
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hikayen.net Hikayeler, Hikaye</title>
	<atom:link href="http://www.hikayen.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hikayen.net</link>
	<description>Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Nov 2012 19:15:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Sel Duası</title>
		<link>http://www.hikayen.net/sel-duasi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/sel-duasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2012 19:15:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşamdan Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sel Duası hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sel Duası konusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/sel-duasi.html</guid>
		<description><![CDATA[Herkes tarafından sevilen bir adam vardı. Fakat kader ve dua anlayışı biraz farklıydı.Bir gün yaşadığı kasabada sel felaketi yaşandı. Herkes Kasabayı terk etmeye başladı. Ama adam yerinden kımıldamıyordu. Sonunda en yakın komşusu arabasını onun evine çekerek kendisine seslendi. &#8217;Haydi! arabaya atla kasabada kimse kalmadı. Barajın kapakları patladı , büyük bir sel geliyor. &#8216;Adam &#8216;Sen git. Tanrı beni kurtarır [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/sel-duasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞANMIŞ BİR HİKAYE</title>
		<link>http://www.hikayen.net/yasanmis-bir-hikaye.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/yasanmis-bir-hikaye.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2012 19:15:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşamdan Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞANMIŞ BİR HİKAYE hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞANMIŞ BİR HİKAYE konusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/yasanmis-bir-hikaye.html</guid>
		<description><![CDATA[Öğretmen, 2 öğrencisine birer sepet verir ve bahçeye elma toplamaya gönderir&#8221;En tatlılarını getiren mezun olur &#8221; der.Öğrenciler 1 saat sonra dönerler. Biri, arkadaşının sepetine yan gözle bakıp kendi getirdiklerinin muhteşem göründüğünden emin olmanın rahatlığıyla koyar sepetini ortaya . Her biri tornadan çıkmışcasına muntazam, pürüzsüz, göz alıcı elmalar ondadır.Ardından diğeri koyar sepeti. Eğri büğrü,kötü görüntülü, ezik,  [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/yasanmis-bir-hikaye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavru Balina İle Köpekbalığı</title>
		<link>http://www.hikayen.net/yavru-balina-ile-kopekbaligi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/yavru-balina-ile-kopekbaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 13:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Yavru Balina İle Köpekbalığı konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Yavru Balina İle Köpekbalığı konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1740</guid>
		<description><![CDATA[Annesi balina avcıları tarafından öldürülen yavru balina Atlas Okyanusu’nda yüzerken etrafını yirmi kadar köpekbalığı sardı. Başkan köpekbalığı yavru balinanın yanına gelerek: “ Seni tanıyorum ve durumunu çok iyi anlıyorum yavru balina. Ama üzülmekle eline bir şey geçmez. Anneni insanlar öldürdü. Sen bunu onların yanına bırakmamalısın. Annenin intikamını almalısın. Biz senin dostunuz. Sana öldürmeyi öğretip, insanların [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/yavru-balina-ile-kopekbaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dostluk Başkadır İnsanca</title>
		<link>http://www.hikayen.net/dostluk-baskadir-insanca.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/dostluk-baskadir-insanca.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 13:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Dostluk Başkadır İnsanca konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Dostluk Başkadır İnsanca konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1742</guid>
		<description><![CDATA[Dostluk Başkadır İnsanca dostluk mu? bu söz bana çok anlamlıca geliyor.çünkü dostluk insanı yapamam dediğini bile yaptıran güçtür bence.insan dostuna güvendimi 1 kez o yolda ışık verircesine yürür ve o yolu aydınlatır.aydınlanan bu yolda başka birçok dost yol alır.bende bu dostluklardan birini yaşadım.bu dostluk bana nemi öğretti?anlatamayacağım kadar çok ve sözlerin yetersiz kalacağı kadar değerli [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/dostluk-baskadir-insanca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçüğüm</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kucugum.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kucugum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:59:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Küçüğüm konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Küçüğüm konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1744</guid>
		<description><![CDATA[Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün bir kızla geliyordu .Adı esrarengizdi, herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Yeşil gözlü esmerdi. Mahallenin kızları hayrandı ona. Bense nefret ederdim. Hiç kimseyle konuşmaz. Sadece gelir geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana gülümsedi. şaşırdım. Ama yine de [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kucugum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HANIM KIZI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/hanim-kizi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/hanim-kizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:49:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[HANIM KIZI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[HANIM KIZI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1746</guid>
		<description><![CDATA[Çan çan çikolata, Hani bize limonata? Limonata bitti, Hanım kızı gitti. Nereye gitti? İstanbul&#8221;a gitti. İstanbul&#8221;da ne yapacak? Terlik pabuç alacak. Terliği pabucu ne yapacak? Düğünlerde, Şıngır mıngır oynayacak.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/hanim-kizi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaralı Güvercin</title>
		<link>http://www.hikayen.net/yarali-guvercin-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/yarali-guvercin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:38:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Güvercin konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Güvercin konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1748</guid>
		<description><![CDATA[YARALI GÜVERCİN (3-7 yaş grubu IGMG Çocuk hikayeleri yarışmasından ödüllü) Küçük Selim’in annesi hastalanıp hastaneye kaldırılalı 3 hafta olmuştu. Anne sevgisinden uzak kalan Selim, iyice yaramaz olmuştu. Annesine duyduğu özlem, onu öfkeli bir çocuk yapmıştı. Son bir haftadır en iyi arkadaşları Hüseyin ve Recep’ten uzaklaşmış ve mahallenin en haşarı çocukları olan Hans ve Karl ile [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/yarali-guvercin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile kırmızı taş</title>
		<link>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-kirmizi-tas.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-kirmizi-tas.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan ile kırmızı taş konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan ile kırmızı taş konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1750</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan keleş oğlan masalları masal diyarında.. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak bir ülkede Keloğlan ve annesi yaşarmış. Annesi onu çok sever ` kel oğlum keleş oğlum, canımın içi oğlum, büyüde anana bak, anan yaşlanıyor a oğlum` dermiş. Anası bunu söyledikçe keloğlan hoplar zıplar, şımarır` A benim canım anam, gözümün [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-kirmizi-tas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÜCÜR ZÜRAFA</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:17:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[BÜCÜR ZÜRAFA konusu]]></category>
		<category><![CDATA[BÜCÜR ZÜRAFA konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1752</guid>
		<description><![CDATA[BÜCÜR ZÜRAFA İstanbul Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmıştı. Burada anne ve baba zürafa ile iki yavru zürafa kalıyordu. Onlar gün boyu salına salına geziyorlar, ziyaretçiler de onları seyrediyordu. Anne ve baba zürafa yıllardır burada bulundukları için durumu kabullenmişler, bu hayata alışmışlardı. Fakat yavru zürafaların canı çok sıkılıyordu. Devamlı olarak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARTAL VE TAVUKLAR</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kartal-ve-tavuklar.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kartal-ve-tavuklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 12:06:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KARTAL VE TAVUKLAR konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KARTAL VE TAVUKLAR konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1754</guid>
		<description><![CDATA[Bir bahar günü köy evinin ardındaki tavuk kümeslerinin olduğu bölge alışkın olduğu günlük hayatı yaşamaya devam ediyormuş.Küçük paytak ördek yavruları su birikintisinin içinde oynaşıyıyor,civcivler birbirlerini kovalıyor,horoz yavruları babalarını taklit ederek ötmeye çalışıyor seslerini deniyorlarmış. Kümeslerden birinin tepesine konan bir serçe ise aşağıda kendisine bakan üç tavukla sohbet ediyormuş. &#8220;Benim yükseğe uçabileceğimi biliyorsunuz.Beni çok kezde uçarken [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kartal-ve-tavuklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidanın Ağaç Olma Öyküsü</title>
		<link>http://www.hikayen.net/fidanin-agac-olma-oykusu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/fidanin-agac-olma-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:55:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Fidanın Ağaç Olma Öyküsü konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Fidanın Ağaç Olma Öyküsü konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1756</guid>
		<description><![CDATA[İnce gövdesi, zayıf dalları ve az sayıdaki yaprakları ile asırlık ağaçlara gıpta eden bir fidanın öyküsüdür, her insanın yaşamı. Kökündeki cevher aynıdır asırlık ağaçlarla ama o bilmez, sadece dışardan gelecek suya, topraktan aldıklarına ve güneşe bakar. Bir an evvel büyümek ister; dallarını göğe uzatmak, yolculara gölge olmak, muhteşem görüntüsüyle herkesi etkilemek, kuşlara yuva olmak ister. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/fidanin-agac-olma-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayşegül ve Sirk</title>
		<link>http://www.hikayen.net/aysegul-ve-sirk.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/aysegul-ve-sirk.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşegül ve Sirk konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşegül ve Sirk konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[Çok yıldızlı bir yaz gecesi, Ayşegül erkenden odasına çekildi. Öyle uykusu varıi ki, ne taşbebeğiyle, ne kadife ayısıyyla, ne tavşanıyla oynamak gelmedi içinden. Pijamasini giyip yatağına uzandı. Az sonra, melekleri kıskandıracak kadar tatlı bir uykuya daldı. Oyuncakları, Ayşegül&#8221; ün ilgisizliğine küsmüş gibi, köşelerinde somurtmuş kalmışlardı. Oysa Ayşegül, gördüğü güzel düş nedeniyle gülümsüyordu. Ayşegül güya büyük [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/aysegul-ve-sirk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOMŞU, KOMŞU</title>
