak geldi ve: \”ey kavmim! uyun o elçilere!\”
    21 - \”uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermiÅŸlerdir.\”
    22 - \”bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmiÅŸim beni yaratana? hep döndürülüp o\’na götürüleceksiniz.\”
    23 - \”hiç ben o\’ndan baÅŸka ilâhlar edinir miyim? eÄŸer o rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların ÅŸefaati benden yana hiçbir ÅŸeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.\”
    24 - \”Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.\”
    25 - \”Şüphesiz ki ben, rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.\”
    26 - (sonra ona) \”haydi gir cennete!\” denildi. o da dedi ki: \”ne olurdu kavmim bilseydi!\”
    27 - \”rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.\”
    28 - biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
    29 - sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
    30 - yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
    31 - görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
    32 - onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
    33 - hem bir delildir onlara ölü toprak. biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
    34 - biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
    35 - (bunu), onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). hâlâ şükretmeyecekler mi?
    36 - yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri ÅŸeylerden bütün çiftleri yaratan allah\’ın ÅŸanı ne yücedir.
    37 - gece de onlara bir delildir. biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
    38 - güneÅŸ de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her ÅŸeyi bilen allah\’ın takdiridir.
    39 - ay\’a gelince, ona menziller tayin ettik. nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
    40 - ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
    41 - onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
    42 - yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
    43 - eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
    44 - ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
    45 - durum böyle iken onlara: \”Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin\” denildiÄŸi zaman,
    46 - ve kendilerine rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
    47 - onlara: \”allah\’ın size rızık olarak verdiÄŸi ÅŸeylerden hayra harcayın\” dendiÄŸi zaman, o kâfirler, müminler için: \”allah\’ın dileyince doyurabileceÄŸi kimseyi biz mi doyuracağız? siz apaçık bir sapıklık içinde deÄŸil de nesiniz?\” dediler.
    48 - yine onlar: \”eÄŸer doÄŸru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?\” diyorlar.
    49 - onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
    50 - o zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. ailelerine de dönemezler.
    51 - sûr\’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden rablerine doÄŸru akın ediyorlar.
    52 - onlar: \”eyvah başımıza gelenlere! mezarımızdan bizi kim kaldırdı? o rahmân\’ın vaad buyurduÄŸu iÅŸte bu imiÅŸ. gönderilen peygamberler de doÄŸru söylemiÅŸler\” derler.
    53 - başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
    54 - artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
    55 - gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
    56 - kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
    57 - onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
    58 - (onlara) rahîm olan rab\’den \”selâm\” sözü vardır.
    59 - ey günahkârlar! bugün siz bir tarafa ayrılın.
    60-61 - \”ey ÂdemoÄŸulları! Åžeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doÄŸru yol budur, diye size and vermedim mi?\” (buyurulacak)
    62 - böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
    63 - İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
    64 - bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
    65 - bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
    66 - hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. fakat nereden görecekler?
    67 - yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
    68 - bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. hâlâ akıllanmayacaklar mı?
    69 - biz ona ÅŸiir öğretmedik. bu ona yaraÅŸmaz da… o sadece bir öğüt ve apaçık bir kur\’ân\’dır.
    70 - (bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
    71 - Şunu da görmediler mi: biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
    72 - onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
    73 - onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. hâlâ şükretmeyecekler mi?
    74 - onlar, allah\’tan baÅŸka birtakım ilâhlar edindiler. güya yardım olunacaklar.
    75 - onların, onlara yardıma güçleri yetmez. kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
    76 - o halde onların sözleri seni üzmesin. biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
    77 - İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
    78 - yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: \”kim diriltecekmiÅŸ o çürümüş kemikleri?\” dedi.
    79 - de ki: \”onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir.\”
    80 - size o yeÅŸil aÄŸaçtan bir ateÅŸ yapan o\’dur. Åžimdi siz ondan tutuÅŸturmaktasınız.
    81 - gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
    82 - o\’nun emri, bir ÅŸeyi dileyince ona sadece \”ol!\” demektir. o da hemen oluverir.
    83 - o halde her ÅŸeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan allah\’ın ÅŸanı ne yücedir. siz de yalnız o\’na döndürüleceksiniz

  • 0 Yorum
  • Kategorisi: Dini Hikayeler
  • Reklamlar

      Sohbet Odaları

    • Chat
    • Sohbet
    • Muhabbet

    Son Yorumlar

    Dostlar


    Etiketler


    Meta