Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde deve tellal pire berberken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallarken, birbirine bir elmanın iki yarısı kadar benzeyen iki kardeş varmış. İkizlermiş; boyları bosları, kaşları gözleri aynıymış ama huyları birbirinden çok farklıymış. İkiz Bir bağırarak konuşur, İkiz İki’nin sesi yumuşacıkmış. İkiz Bir vurup kırmayı severmiş, [...]
“Benim hediyem Güzellik,” demiş ikinci peki. “Benim hediyem Akıl,” demiş üçüncüsü. Böylece on bir peri hediyelerini tek tek vermişler.
On ikinci peri tam hediyesini vermek üzereymiş ki, bir gökgürültüsüyle sarsılmış bütün saray. Kapılar ardına kadar açılmış, içeriye yaşlı bir kadın girmiş ayaklarını sürüye sürüye. Onu gören herkes korkudan gözlerini kapatmış.
“On üçüncü peri!” diye bağırmışlar hep bir ağızdan.
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış. Bu karı kocanın bir kızı olmuş. Kız, elbebek gülbebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş. Bunun için adına Tembel Kız denilmiş. Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş. Anası babası ona bir [...]
Kasvetli bir kasabanın köhne bir barında karşılaştım onunla. Hayatımın gecesi diyebileceğim kadar güzeldi. Üzerindeki siyah elbise beyaz tenine karışmak istercesine yapışmıştı kıvrımlarına ve dudakları… Dudakları kara bir gül gibiydi ay gibi ışıldayan gözleri altında. Yanıma geldi… Adı Kara Gül’dü. Gözleri ve dudakları gibi karaydı da saçları. Dolgun kalçalarına dek dalgalanan kara bir deniz gibi hırçın [...]
Bir tilki av için dolaşırken bir keklik görür ve karşısına geçip durur. Kekliği hayranlıkla seyre dalar. Tilkinin bu halini gören keklik: – Hey can dostu , ne gördün de böyle hayran bakarsın? Der. Tilki: – Ey güzeller şahı, şu senin şehla gözlerine yandım ve yaman bakışlarına kandım. , Çok güzelsin. Allah güzelliğini bağışlasın. Acaba gözlerini [...]
Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmıştı. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir kölesini almıştı. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemisti. Mevsim kıştı. Soğuk her yeri kasıp kovuruyordu. Yolu bir mescide düştü. İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyordu. Gidecek başka yerleri yoktu. Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokuldu. Fakirlerden şakacı olanı [...]
Büyülü Kent Dedelerimizden dinlediğimize göre, 1700 yılında San Bartolo kenti büyülenmiş. Görünmez olmuş. Anlatılanlara bakılırsa, batmış gitmiş toprağın derinliklerine. Bu felaketin nedenleri pek de iyi bilinmiyor. Kimileri bunun, kilise inşa edildiğinde çanı olmadığı için, köylülerin San Lucas Tecopilco adlı yakın bir köyün kilise çanını yürütmeleri yüzünden olduğuna inanıyor. Söylentiye göre, çan kulesine gece saat on [...]
Aslan, kurt ve tilki, üçü birlikte avlanmak için ormana gitmişlerdi. Aslında aslan’ın dengi olmayan tilki ve kurtla arkadaşlık etmesi doğru değildi. Fakat “cemaatle birlikte olmak rahmettir” sözüyle hareket etmek istiyordu. Üç kişi olunca bir başkan gerekiyordu. O da elbette kendisiydi. Üçü beraber bir yaban sığırı, bir keçi ve iri bir tavşan avladılar. Avları güzel gitmişti. [...]
Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, “bizim eve bile sığmaz” dediği o güzelim balonların, adamı nasıl havaya kaldırmadığıydı. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve titrek bir sesle: – Baloncu amca!… dedi. [...]
Babası Mert’ e güzel bir saat almıştı. Mert babasına teşekkür etti. Mert’ in saatte 12 rakamı dikkatini çekti. 12 en üstteydi. Mert babasına: - Babacığım en üstte neden 1 rakamını değilde 12’ yi koymuşlar dedi. Babası, bunu hiç düşünmemişti. Çok ilginç bir soruydu bu neden 1 değilde 12 sayısı. Babası: - Oğlum bir gün 24 saatten [...]