Gülbaba
kezban, yüzüne vuran güneşle uyandı. birden
\’gülbaba\’ adı hafızasında belirdi.doğrulup biraz zihnini zorladı.bu bir rüya olmalıydı. evet şimdi daha netti herşey:
bir kadın ona doğru yaklaşmış,kezba\’nın yeni doğan yeğenini göstermiş, bunu \’gülbaba\’ya götür diyordu.
kezban rüyasını hatırlıyor ama anlam veremiyordu.gülbaba neydi?
kezban ankara\’ya ilk defa gelmişti.ablası evlenip buraya gelince,kız evinden bir tek dayısı gelmişti.aslında yeni doğan yeğeni geceleri uyumuyor,sürekli ağlıyor,ateşi bir çıkıyor bir iniyordu.doktorlar tam bir teşhis koyamamıştı.hastane hastene dolaşıyorlardı.
kezban rüyasını ablası ve eniştesine anlattı.eniştesi gülbabanın ankara\’da bir türbe olduğunu söyleyince,hep birlikte minik bebek için oraya gittiler.gülbaba türbesi hacı bayram caminin
yakınındaydı.ancak koskoca hacı bayram caminin yanında gülbaba sadece bir mezardı.üstelik gülbaba caddenin ortasında,köhpe bir mahalledeydi.gittiklerinde buna şaşırdılar,hep beraber dua ettiler.
o gece bebek rahatça uyudu.kezbansa başka rüyalara dalmıştı bile