Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

cenaze

Haziran 2nd 2009 Dini Hikayeler

Kul olmalı insan. Onu yoktan var eden, sınırsız rızıklandıranın kulu olduğunu unutmamalı. Ve yine asla unutmamalı Allah’tan geldiğini ve yine ona dönduruleceğini…..

İmam cenaze namazı kıldırmak icin cemaate saf tutmaları icin seslendi. Daha sonra dönup arkasına baktığında şaşkınlığını gizleyemedi. cunku cemaat beş kişiden ibaretti. Mevtanın yakın cevresinden sadece beş kişi.

O gune dek pek cok cenaze namazı kıldırmıştı. Kimsesi olmayanların bile cami cemaati cenaze namazlarına katılıp ondan sonra dağılırlardı. Ölen o civardan biri olurdu mutlaka. Ya selam verdiği, ya sık sık karşılaştığı veya camide namaz sonrası sohbet ettiği evine girip cıktığı bir komşusu olurdu ölen kişi İnsanlar bunun hatırına, selamın veya bir tebessumun hatırına iştirak ederlerdi cenazesine.

İlk kez bu kadar az kişiyle kılacaktı cenaze namazını. Ama karşısında duran tabuta takılıp kaldı gözleri ister istemez. Hic mi selam verdiği, yardımına koştuğu, hastayken ziyaret ettiği, cocuğu olan ev alan birine hayırlı olsuna gittiği, duğunune, yakınlarından birisinin cenazesine gittiği herhangi biride mi yoktu hayatında?

O kadar mahzun bırakılır mıydı cenaze? O tum bu duygularla namazı kıldırmış, mezarlığa doğru yola cıkılmıştı bile. Yolda da kafasından atamamıştı bu duşunceleri. Acaba ölen kimdi? Nasıl biriydi? Gömulme işlemi bitmiş evine dönerken aklı hala cenazedeydi. Bakkalın önunden gecerken onun tanıyacağını duşunerek hızla oraya yöneldi.

*** Ahmet efendi hayırlı işler

*** Sağ ol hocam nasılsınız?

*** Allah Şukur hocam dunya meşgalesi oyalanıyoruz işte.

*** Ahmet efendi sana bir şey soracağım.

*** Buyur hocam hayırdır.

*** Bugun bir cenaze vardı camide. Fakat cemaati sadece beş kişiydi. Bende meraklandım ölen kimdir diye?

*** Evet şu ikinci kattaki mazdası olan adam. Adı Fatih değil mi?

*** Evet adı Fatihti. Madem tanıyordun da neden cenazede yoktun o zaman?

*** Hocam işin aslı değişik bir adamdı. Annesi ve babası hatır soran insanlardı ama o evden kimseye selam vermeden cıkıp arabasına atlar, teybini sonuna kadar acıp gaza basar giderdi. Kimseye hal hatır sormaz, hayırlı işler demez, insanları kucumseyen, saygısız sevgisiz biriydi. Bir kere bile camide gördun mu sen hocam?

*** Hayır tanımıyorum. Belki de yeni gelmişlerdir o yuzden olabilir.

Ahmet efendi hararetle anlatmaya devam etti. Fatih’e kızgınlığı konuşurken gözlerinin donukluğundan ve kelimeleri birbiri ardına sıralamasından belliydi.

*** Hocam camiyle, ezanla işi yoktu ki zaten. Dedim ya saygısızdı. Sadece komşulara değil, akrabalarına karşı da aynı şekilde davranıyormuş. Bazen akrabaları burada alış veriş yaparlarken o yanlarından gecip gider onları da görmezden gelir, arabasına atlar giderdi. Onlarda anlatırlardı. Evlerine gittiklerinde de o d diğer odaya gider orada muzik dinlermiş. Onların yanına bile girmeye tenezzul etmezmiş. Yani kısacası hic kimseyi önemsemezdi. Bir akrabası anlatmıştı. Önceden bu şekilde değilmiş. Beş sene oldu onlar buraya taşınalı. Zengin bir akrabası onlara bu evi almış, başka bir akrabası da ona iş vermiş. Sonra bir de altına araba cektiler. Adam değişti ne oldum delisi oldu yani anlayacağın hocam… Selamı sabahı kesti. Sonra kendisi gibi Allahsız, besmelesiz birini bulmuş nereden bulduysa, duğunsuz derneksiz aldılar beraber yaşıyorlar. İşte hocam bazen iyilik ve hayır olsun diye yapılan yardımlar insanı bu şekilde azgınlaştırabiliyor da.