		<link>http://www.hikayen.net/komsu-komsu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/komsu-komsu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:33:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KOMŞU]]></category>
		<category><![CDATA[KOMŞU konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KOMŞU konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1760</guid>
		<description><![CDATA[KOMŞU, KOMŞU -Komşu, komşu ! -Hu, hu! -Oğlun geldi mi? -Geldi -Ne getirdi? -İnci, boncuk. -Kime, kime? -Sana, bana. -Başka kime? -Kara kediye -Kara kedi nerede? -Ağaca çıktı -Ağaç nerede? -Balta kesti -Balta nerede? -Suya düştü. -Su nerede? -İnek içti. -İnek nerede? -Dağa kaçtı. -Dağ nerede? -Yandı, bitti kül oldu]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/komsu-komsu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AĞLAYAN ELMA İLE GÜLEN ELMA</title>
		<link>http://www.hikayen.net/aglayan-elma-ile-gulen-elma-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/aglayan-elma-ile-gulen-elma-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:23:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AĞLAYAN ELMA İLE GÜLEN ELMA konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AĞLAYAN ELMA İLE GÜLEN ELMA konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1762</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş. Evvel zamanda bir padişah ve üç de oğlu varmış. Bunlar ülkelerinde mutlu bir hayat sürerlermiş. Küçük oğlan bir gün köşkünde otururken, sokaktaki çeşmeden su almak için bir kocakarının geldiğini görmüş. Oğlan ninenin testisine küçük bir taş atmış ve testiyi kırmış. Nine bir şey söylemeden evine dönmüş. Bir testi daha alıp gene [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/aglayan-elma-ile-gulen-elma-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyilik Yap Altın Olsun</title>
		<link>http://www.hikayen.net/iyilik-yap-altin-olsun.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/iyilik-yap-altin-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:13:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik Yap Altın Olsun konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik Yap Altın Olsun konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1764</guid>
		<description><![CDATA[Adam sabah erken uyanmış. Daha karısı uyuyormuş. &#8220;Kalkıp hazırlanayım, işe gitmem gerek&#8221; demiş. Yorganı sıyırıp yataktan çıkarken çarşafın üzerinde, yastığa yakın bir yerde, bir altın para görmüş. Bu kocaman parayı eline alıp incelemiş. &#8220;Oyuncak para&#8221; olabilir diye düşünmüş. Ama elindeki her haliyle gerçek paraya benziyormuş. Karısını uyandırmadan parayı avcuna almış ve yataktan çıkmış. Düşünceli bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/iyilik-yap-altin-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bücür Zürafa</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 11:02:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[BÜCÜR ZÜRAFA konusu]]></category>
		<category><![CDATA[BÜCÜR ZÜRAFA konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1766</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmıştı. Burada anne ve baba zürafa ile iki yavru zürafa kalıyordu. Onlar gün boyu salına salına geziyorlar, ziyaretçiler de onları seyrediyordu. Anne ve baba zürafa yıllardır burada bulundukları için durumu kabullenmişler, bu hayata alışmışlardı. Fakat yavru zürafaların canı çok sıkılıyordu. Devamlı olarak babalarına: “Babacığım, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bucur-zurafa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜRKEK TAVŞAN İLE KURBAĞALAR</title>
		<link>http://www.hikayen.net/urkek-tavsan-ile-kurbagalar.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/urkek-tavsan-ile-kurbagalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 10:52:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÜRKEK TAVŞAN İLE KURBAĞALAR konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÜRKEK TAVŞAN İLE KURBAĞALAR konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1768</guid>
		<description><![CDATA[Ormanların en korkak hayvanı tavşanmış. Yaprak kımıldasa hemen saklanacak yer ararmış. Ona bu kadar korkak olmaması gerektiğini söylüyorlarmış ama bu sözde pek işe yaramıyormuş. Kendisinden çok daha küçük hayvanların ormanda korkusuzca gezdiğini gören tavşan korkaklığına daha bir üzülürmüş. Bir gün tavşan ormanda gezintiye çıkmış. Tabii buna gezinti denirse. Korka korka, saklana saklana yüreği ağzına gelerek [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/urkek-tavsan-ile-kurbagalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LEYLEK</title>
		<link>http://www.hikayen.net/leylek-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/leylek-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 10:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[LEYLEK konusu]]></category>
		<category><![CDATA[LEYLEK konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1770</guid>
		<description><![CDATA[Leylek leylek havada, Yumurtası tavada, Gel bizim hayata, Hayat kapısı kilitli, Leyleğin başı bitli.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/leylek-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CANAVARLAR ÜLKESİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 10:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[CANAVARLAR ÜLKESİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[CANAVARLAR ÜLKESİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1772</guid>
		<description><![CDATA[Masal Dünya&#8221;sında, sevimli bir ülke varmış. Burada yaşıyan insanların çoğu mutlu ve güler yüzlüymüş. Çoğu zaman birbirleri ile şakalaşır, nükteler üretir, bunlara kahkahalarla gülermişler. Bu neşeli insanların sokaklarda, caddelerde yürümeleri bambaşka bir güzellik sergiliyormuş. Sokaklarda kadınlı, erkekli kümeler halinde uyum içinde yürürmüşler. Erkeklerin etrafa kah caka satarak, kah kaslarını gererek, kah yeni terlemiş kaytan bıyıklarını [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiçler Şehrinin Kızı</title>
		<link>http://www.hikayen.net/hicler-sehrinin-kizi-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/hicler-sehrinin-kizi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 10:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçler Şehrinin Kızı konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Hiçler Şehrinin Kızı konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1774</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş. Hiçler Şehri’nde bir kız vardı. Bir gün eli yaralandı. Yarası iyileşmeye başladıktan birkaç gün sonra, merhem ve ilaç alıp yarasına sürmek için halasına gitti. Halası, “Bende merhem yok” dedi. Onun yerine iki yumurta verdi kıza. - Bu yumurtaları pazara götürüp sat ve parasıyla attardan merhem al, dedi. Şimdi dinleyin bakın, kızacağız [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/hicler-sehrinin-kizi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÖLGESİYLE YARIŞAN TAY</title>
		<link>http://www.hikayen.net/golgesiyle-yarisan-tay-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/golgesiyle-yarisan-tay-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 10:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[GÖLGESİYLE YARIŞAN TAY konusu]]></category>
		<category><![CDATA[GÖLGESİYLE YARIŞAN TAY konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1776</guid>
		<description><![CDATA[GÖLGESİYLE YARIŞAN TAY At yarışlarının yapıldığı şehir hipodromu çok kalabalıktı. Tribünler tıklım tıklım doluydu. Her pazar günü olduğu gibi bu pazar da birinci olana büyük ikramiyenin verildiği yarışlar yapılacaktı. Birincilik için en büyük aday Kara Bomba isimli attı. İki yıla yakın bir zamandır bu şehirde yapılan yarışmaların tek ve mutlak hakimiydi. Simsiyah rengi, kocaman gözleri [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/golgesiyle-yarisan-tay-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKIL OKULU</title>
		<link>http://www.hikayen.net/akil-okulu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/akil-okulu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:57:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AKIL OKULU konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AKIL OKULU konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1778</guid>
		<description><![CDATA[AKIL OKULU Gecelerden bir gece, sevgili aynacık bakın neler anlatmaya başlamış Birgün ülkenin küçük kasabalarından olan Yitan’da şöyle bir haber yayılmış: - Güzel başkentimizde bir Akıl Okulu varmış. Her kim o okula giderse orada ona akıl öğretiliyormuş. Herkes bu haberi şaşkınlıkla birbirine anlatıyormuş. Şehrin en zenginlerinden olan bir adam da bu haberi duyunca kahkahalarla gülmeye [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/akil-okulu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARDEŞ ALİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kardes-ali-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kardes-ali-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KARDEŞ ALİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KARDEŞ ALİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1780</guid>
		<description><![CDATA[Eski zamanlardan birinde Ali adında bir genç yaşarmış. Doğduğundan beri köyünden dışarı çıkmamış. Duyduğu, gördüğü, bildiği hep köyüne ait şeylermiş. Kendisi başkalarının işine karışmaz, kimse hakkında kötü söz söylemez, babadan kalma tarlayı anasıyla birlikte ekip biçer, karınca kararınca geçinip giderlermiş. Köy arazisinin yarıdan fazlasının sahibi çok zengin iki kişiymiş. Bu iki köy ağası köyde yaşayanların [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kardes-ali-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇİZMELİ KEDİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/cizmeli-kedi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/cizmeli-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:37:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİZMELİ KEDİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİZMELİ KEDİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1782</guid>
		<description><![CDATA[ÇİZMELİ KEDİ Bir zamanlar, üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük oğlu bu duruma çok üzülmüş. “Kedi ne işine yarar ki insanın?” diye yakınmış. “Pişirip yiyemezsin bile.” Kedi bunu duymuş ve hemen cevap vermiş. “Kötü bir mirasa sahip olmadığınızı göreceksiniz efendim. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/cizmeli-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz Fenerinin Aşkı</title>
		<link>http://www.hikayen.net/deniz-fenerinin-aski.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/deniz-fenerinin-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:27:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Fenerinin Aşkı konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Fenerinin Aşkı konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1784</guid>
		<description><![CDATA[Bir Denizfeneri.. Okyanusla sonsuza dek komşu. Okyanusun mu ona daha çok ihtiyacı var yoksa, denizfeneri mi okyanus için vazgeçilmez bir sevgili? Gündüzleri, denizfeneri isyanlarda… Çünkü yanıbaşındaki biricik sevgilisi gözlerinin önünde güneşle ihtirasla sevişmekte. Hep gece olsun ister, sevgilisi ona kalsın, yalnız onda bulsun gecedeki renginin güzelliğini… Denizfeneri, küçücüktür okyanusa göre ama güneşin aşkından daha büyüktür [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/deniz-fenerinin-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İKİ EŞEK</title>
		<link>http://www.hikayen.net/iki-esek.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/iki-esek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:16:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[İKİ EŞEK konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İKİ EŞEK konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1786</guid>
		<description><![CDATA[Köylünün biri sahip olduğu iki eşekten birisine tuz, diğerine de sünger yükleyip pazarın yolunu tutmuş. Tuz yüklü eşek yükünün ağırlığı ile zor yürüyor, nerede ise yere düşecekmiş gibi oluyordu. Oysa sünger yüklü eşek rahatmış. Üzerinde efendisi olduğu halde zorluk çekmeden yürüyebiliyormuş. Dağlar tepeler aşıp sonunda bir nehre varmışlar. Tuz yüklü eşek yorgun olmasına rağmen nehiri [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/iki-esek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutluluk Borcu</title>
		<link>http://www.hikayen.net/mutluluk-borcu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/mutluluk-borcu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 09:06:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk Borcu konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk Borcu konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1788</guid>
		<description><![CDATA[Adam genç kadına seslendi : &#8220;Bana gözyaşı borcun var&#8221;. Genç kadın sordu: &#8220;Nasıl ödeyebilirim?&#8221; Adam gözlerini kırptı: &#8220;Hadi gülümse&#8221;. Gülümsedi genç kadın. Adam cebinden mendili çıkarıp, borcunu sildi ve cebine koydu. İki tane beyaz gül vardı genç kadının elinde.İkisi de bahar kokuyordu. Biri ilkbahar,diğeri güz&#8230; Adam seslendi yine: &#8220;Bana mutluluk borcun var&#8221;. Genç kadın biraz [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/mutluluk-borcu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağaçların gövdelerini kemiren tavşan</title>
		<link>http://www.hikayen.net/agaclarin-govdelerini-kemiren-tavsan.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/agaclarin-govdelerini-kemiren-tavsan.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 08:55:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçların gövdelerini kemiren tavşan konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçların gövdelerini kemiren tavşan konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1790</guid>
		<description><![CDATA[Ağaçların gövdelerini kemiren tavşan Masalı Bir varmış bir yokmuş, hayvanların başından geçenler dağdan taştan, ormanlardaki ağaçlardan daha çokmuş. İşte bugünlerden birinde, güzel bir sonbahar sabahı kaplumbağayla tavşan yolda karşılaşmış; “Yolun nereye böyle kaplumbağa kardeş” demiş tavşan. “Hava öyle güzel ki, şöyle bir dolaşmaya çıktım. Ama madem kısmetimizde bugün karşılaşmak varmış, bu güzel gün farklı olsun, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/agaclarin-govdelerini-kemiren-tavsan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>küçük bir masal mutlaka okuyun</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kucuk-bir-masal-mutlaka-okuyun.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kucuk-bir-masal-mutlaka-okuyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 08:45:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[küçük bir masal mutlaka okuyun konusu]]></category>
		<category><![CDATA[küçük bir masal mutlaka okuyun konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1792</guid>
		<description><![CDATA[Bir Hint masalina göre; Kedi korkusundan devamli endise içinde yasayan bir fare vardir. Büyücünün biri fareye acir ve onu bir kediye dönüstürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür. Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kucuk-bir-masal-mutlaka-okuyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Perisi</title>
		<link>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-4.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 08:32:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Perisi konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Perisi konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1794</guid>
		<description><![CDATA[NİLÜFER PERİSİ Sabahın erken saatlerinde, henüz daha güneş bile doğmadan önce, çiğ damlaları nilüfer çiçeklerinin üzerinde nazlı nazlı salınmaya başlamışlardı. Çiğ damlaları oluştukça, nilüferler daha da parlaklaşıyorlardı. Nilüfer tomurcukları yavaş yavaş açılıp doğan günü karşılamaya hazırlanıyorlardı. Tomurcuklardan biri daha yavaş açılıyordu. Bir bebeğin uykusunu, güzel rüyasını bırakmak istememesi gibi nazlanıyordu. Tomurcuğun her yaprağı açıldıkça, etrafa [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyimserce Bir Çıldırış</title>
		<link>http://www.hikayen.net/iyimserce-bir-cildiris.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/iyimserce-bir-cildiris.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 08:22:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[İyimserce Bir Çıldırış konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İyimserce Bir Çıldırış konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1796</guid>
		<description><![CDATA[-Alo canımİyimserce Bir Çıldırışgünaydın.Nasılsın? İyimserce Bir Çıldırış -Günaydın hayatımın erkeği.Ben çok iyiyimİyimserce Bir Çıldırışhem de pek çok.Çünkü seni seviyorum.Çok seviyorumİyimserce Bir Çıldırışçoook.En güzel günlerimden birine uyandım.Sen nasılsın? -İyi olmana sevindim.Ben pek iyi sayılmam.Çünkü sana bazı şeyleri anlatmam konusunda uygun zamanı seçip seçmediğimin tereddütü içindeyim. -Dedim ya hayatımİyimserce Bir Çıldırışen güzel günlerimden birini yaşıyorum.Gece rüyalarımda çok [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/iyimserce-bir-cildiris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NİLÜFER PERİSİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 08:10:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Perisi konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Perisi konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1798</guid>
		<description><![CDATA[NİLÜFER PERİSİ Sabahın erken saatlerinde, henüz daha güneş bile doğmadan önce, çiğ damlaları nilüfer çiçeklerinin üzerinde nazlı nazlı salınmaya başlamışlardı. Çiğ damlaları oluştukça, nilüferler daha da parlaklaşıyorlardı. Nilüfer tomurcukları yavaş yavaş açılıp doğan günü karşılamaya hazırlanıyorlardı. Tomurcuklardan biri daha yavaş açılıyordu. Bir bebeğin uykusunu, güzel rüyasını bırakmak istememesi gibi nazlanıyordu. Tomurcuğun her yaprağı açıldıkça, etrafa [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/nilufer-perisi-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Diyeceksin</title>
		<link>http://www.hikayen.net/anne-diyeceksin.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/anne-diyeceksin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:59:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Diyeceksin konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Diyeceksin konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1800</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaya gelme hazırlıklarının tamamlandığını öğrenen bir bebek, Tanrı&#8221;ya sormuş: &#8220;Tanrım beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?&#8221; Tanrı, doğmak üzere olan bebeğe gülümsemiş. &#8220;Tüm meleklerin arasından bir melek de senin için seçtim&#8221; demiş. &#8220;O seni dünyada bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/anne-diyeceksin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir rüya</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bir-ruya.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bir-ruya.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:48:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Bir rüya konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Bir rüya konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1802</guid>
		<description><![CDATA[Bir sabah uyandı. O sabah onun için çok güzeldi. Çünkü çok parası vardı. Kumar oynuyordu, uyuşturucu satıyordu iyi olmayan her şeyi yapıyordu. Melekler kadar güzel bir eşi ve dünyalar kadar tatlı 2 tane kız çocuğu vardı ama değerini bilmiyordu. Kumarda yeni kazanmıştı. Çok parası olmasına rağmen yine de ailesine çok para bırakmıyordu. Ailesi çok açtı. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bir-ruya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ördek Okulu</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ordek-okulu-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ordek-okulu-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:37:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Ördek Okulu konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ördek Okulu konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1804</guid>
		<description><![CDATA[Yeşil başlı erkek ördek, kanatlarını çırparak gölün kenarına doğru koşmuş. Göldeki balıkçıllara, filamingolara sevinçle seslenmiş: &#8220;Baba oldum! Baba!&#8221;. Perdeli ayaklarıyla, kıyı boyunca badi badi koşuştururken sevinçle bağırıp, baba olduğunu herkese duyurmuş. Suda ince uzun ayaklarını ve uzun gagalarını kullanarak avlanmakta olan balıkçıllar ve filamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği kutlamışlar. Sonra hiç bir şey olmamış gibi avlanmayı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ordek-okulu-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibirlinin Burnu</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kibirlinin-burnu-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kibirlinin-burnu-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kibirlinin Burnu konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kibirlinin Burnu konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1806</guid>
		<description><![CDATA[İyi kalpli vezir, ülkenin sultanı ile iyi geçiniyor, halkın sorunlarına çare bulmaya çalışıyordu. Onun başarısı etraftaki bazı arkadaşlarının kıskançlığı sonucu istenmedik davranışlara yol açıyordu. Yine bir gün iyi kalpli Sultan ile Veziri konuşuyorlardı. Sultan: -Kötü insana kendi kötülüğü yeter. Başka bir şey yapmaya gerek yok!&#8221;derler. Ne güzel söz değil mi? dedi. -Evet efendim! Gerçekten öyle, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kibirlinin-burnu-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARINCACIK</title>
		<link>http://www.hikayen.net/karincacik-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/karincacik-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KARINCACIK konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KARINCACIK konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1808</guid>
		<description><![CDATA[Toprak yatağından uyanan yavru karıncacık üstünü giyindikten sonra, ağaçlar arasında gezinmeye çıktı. Yavru karıncayı herkes tanıyordu. Karıncacık küçücük olmasına karşın, tanıdıklarıyla uzun uzun söyleşirdi. Bilmediği şeyleri tanıdıklarına sorardı. Karıncacık ağaçların arasından geçerek çayırdaki otların ve çiçeklerin arasında gezinmek istiyordu. Otların üzerindeki çiylerden yıkanmak, renk renk çiçekler arasında gezinip yeni yeni arkadaşlar edinmek, yeni edindiği arkadaşlarıyla [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/karincacik-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖRDEK</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ordek.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ordek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 07:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRDEK konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRDEK konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1810</guid>
		<description><![CDATA[Çık çıkalım Çayıra Yem verelim Ördeğe Ördek yemi yemeden Ciyak miyak Demeden Aldım baktım Kimi çıkardım]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ordek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNLÜ FALCI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/unlu-falci-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/unlu-falci-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 06:50:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜ FALCI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜ FALCI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1812</guid>
		<description><![CDATA[Günün birinde Keloğlan gurbete çıkmaya karar vermiş. Heybesini hazırlamış, anasıyla helallaşmış, çıkmış yola. Sırtında torbası, elinde değneğiyle yürümeye başlamış. Evden çok uzaklara gitmiş. Bir köye yaklaşırken hava iyiden iyiye kararmış. Çalılıkların ardında da bir karaltı belirmiş. Keloğlan hemen bir ağacın arkasına gizlenip, adamı gözetlemiş. Adam koynundan çıkardığını, oradaki bir çalının dibine gömmüş. Sonrada oradan uzaklaşmış. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/unlu-falci-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELLERİM PARMAKLARIM</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ellerim-parmaklarim.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ellerim-parmaklarim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 06:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ELLERİM PARMAKLARIM konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ELLERİM PARMAKLARIM konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1814</guid>
		<description><![CDATA[ELLERİM PARMAKLARIM Sağ elimde beş parmak, Sol elimde beş parmak Say bak, say bak, say bak. Hepsi eder on parmak. Sen de istersen saymak Say bak, say bak, say bak. Hepsi eder on parmak]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ellerim-parmaklarim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnci Nasıl Oluşur Biliyor musunuz?</title>
		<link>http://www.hikayen.net/inci-nasil-olusur-biliyor-musunuz.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/inci-nasil-olusur-biliyor-musunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 06:28:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[İnci Nasıl Oluşur Biliyor musunuz? konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnci Nasıl Oluşur Biliyor musunuz? konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1816</guid>
		<description><![CDATA[İhtiyar Hintli &#8220;“İnci istiridyenin kabukları arasına denizin dibinden tesadüfen giren herhangi bir kum parçası veya buna benzer şeyden başka birşey değildir. İstiridye, kabukları arasına giren bu yabancı cismi bünyesine istemediği için bunun üzerini kendi kabuğuna benzer bir madde ile örtmeye başlar. Ve uzun bir müddet&#8230; sonra bu madde inci olur.” İhtiyarın buraya kadar anlattıklarını dinleyen [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/inci-nasil-olusur-biliyor-musunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırlangıç</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kirlangic.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kirlangic.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 06:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kırlangıç konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kırlangıç konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1818</guid>
		<description><![CDATA[Günlerden bir gün, Kırlangıcın bir adama aşık olmuş. Adamın penceresine konup şöyle demiş: &#8220;Ben seni çok seviyorum. Lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım&#8221;. Adam cevap vermiş: &#8220;Olmaz öyle şey. Sen bir kuşsun. Bir kuş, bir adama aşık olur mu?&#8221;. Kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş: &#8220;Lütfen pencereyi açıp beni içeri al. Birlikte [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kirlangic.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AK BENEKLİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ak-benekli-4.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ak-benekli-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 06:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AK BENEKLİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AK BENEKLİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1820</guid>
		<description><![CDATA[Çoban Ali her gün erkenden kalkar, koyunlarını otlatmaya giderdi. O sabah da şafak sökmeden uyandı. Yatağının içinde iyice gerindi, uzun uzun esnedi. Kuzu postundan yapılmış tüylü yeleğini giydi. Alelacele yalınayak kulübesinden dışarı çıktı. Ağılın kapısını açtı. Sopasıyla birer birer hepsinin kuyruğundan dürttü. - Hadi bakalım tembeller! Düşün yola! Koyunlar, kuzular Ali&#8221;yi görünce sevindiler, meleştiler. Ak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ak-benekli-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BREMEN MIZIKACILARI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bremen-mizikacilari-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bremen-mizikacilari-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:55:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[BREMEN MIZIKACILARI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[BREMEN MIZIKACILARI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1822</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar yaşlı ve yorgun bir eşek varmış. Sahibinin onu artık daha fazla beslemek istemediği ortaya çıkmış. &#8221; En iyisi buralardan gitmek &#8221; diye düşünmüş eşek. &#8220;Bremen&#8221;de şarkıcılık yaparım. Bazıları anırmamı pek bir beğenirdi zaten.&#8221; Böylece bir sabah erkenden yola çıkmış. Bir süre yürüdükten sonra iki büklüm bir köpekle karşılaşmış. &#8220;Artık sahibime avda yardımcı olamayacak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bremen-mizikacilari-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.hikayen.net/1824.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/1824.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[konusu]]></category>
		<category><![CDATA[konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1824</guid>
		<description><![CDATA[Bu sabah beni uyandırmadan işe gitti. Giyindiğini duydum ama kalkmadım. Kalkmak istemedim. Ayazda iki yürek Bir ara yatağa eğilip bir süre yüzümü seyretti. Soluğunu hissettim. Uyumadığımı fark etti sanıyorum. Ama bir şey demedi. Gözlerim kapalıydı ama yüzüme umutsuz bir hüzünle baktığını hissettim. Günlerdir doğru dürüst birşey konuşamıyoruz. Birbirimizden saklanarak yaşıyoruz sanki. Oysa bir yıl önce [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/1824.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Limandaki Son Yolcu</title>
		<link>http://www.hikayen.net/limandaki-son-yolcu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/limandaki-son-yolcu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Limandaki Son Yolcu konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Limandaki Son Yolcu konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1826</guid>
		<description><![CDATA[Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir &#8220;şey&#8221;din&#8230; Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir &#8220;şey&#8221;din. Uykuda [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/limandaki-son-yolcu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dilenci nasıl olunur?</title>
		<link>http://www.hikayen.net/dilenci-nasil-olunur.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/dilenci-nasil-olunur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:24:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Dilenci nasıl olunur? konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Dilenci nasıl olunur? konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1828</guid>
		<description><![CDATA[Dilenci nasıl olunur? Hikayeye göre bir kral, sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. &#8220;Dile benden ne dilersen&#8221; diye soran krala dilenci gülerek, &#8220;sanki benim her dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz&#8221; der. Kral bu cevaba şaşırır ve sohbet ilerler. &#8220;Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle bakalım, ne istiyorsun?&#8221; &#8220;Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım&#8221; [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/dilenci-nasil-olunur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel Bir Hikaye!</title>
		<link>http://www.hikayen.net/guzel-bir-hikaye.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/guzel-bir-hikaye.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:14:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Bir Hikaye! konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Bir Hikaye! konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1830</guid>
		<description><![CDATA[Eski zamanlarda üç yolcunun yolu çölde düşer. Kurumuş bir nehir yatağından geçerken gaipden bir ses gelir. -Durun! Yolcular hemen atlarını durdururlar. Ses, atlarından inmelerini söyler, inerler. -Şimdii yerden bir avuç taş alarak ceplerinize koyun ve arkanıza bakmadan yolunuza devam edin, der ses. Yolcular atlarına bindiklerinde gaipden gelen sesin sahibi sözlerine devam eder. -Emrimi yerine getirdiniz. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/guzel-bir-hikaye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kucuk Deniz Kizi Masali</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kucuk-deniz-kizi-masali.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kucuk-deniz-kizi-masali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:02:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kucuk Deniz Kizi Masali konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kucuk Deniz Kizi Masali konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1832</guid>
		<description><![CDATA[KÜÇÜK DENİZ KIZI Bir zamanlar altı güzel kızı olan bir kral varmış. Ama bu kral insanların kralı değilmiş. Ülkesi dalgaların altında balıkların değerli taşlar gibi parıldadığı bir ülkeymiş. Genç prenseslerin anneleri çoktan ölmüş ve onları büyükanneleri büyütmüş. İçlerinde en güzelleri en küçük olanıymış. Saçları altın bukleler halinde omuzlarına dökülüyormuş. Kızlar büyükannelerinin anlattığı yeryüzüyle ilgili masalları [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kucuk-deniz-kizi-masali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AK BENEKLİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ak-benekli-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ak-benekli-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 04:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AK BENEKLİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AK BENEKLİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1834</guid>
		<description><![CDATA[Çoban Ali her gün erkenden kalkar, koyunlarını otlatmaya giderdi. O sabah da şafak sökmeden uyandı. Yatağının içinde iyice gerindi, uzun uzun esnedi. Kuzu postundan yapılmış tüylü yeleğini giydi. Alelacele yalınayak kulübesinden dışarı çıktı. Ağılın kapısını açtı. Sopasıyla birer birer hepsinin kuyruğundan dürttü. - Hadi bakalım tembeller! Düşün yola! Koyunlar, kuzular Ali&#8221;yi görünce sevindiler, meleştiler. Ak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ak-benekli-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Ve Sadakat</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ask-ve-sadakat.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ask-ve-sadakat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 04:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Sadakat konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Sadakat konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1836</guid>
		<description><![CDATA[Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti. şoför : -Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi. Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ask-ve-sadakat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile Sincap</title>
		<link>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-sincap.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-sincap.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 04:30:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan ile Sincap konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan ile Sincap konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1838</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar bir köyde bir kadın ile oğlu Keloğlan yaşarmış. Fakirlikten, açlıktan perişan durumdalarmış. Bazen evde yiyecek hiçbir şey bulunmaz, oğul Keloğlan sepeti alır eline düşermiş ormanın içine. Biraz mantar toplar getirirmiş anasına pişirmesi için. O gün yine sıkıntılı bir günmüş. Hava sisli ve yağmurluymuş. Keloğlan yine ormana gitmiş. Başlamış mantar toplamaya. Biraz da kendi [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-sincap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHTAPOT</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ahtapot.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ahtapot.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 04:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AHTAPOT konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AHTAPOT konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1840</guid>
		<description><![CDATA[AHTAPOT Gizem dolu, sır dolu, pek çok bilinmezliklerle dolu kainatın bilmem nerelerinde sessizce dönüp durmakta olan sevgili dünyamız. Üzerinde yaşamalarına, hayat bulmalarına, barınmalarına olanak tanıdığın on binlerce yıldan beri her şeyi ile belki de sadece sende var olan canlı varlıklar. Özgün düşünme yetenekleriyle, hayal güçleriyle, inatçılıklarıyla her zaman, her yerde ortaya çıkabilen ve bir bilinmezi [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ahtapot.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VERMEYİNCE MABUT NE YAPSIN SULTAN MAHMUT</title>
		<link>http://www.hikayen.net/vermeyince-mabut-ne-yapsin-sultan-mahmut.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/vermeyince-mabut-ne-yapsin-sultan-mahmut.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 04:08:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[VERMEYİNCE MABUT NE YAPSIN SULTAN MAHMUT konusu]]></category>
		<category><![CDATA[VERMEYİNCE MABUT NE YAPSIN SULTAN MAHMUT konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1842</guid>
		<description><![CDATA[Bazan öyle talihsiz insanlar vardır ki, her işleri ters gider, şansları gülmez mânâsında kullanılan bir deyim. Ziya Paşa&#8221;nm dediği gibi: Bîbaht olanın bağına bir- katresi düşmez Baran yerine dürrü güher yağsa semadan Halk şairleri de bu konuda şöyle demişler: Kara bahtım kem talihim Taşa bassam iz olur Ağustosta suya girsem Balta kesmez buz olur. Bu [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/vermeyince-mabut-ne-yapsin-sultan-mahmut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MARTILAR</title>
		<link>http://www.hikayen.net/martilar-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/martilar-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:56:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[MARTILAR konusu]]></category>
		<category><![CDATA[MARTILAR konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1844</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yüzyıllar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.Tabi her masalda olduğu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve tabii ki bir de prensesi varmış. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış. Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiğinde halk eğilir ve gözlerini kapatır,ya da [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/martilar-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıllı Kaplumbağa</title>
		<link>http://www.hikayen.net/akilli-kaplumbaga.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/akilli-kaplumbaga.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:44:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Kaplumbağa konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Kaplumbağa konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1846</guid>
		<description><![CDATA[Günün birinde bir antilobun ayağı bir kaplumbağaya takıldı ve onu devirdi. “Nereye bastığına dikkat etsene hemşerim” diye azarladı onu kaplumbağa. “O kadar hızlı koşuyorum ki önümdeki her şeyi göremem” diye karşılık verdi hızlı antilop. “Hiç o kadar övünme kendinle” diye öfkeyle söylendi kaplumbağa “eğer istersem senden çok daha hızlı koşarım ben”. “Buna inanmam” dedi antilop. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/akilli-kaplumbaga.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzay Yolculuğu</title>
		<link>http://www.hikayen.net/uzay-yolculugu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/uzay-yolculugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:34:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Yolculuğu konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Yolculuğu konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1848</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar önce çeşitli araçlarla uçmayı denediler. İşte sırtına kanat takmış biri uçmayı deniyor. Sonra balon bulundu. Balonla uçmak güzel ama pek güvenli değil. 19. yüzyılın sonunda ilk uçak yapıldı. Bu da en gelişmiş uçak. İnsanlar sonra uzayı merak ettiler. Ve roketleri yaptılar. Roket ve füze aynı anlamda kullanılır. Füze arkadan fışkırttığı gazın tepkisiyle hedefe doğru [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/uzay-yolculugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÖK BİLİMİNE MERAKLI PADİŞAH</title>
		<link>http://www.hikayen.net/gok-bilimine-merakli-padisah.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/gok-bilimine-merakli-padisah.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[GÖK BİLİMİNE MERAKLI PADİŞAH konusu]]></category>
		<category><![CDATA[GÖK BİLİMİNE MERAKLI PADİŞAH konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1850</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yıllarca önce gökbilimine son derece meraklı bir padişah yaşarmış. Vaktinin çoğunu sarayın yanına inşa ettirdiği gözlemevinde geçirirmiş. O zamana kadar gökyüzü, yıldızlar, uzay, astronomi hakkında yazılmış ne kadar kitap, çizilmiş ne kadar harita varsa bunları mutlaka kitaplığında bulundurmak istermiş. Başka ülkelerin müneccimlerini, astronomlarını sarayında toplar, aralarında yaptıkları tartışmalara kendisi de katılırmış.Dünyanın varoluşundan yaşadıkları zamana [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/gok-bilimine-merakli-padisah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CANAVARLAR ÜLKESİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:13:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[CANAVARLAR ÜLKESİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[CANAVARLAR ÜLKESİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1852</guid>
		<description><![CDATA[CANAVARLAR ÜLKESİ Masal Dünya&#8221;sında, sevimli bir ülke varmış. Burada yaşıyan insanların çoğu mutlu ve güler yüzlüymüş. Çoğu zaman birbirleri ile şakalaşır, nükteler üretir, bunlara kahkahalarla gülermişler. Bu neşeli insanların sokaklarda, caddelerde yürümeleri bambaşka bir güzellik sergiliyormuş. Sokaklarda kadınlı, erkekli kümeler halinde uyum içinde yürürmüşler. Erkeklerin etrafa kah caka satarak, kah kaslarını gererek, kah yeni terlemiş [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/canavarlar-ulkesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SIĞINAK ARAYAN ÇOCUK</title>
		<link>http://www.hikayen.net/siginak-arayan-cocuk-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/siginak-arayan-cocuk-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 03:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[SIĞINAK ARAYAN ÇOCUK konusu]]></category>
		<category><![CDATA[SIĞINAK ARAYAN ÇOCUK konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1854</guid>
		<description><![CDATA[SIĞINAK ARAYAN ÇOCUK Güneş batmış, ay gökyüzünde gezinmeye çıkmış. Gecelerden bir gece sevgili aynacık bakın neler anlatmaya başlamış Uzak memleketlerin birisinde tahtına düşkün, zengin mi zengin bir padişah yaşarmış. Adil olmasına adilmiş ama, burnu kanasa bütün ülkeyi ayağa kaldırırmış. Birgün öyle hastalanmış, öyle hastalanmış ki; ayağa kalkamaz, sarayının bahçelerinde zevkle gezinemez olmuş. Ülkede ne kadar [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/siginak-arayan-cocuk-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tembel Kız</title>
		<link>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 02:53:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Tembel Kız konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Tembel Kız konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1856</guid>
		<description><![CDATA[Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış. Bu karı kocanın bir kızı olmuş. Kız, elbebek gülbebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş. Bunun için adına Tembel Kız denilmiş. Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş. Anası babası ona bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KUYRUKSUZ TİLKİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kuyruksuz-tilki.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kuyruksuz-tilki.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 02:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KUYRUKSUZ TİLKİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KUYRUKSUZ TİLKİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1858</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış, bir yokmuş&#8230; Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken&#8230; Şimdi size tilki ile Henife Bacı&#8221;nın masalını anlatacağım. Bir zamanlar Henife Bacı diye bir ihtiyar kadın varmış. Kendi halinde, kimsesiz, zavallı bir kadınmış. Köylüler bunu çok severmiş. Her sene bu köyde yaylaya [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kuyruksuz-tilki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ASLANIN SARAYI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/aslanin-sarayi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/aslanin-sarayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 02:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ASLANIN SARAYI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ASLANIN SARAYI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1860</guid>
		<description><![CDATA[Aslan ormandaki hayvanları sarayına davet etmiş. Hem onlarla tanışmak, hem de ormanın sorunlarını konuşmak istiyormuş. İçeri ilk olarak içeri giren ayı saraydaki kokuyu beğenmemiş. Eliyle burnunu tutup yüzünü buruşturmuş. Ağzından da “Öffff çok pis kokuyor.” Sözleri dökülmüş. Aslan bu işe çok kızmış. Sarayını kötüleyen ayıyı bir pençede yere serip öldürmüş. İkinci olarak sarayı giren maymun [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/aslanin-sarayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüzgar İle Yaprak</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ruzgar-ile-yaprak.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ruzgar-ile-yaprak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 02:20:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgar İle Yaprak konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgar İle Yaprak konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1862</guid>
		<description><![CDATA[Rüzgar İle Yaprak Rüzgâr ile yaprak dost oldular. Artık rüzgâr savurmuyordu yaprağı. -”Söyle dostum, nereye istersen oraya götüreyim seni” dedi rüzgâr yaprağa. Yaprak düşündü taşındı, aklına hiçbir şey gelmedi. Tekrar sordu rüzgâr: - Hadi söyle seni istediğin yere taşıyayım. Tekrar düşündü yaprak , aklına yine bir şey gelmedi… - ”Bilmiyorum rüzgâr kardeş, aklıma hiçbir şey [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ruzgar-ile-yaprak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜnlÜ Falci</title>
		<link>http://www.hikayen.net/unlu-falci.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/unlu-falci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 02:10:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜ FALCI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜ FALCI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1864</guid>
		<description><![CDATA[ÜNLÜ FALCI Günün birinde Keloğlan gurbete çıkmaya karar vermiş. Heybesini hazırlamış, anasıyla helallaşmış, çıkmış yola. Sırtında torbası, elinde değneğiyle yürümeye başlamış. Evden çok uzaklara gitmiş. Bir köye yaklaşırken hava iyiden iyiye kararmış. Çalılıkların ardında da bir karaltı belirmiş. Keloğlan hemen bir ağacın arkasına gizlenip, adamı gözetlemiş. Adam koynundan çıkardığını, oradaki bir çalının dibine gömmüş. Sonrada [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/unlu-falci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Garip Bülbül</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bir-garip-bulbul.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bir-garip-bulbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:59:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Garip Bülbül konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Garip Bülbül konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1866</guid>
		<description><![CDATA[Çok eski zamanlarda birgün bir delikanlı varmış&#8230; Bu delikanlı çok zengin bir ailenin kızına aşık olmuş.Ama kız delikanlı fakir diye ona yüz vermiyormuş. Genç,bir yılbaşı gecesi bütün cesaretini toplamış ve kızı yılbaşı gecesi balosuna davet etmek için evine gitmiş. Kapıyı genç kız açmış.Kıza, kendisini yılbaşı gecesi balosuna davet etmeye geldiğini birlikte dans etmek istediğini söylemiş.Kız [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bir-garip-bulbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜREK ANA</title>
		<link>http://www.hikayen.net/yurek-ana.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/yurek-ana.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:48:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[YÜREK ANA konusu]]></category>
		<category><![CDATA[YÜREK ANA konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1868</guid>
		<description><![CDATA[Ala dağlar, karlı dağlar yüceden yüce&#8230; Ömrümüzün yarısı gündüz yarısı gece&#8230; Denizler masal gökler bilmece&#8230; Eser evrende seher yeli ince ince&#8230; Yaşar gideriz bu koca dünyada oğul, kimimiz gaddar, kimimiz insanca&#8230; İlle de insanca&#8230; Çok zor işte&#8230; Kimler gelip gitmemiş ki; bu kavanoz dipli dünyadan&#8230; Akıllısından delisine, köründen, kelinden, kösesinden. Eşeğinden, atından, katırından&#8230; Korkak pısırıktan [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/yurek-ana.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tembel Kız</title>
		<link>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:37:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Tembel Kız konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Tembel Kız konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1870</guid>
		<description><![CDATA[Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde;pireler berber,develer tellal iken,ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış.Bu karı kocanın bir kızı olmuş.Kız,el bebek gül bebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş.Bunun için adına Tembel Kız denilmiş.Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş. Anası babası ona bir gelberi yaptırmış.Kız da oturduğu yerden işini [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/tembel-kiz-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UÇAR LEYLİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ucar-leyli-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ucar-leyli-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:27:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[UÇAR LEYLİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[UÇAR LEYLİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1872</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş, bir padişahın çok sevdiği bir atı varmış. Bir gün bu at hastalanmış, bütün doktorlar gelmişler, bunu muayene etmişler ama derdine hiçbir çare bulamamışlar. Nihayet bir doktor, &#8221;&#8221; Bütün memleketteki ahalinin hepsi eteklerine birer avuç ot doldursunlar, at kalkıp da hangisinin eteğinden ot yerse o aşık olmuş demektir. &#8221;&#8221; demiş. Bütün memleketin [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ucar-leyli-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tek Ayaklı Kurşun Asker</title>
		<link>http://www.hikayen.net/tek-ayakli-kursun-asker.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/tek-ayakli-kursun-asker.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Ayaklı Kurşun Asker konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Ayaklı Kurşun Asker konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1874</guid>
		<description><![CDATA[Ah! Ne güzel kurşun askerler diye mırıldandı küçük çocuk. Dogum yıldönümünde kendisine verilen armaganları gözden geçiriyordu. En çok, kurşun askerleri begenmişti. Onları, kutularından çıkararak, masanın üzerine bir bir sıraladı. Düzgün tüfekleri ve kırmızı sapkaları ile hepsi de çok güzel duruyordu. Fakat o da ne? Kurşun askerler arasında bir tanesi, arkadaşlarına benzemiyordu. Çocuk, bu askeri eline [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/tek-ayakli-kursun-asker.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kar Tanesİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kar-tanesi-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kar-tanesi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 01:05:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kar Tanesİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kar Tanesİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1876</guid>
		<description><![CDATA[KAR TANESİ Bir varmış,bir yokmuş&#8230; Eski çağlarda, kuzey ülkelerinden birinde, ormanlar içindeki küçük bir köyde, Daniel adında bir çiftçi ve Anna adındaki karısı yaşıyorlarmış. Artık genç sayılmayacak yaşa gelmiş oldukları halde, Daniel ve Anna&#8221;nın çocukları yokmuş. Halleri vakitleri yerinde olduğundan, çocuksuz olmak, karı kocayı çok üzmekteymiş. Ama her ikisi de iyi kalpli insanlar oldukları için, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kar-tanesi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lokman Hekim</title>
		<link>http://www.hikayen.net/lokman-hekim.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/lokman-hekim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 00:54:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman Hekim konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman Hekim konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1878</guid>
		<description><![CDATA[Şahmaran&#8221;ın ölümünün ardından Tahmasp, yüreği acılar içinde, günlerce dağ bayır dolanıp, Şahmaran&#8221;ın yasını tutuyormuş. Tüm bu yaşadıklarının ve Şahmaran&#8221;ı kaybetmesinin bir rüya olmasını dileyen Tahmasp, bu gerçekten kaçamamış ve sonunda bu olan bitenlerden dolayı kendini suçlu görmeye başlamış. Bu suçluluk duygusunun verdiği acıya daha fazla dayanamayan Tahmasp, Şahmaran&#8221;la karşılaştığı mağaraya gitmeye ve işlediğini düşündüğü bu [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/lokman-hekim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başını Vermeyen Şehit</title>
		<link>http://www.hikayen.net/basini-vermeyen-sehit-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/basini-vermeyen-sehit-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 00:43:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Başını Vermeyen Şehit konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Başını Vermeyen Şehit konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1880</guid>
		<description><![CDATA[Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasındân çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtu lan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/basini-vermeyen-sehit-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Midas&#8221;ın Eşek Kulakları</title>
		<link>http://www.hikayen.net/midasin-esek-kulaklari.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/midasin-esek-kulaklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 00:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Midas''ın Eşek Kulakları konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Midas''ın Eşek Kulakları konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1882</guid>
		<description><![CDATA[Efsaneye göre Marsyas adındaki bir Satiros (Keçi ayaklı, sivri kulaklı yarı insan yarı hayvan yaratıklar) bir gün kırlarda dolaşırken Athena&#8221;nın icat ettiği ancak çalarken yüzü çirkinleştiğinden fırlatıp attığı flütü bulmuş. Bir tanrıçanın eseri olduğu için çok güzel sesler çıkaran flütü çalmaya başladı..ve bir süre sonra marifetin kendisinde olduğuna inanmaya başlayarak kendini Apollon&#8221;a rakip görmeye başladı. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/midasin-esek-kulaklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİHİRLİ YAKUT</title>
		<link>http://www.hikayen.net/sihirli-yakut-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/sihirli-yakut-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 00:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[SİHİRLİ YAKUT konusu]]></category>
		<category><![CDATA[SİHİRLİ YAKUT konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1884</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle bir nehir kenarındaki mermerden yapılmış bır şatoda çok güzel bir prenses oturuyormuş. Bu çok zenginmiş. Nehrin geçtiği bütün yerler onunmuş. Bu kızla kim evlenmek istediyse kız herkes tarafından geri çevrilmiş. Çünkü prenses evleneceği kimsenin büyük bir kahraman olmasını arzu ediyormuş. Bir gece şatosunun balkonunda otururken çok uzaklarda bulunan bir dağın tepesindeki yıkık bir binanın, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/sihirli-yakut-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beklenen Yagmur</title>
		<link>http://www.hikayen.net/beklenen-yagmur-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/beklenen-yagmur-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 00:09:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Beklenen Yagmur konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Beklenen Yagmur konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1886</guid>
		<description><![CDATA[Seneler seneler önce kaf dağının ardında küçücük bir ülke varmış.Bu minicik ülkenin gururlu ama kibrli olmayan bilgin bir kralı varmış.Hep beraber alacakaranlık kuşağındaki minik ülkelerinde mutluluk içinde yaşayıp giderlermiş. Birgün kralın kahinleri gaiplerden bir haber getirmişler: &#8211; Kral hazretleri yarın öğleden sonra bir yagmur yağacak,sakın bu yağmurda ıslanmayın !..Çünkü;bu yağmurda ıslananlar delirecek&#8230;.çıldıracak..demişler.Kral teşekkürler ve hediyelerle [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/beklenen-yagmur-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKBABALARIN UMUDU</title>
		<link>http://www.hikayen.net/akbabalarin-umudu-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/akbabalarin-umudu-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[AKBABALARIN UMUDU konusu]]></category>
		<category><![CDATA[AKBABALARIN UMUDU konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1888</guid>
		<description><![CDATA[Çok eski çağlarda, ülkenin birinde, dinazorların yuvalandığı bir yer vardı. Dinazorlar, yavrulama zamanı geldiğinde, yumurtalarını buraya bırakırdı. Bazı dinazorlar, bırakılan yumurtaların başını bekler, yavruların yumurtadan çıkışında, onların yaşama alışmaları için gereken ilk desteği sağlama görevini üstlenirdi. Bu dinazorlara &#8220;Öğretmen&#8221; denirdi. Dinazor yavruları, kendi başlarına yaşamlarını sürdürebilecekleri büyüklüğe gelince, yuvadan ayrılıp, ülkenin diğer yerlerine yayılırdılar. Yuvadan [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/akbabalarin-umudu-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GİTARCI ASLAN</title>
		<link>http://www.hikayen.net/gitarci-aslan-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/gitarci-aslan-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[GİTARCI ASLAN konusu]]></category>
		<category><![CDATA[GİTARCI ASLAN konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1890</guid>
		<description><![CDATA[GİTARCI ASLAN Ormanlar Kralı aslan bir varisi olmadığından yakınıyordu. Nedeni bilinmezdi fakat hiç yavrusu olmamıştı. Bir erkek yavrusu olsa bir iki yıla kalmaz kocaman olurdu. Şöyle yelesini savurarak boy boy dolaşırdı ortalıkta. Ormana asayişi kontrol için çıktığında bir kükre dimiydi, suçlular ve suç hazırlığı içinde bulunanlar saklanacak delik aramalıydı. Neden sanki tacını, tahtını bırakacağı bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/gitarci-aslan-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Söylenmemiş Aşklar</title>
		<link>http://www.hikayen.net/soylenmemis-asklar.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/soylenmemis-asklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Söylenmemiş Aşklar konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Söylenmemiş Aşklar konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1892</guid>
		<description><![CDATA[Daha henüz 18 yaşındaydı ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapatmıştı kendini&#8230;Sokağa çıkmıyordu. Annesi, bir de kendisi. O kadardı bütün hayatı&#8230; Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa&#8230;Bir yığın vitrin önünden geçti, tam bir CD satan dükkânı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu, geri döndü, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/soylenmemis-asklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KİBRİTÇİ KIZ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kibritci-kiz.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kibritci-kiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:23:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KİBRİTÇİ KIZ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KİBRİTÇİ KIZ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1894</guid>
		<description><![CDATA[KİBRİTÇİ KIZ Bir yılbaşı gecesiydi. Dondurucu, kavurucu bir soğuk vardı. Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar, atkılarına bürünmüşler, hızlı hızlı yürüyorlardı. Kimi evine geç kalmış, acele ediyor, kimi bir eğlence yerine gidiyordu. Çocuklar koşuyorlar, birbirlerine kartopu atıyorlardı. Gecenin zevkini en çok onlar çıkarıyorlardı. Kahkahalarla gülüyorlar, sevinçle haykırıyorlardı. Yalnız bir çocuk vardı ki gelip geçenler onun farkında [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kibritci-kiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELMA ATTIM DENİZE</title>
		<link>http://www.hikayen.net/elma-attim-denize.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/elma-attim-denize.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:13:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ELMA ATTIM DENİZE konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ELMA ATTIM DENİZE konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1896</guid>
		<description><![CDATA[ELMA ATTIM DENİZE Elma attım denize, Gidiyor yüze yüze. Ben vuruldum Filize, Filiz akın. Evi yakın, Onu seven Cüney tarkın. Kın kın kın, Kına gecesi. Si si si, Simitçi çi çi çi. Çİğ köfte te te te, Telefon fon fon fon. Fan fi li fon,]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/elma-attim-denize.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİLGE KAPLUMBAĞA</title>
		<link>http://www.hikayen.net/bilge-kaplumbaga.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/bilge-kaplumbaga.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 23:01:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGE KAPLUMBAĞA konusu]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGE KAPLUMBAĞA konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1898</guid>
		<description><![CDATA[Mor dağlar yüce yüce, derlenip, yekinip varmışlar uca… Ömrümüzün yarısı gündüz, yarısı gece. Renk renk denizler masal, yıldız yıldız gökler bilmece… İnadına yaşar gideriz dünyada kimimiz otlar, kimimiz börtü-böcek, kimimiz kuşlarca… İlle de yaşamak, yaşamak ya insanca… En zor olanı da bu olsa gerek… Neler gelip geçmemiş ki bu yaşanılası evrenden… Akıllısı delisi, divanesi serden [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/bilge-kaplumbaga.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan İle vefasız arkadaşı</title>
		<link>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-vefasiz-arkadasi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-vefasiz-arkadasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:48:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan İle vefasız arkadaşı konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan İle vefasız arkadaşı konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1900</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış, bir yokmuş, hem de Allahın kulu çok­muş, bu kullardan biri de herkesin adını sanını işittiği bizim ünlü Keloğlanmış. Keloğlan’ın bir arkadaşı varmış. Adı Hüsemmiş. Yedikleri içtikleri bir gidermiş. Çok samimi imişler. Böyle imiş ama Hüsem aşırı derecede kıskanç ruh­lu biriymiş. Bir gözünü diğer gözünden kıskanırmış ve çok da çekemez bir yapısı varmış… Keloğlan [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/keloglan-ile-vefasiz-arkadasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARA TREN</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kara-tren.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kara-tren.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:37:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KARA TREN konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KARA TREN konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1902</guid>
		<description><![CDATA[Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş: Düüüüüütt!.. O zaman hayvanlar ormanın kenarına koşarlarmış. Tavşanlar kulaklarını, sincaplar kulaklarını sallayarak onu selamlarmış. Çiçekler bile başlarını sallar, kuşlar [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kara-tren.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAMYON</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kamyon-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kamyon-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:24:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KAMYON konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KAMYON konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1904</guid>
		<description><![CDATA[Kamyon, Zincirli Han&#8221;ın dar ve basık kapısından, yan duvarlara sürtünüp sıvaları dökerek ve üzerine bağlanmış sepetlerle çuvalları dört tarafa fırlatarak ıkına sıkına çıktı. Şoför bir eliyle direksiyona yapışmış, dört metre genişliğindeki sokağın karşı tarafındaki berber dükkanlarına girmeden sola manevra yapabilmeye uğraşıyor, öteki eliyle de ağzına peynirli pide tıkıyordu. Toz, çamur, benzin, makine yağı tabakaların altında [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kamyon-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEÇİLER</title>
		<link>http://www.hikayen.net/keciler.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/keciler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:14:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KEÇİLER konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KEÇİLER konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1906</guid>
		<description><![CDATA[KEÇİLER Ayşe Hanımın keçileri, Hop hop hopluyor, Arpa, saman istiyor, Arpa, saman yok, Kilimcide çok. Kilimci kilim dokur, İçinde bülbül okur. İki kardeşim olsa, Biri ay, biri yıldız, Biri oğlan, biri kız, Hop çikolata çikolata, Akşam yedim salata, Seni gidi kerata.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/keciler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞİ BİLMENİN BEDELİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/isi-bilmenin-bedeli.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/isi-bilmenin-bedeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 22:02:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[İŞİ BİLMENİN BEDELİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İŞİ BİLMENİN BEDELİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1908</guid>
		<description><![CDATA[Bir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan biri arızalanınca fabrikadaki bütün üretim durdu. Mevcut teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraştılar, ancak ne yapılarsa nafile, bir türlü başaramadılar. Sonunda dışarıdan uzman çağırdılar. Uzman gelip makineyi İnceledi. Durumuna baktı. Sonra çantasından bir çekiç çıkardı. Elinde çekiçle makineye yaklaştı. Makinenin belli bir noktasına çekiçle dikkatlice sert [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/isi-bilmenin-bedeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAR TANESİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kar-tanesi.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kar-tanesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 21:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kar Tanesİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kar Tanesİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1910</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış,bir yokmuş&#8230; Eski çağlarda, kuzey ülkelerinden birinde, ormanlar içindeki küçük bir köyde, Daniel adında bir çiftçi ve Anna adındaki karısı yaşıyorlarmış. Artık genç sayılmayacak yaşa gelmiş oldukları halde, Daniel ve Anna&#8221;nın çocukları yokmuş. Halleri vakitleri yerinde olduğundan, çocuksuz olmak, karı kocayı çok üzmekteymiş. Ama her ikisi de iyi kalpli insanlar oldukları için, yalnızlıklarını gidermek [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kar-tanesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Ebruli</title>
		<link>http://www.hikayen.net/ask-ebruli.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/ask-ebruli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 21:42:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ebruli konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ebruli konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1912</guid>
		<description><![CDATA[Gerçek bir Aşk Mektubundan alıntıdır : &#8220;Içime doğdun birden.. Yüreğime düştün.. Damladın yüreğinden yüreğime. Az önce.. Az önceydi.. Aslında hep korkardım; Bir gün, bir yıldız kayarken, ya ben, ona yetişemezsem veya dileğimi unutursam, ya da dileyecek bir düşüm yokken, bir yıldız kayarsa diye&#8230; Ama, senken dileğim, seni dilemişken, Bir yıldız tuttum, bir dilek kaydı.. Bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/ask-ebruli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇİÇek Ve Su</title>
		<link>http://www.hikayen.net/cicek-ve-su-3.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/cicek-ve-su-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 21:31:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİÇek Ve Su konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİÇek Ve Su konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1914</guid>
		<description><![CDATA[günün birinde bir çiçekle su karsilasir ve arkadas olurlar. ılk önceleri arkadaslik olarak devam eder iliskileri. tabii ki her zaman lazimdir arkadaslik birbirini tanimak için. gel zaman git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yaninda içi içine sıgmaz olur artık ve anlar ki suya aşık olmustur. ılk kez aşık olan çiçek etrafa kokular [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/cicek-ve-su-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORMAN PERİSİ&#8221;NİN GÜLLERİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/orman-perisinin-gulleri-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/orman-perisinin-gulleri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 21:21:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ORMAN PERİSİ''NİN GÜLLERİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ORMAN PERİSİ''NİN GÜLLERİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1916</guid>
		<description><![CDATA[Yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış. Peri de güllerini çok sever, her sabah onları hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç peri gülleriyle çok mutluymuş, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/orman-perisinin-gulleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇAM AĞACI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/cam-agaci-2.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/cam-agaci-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 21:09:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAM AĞACI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAM AĞACI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1918</guid>
		<description><![CDATA[Zamanlardan eski zamanlarda, büyük bir ormanda bir çam ağacı varmış. Hani şu yaprakları diken diken olan ama güzel kokan çamdan. Yalnız bu çam ağacı halinden hiç memnun değilmiş. “Öteki ağaçların ne güzel kocaman kocaman yaprakları var. Benimkiler ise diken diken, kuşlar bile konmaya korkar,” diyormuş. Öteki ağaçlardan bir ayrıcalığım olsa ormandaki ağaçlar ve hayvanlar beni [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/cam-agaci-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Kupası Maçlarını İzle</title>
		<link>http://www.hikayen.net/dunya-kupasi-maclarini-izle.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/dunya-kupasi-maclarini-izle.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:58:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası Maçlarını İzle konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası Maçlarını İzle konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1920</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/dunya-kupasi-maclarini-izle.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fransız Kralı Napolyon&#8221;a tokat gibi cevap</title>
		<link>http://www.hikayen.net/fransiz-krali-napolyona-tokat-gibi-cevap.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/fransiz-krali-napolyona-tokat-gibi-cevap.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:46:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Kralı Napolyon''a tokat gibi cevap konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Kralı Napolyon''a tokat gibi cevap konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1922</guid>
		<description><![CDATA[Fransa Kralı III Napolyon&#8221;un, Paris&#8221;te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde , -&#8221;Sen kendini Yavuz Sultan Selim&#8221;in elçisi mi zannediyorsun?&#8221; demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa da büyük bir hazır cevaplıkla: Fransa Kralı III Napolyon&#8221;un, Paris&#8221;te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/fransiz-krali-napolyona-tokat-gibi-cevap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayata Hep Güzel Bakmak</title>
		<link>http://www.hikayen.net/hayata-hep-guzel-bakmak.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/hayata-hep-guzel-bakmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Hep Güzel Bakmak konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Hep Güzel Bakmak konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1924</guid>
		<description><![CDATA[Hastanenin bir koğuşunda üç kötürüm bulunuyordu. Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin önüne, ikincisi ortaya, üçüncüsü ise kapı kenarına yatırılmıştı. Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu için neşeli konuşmalarıyla ötekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya çalışıyordu. Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta öldü. Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin önüne, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/hayata-hep-guzel-bakmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın Büyüklüğü</title>
		<link>http://www.hikayen.net/askin-buyuklugu.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/askin-buyuklugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Büyüklüğü konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Büyüklüğü konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1926</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/askin-buyuklugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİYET</title>
		<link>http://www.hikayen.net/diyet.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:14:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET konusu]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1928</guid>
		<description><![CDATA[DİYET Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu&#8221;da, tüm Rumeli&#8221;de sınır boylarında büyük [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CİMRİ</title>
		<link>http://www.hikayen.net/cimri.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/cimri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 20:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[CİMRİ konusu]]></category>
		<category><![CDATA[CİMRİ konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1930</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar cimri bir adam yaşarmış. Öyle cimriymiş ki bütün mallarını altınla değiştirmiş. Bir çuval altını olunca da gidip bir ağacın dibine gömmüş. Gelgelelim aklı hep altınlarındaymış. Onları düşünmekten gözüne uyku girmez olmuş. Yemeden içmeden kesilmiş. Gece gündüz demez, aklına estiği zaman gider, toprağı kazarmış. Sonra altınlarını bir bir sayarmış. Rastlantı bu ya. Oradan geçen [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/cimri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEZGİN ŞEHMUZ İLE FAKİR PADİŞAH</title>
		<link>http://www.hikayen.net/gezgin-sehmuz-ile-fakir-padisah.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/gezgin-sehmuz-ile-fakir-padisah.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 19:54:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[GEZGİN ŞEHMUZ İLE FAKİR PADİŞAH konusu]]></category>
		<category><![CDATA[GEZGİN ŞEHMUZ İLE FAKİR PADİŞAH konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1932</guid>
		<description><![CDATA[Gezgin Şehmuz geze geze yoklar, yoksulluklar ülkesine varmış. Gezdikçe, insanların nasıl bu kadar yoksul olduklarına şaşırıp kalmış. Giydikleri elbiseler eski, yamalı, yırtık pırtıkmış. Ayaklarında ise, birer tahta çarık, yalınayak dolaşanlar bile varmış. Köyler, kasabalar ve şehirlerdeki evler tek katlı, ahşap yapılarmış. Tarlalar, bağlar, bahçeler belirli yerlerde bulunuyor, fakat ülkenin genişliğine oranla az yer kaplıyormuş. Başkente [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/gezgin-sehmuz-ile-fakir-padisah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARDELENIN ASKI</title>
		<link>http://www.hikayen.net/kardelenin-aski.html</link>
		<comments>http://www.hikayen.net/kardelenin-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 19:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[KARDELENIN ASKI konusu]]></category>
		<category><![CDATA[KARDELENIN ASKI konusu 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hikayen.net/?p=1934</guid>
		<description><![CDATA[KARDELENIN ASKI Daglarda yasayan ve birbirini cok ama cok seven iki tane cicek varmis.Bunlar hep ilk baharda acar sonbaharda dökülürlermis.Bir gün bir cicek digerine: -Bizim birbirimizi bu kadar cok severken ilkbaharda acip sonbaharda solmamiz dogru mu? -Gel biz bundan boyle sonbaharda acalim herdaim askimizi doya doya yasayalim,demis.digeri de -Tamam sonbaharda da acalim,ben seni cok seviyorum,demis.oteki [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.hikayen.net/kardelenin-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