Hoca dalgındı. Tum bu anlatılanları kafasında canlandırmaya calıştı. Hala insanlardan bu derece kopuk yaşamasının sebebini anlayamamıştı.

*** Tamam da Ahmet efendi insanlardan neden bu kadar koptu ki?

*** Şımarıklık hocam. Sonradan görmek bu olsa gerek. Hic kimsenin doğumuna, ölumune, hastalığına, sağlığına gitmezse ona gelirler mi hocam? Doğum da insanlarla olur ölum de, Duğunde de insan lazım, cenazede de. Bu dunya gelip gecici be hocam. Bak hicbir şey kurtarmıyor insanı. Ölum sırası geldiğinde ansızın alıveriyor insanı.

Hoca destekler mahiyette kafasını salladı.

*** Evet haklısın. Dunyada guzel şeyler yapmak lazım. Geride kalanlar seni guzel hatırlasın.Bugun ölecekmiş gibi ahiret icin, hic ölmeyecekmiş gibi de dunya icin calışmalı insan. Öleceğini asla unutmadan, yeri ve zamanı geldiğinde hicbir guc, hicbir şey erteleyemez ölumu. Yuce yaradan Kur’an da ne buyurmuş?

“Siz sağlam kalelerde bile olsanız ölum gelip sizi bulur.” Ahmet efendi de dalgınlaştı. Evet hoca cok haklıydı. Bu dunya yalnız yaşanıp, seessiz sedasız terk edilecek bir yer değildi ki. Guzel şeyler yapmalı, yaradanını unutmadan, yarattıklarını kucumsemeden yaşamalı. Amacı olmalı aldığı her nefesin. Bir işe yaramalı insan!.. Yiyip icen, gezip dolaşan bir et yığını değil ki insan. Sevmeli, sevilmeli, öğrenmeli, öğretmeli, almasını bildiği gibi vermeli de, insanlarla ic ice surdurmeli yaşantısını. Evet hoca cok haklıydı. Sevildiğini kanıtlarcasına cenazesinde;

*** Mevtayı nasıl bilirdiniz? Sorusuna yuzlerce insan yurekten hep bir ağızdan;

*** İyi bilirdiikk.. diye haykırmalı. Gercekten gözyaşı dökup uzulmeli onun icin. Ardından dualar etmeli kusurlarının affı icin. Tum bunları yapacak gercek dostlar, sevenler bırakmalı insan ardında. Ona bir adım atana o, on adım atmalı. Ona yuruyerek gelene o, koşarak gitmeli. Ona selam diyene o, daha guzeliyle karşılık vermeli. Yani kul olduğunu aldığı her nefeste hatırlamalı. Ölumlu bir fani olduğunu her verdiği nefeste hissedebilmeli.

Kul olmalı insan. Onu yoktan var eden, sınırsız rızıklandıranın kulu olduğunu unutmamalı. Ve yine asla unutmamalı Allah’tan geldiğini ve yine ona dönduruleceğini…..




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Aşşk acısı cekiyorsanız yada karşşılıksız bir sevdaya düşşmüşş iseniz kurtulmanız imkansız değildir- Sadece biraz caba sarfetmeniz gerekir- Yapmanız gerekenlerden bazılarını aşşağıda maddeler halinde bulabilirsiniz-

1-Kesinlikle icinizde geri dönermi dönmezmi şşeklinde bir umut bırakmamanız, kararlarınızı ona bırakmamanız ve onun düşşüncesi ne olursa olsun kendi kararınızı uygulamanız gerekir-
2-Artık ondan vazgectikten sonra ona karşşı hayranlık yada nefret duyguları beslememeniz [...]

Önceki Yazılar

Gecmisin buyuk bilginlerinden biri, yorgun bitkin bir halde uzun bir yolculuktan dönmus, ter ve kir ağırlığı da buna eklenmisti Yurduna yuvasına kavusan bilginin ilk isi hamama gidip kendisine en fazla rahatsızlık vermis olan kir ve terden kurtulmak oldu Hamamda kendisini yıkayan tellak görgusu kıt biriydi Yıkanma kesesine dolan avuc avuc kirleri suya tutacağına “Ne kadar [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat