Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Büyülü Kent

Ağustos 17th 2008 Çocuk Hikayeleri

dedelerimizden dinlediğimize göre, 1700 yılında san bartolo kenti büyülenmiş. görünmez olmuş. anlatılanlara bakılırsa, batmış gitmiş toprağın derinliklerine. bu felaketin nedenleri pek de iyi bilinmiyor. kimileri bunun, kilise inşa edildiğinde çanı olmadığı için, köylülerin san lucas tecopilco adlı yakın bir köyün kilise çanını yürütmeleri yüzünden olduğuna inanıyor.

söylentiye göre, çan kulesine gece saat on birde varmışlar. herkes uykudaymış. Çanı ses çıkarmadan dikkatle indirmişler. saat on ikiye yaklaşırken, ellerinde çanla gidiyorlarmış san bartolo’ya. o anda tüm kent yok oluvermiş birdenbire. büyülenmiş olduğundan batıp gittiği söylenir.

geriye tek kalan ise kentin koruyucusu olan aziz heykeli imiş. bir çam kütüğünün üstünde durup dururmuş öylesine. derler ki cuamanzingo çiftlik arazisinde çalışan işçiler, bu aziz heykelini bulup hemen efendilerine haber vermiş. efendileri de azizciği alıp, daha yakışır diye, çiftliğin şapelinin1 boş altlarına2 yerleştirmiş. ertesi gün gittiklerinde bir de bakmışlar ki, yerinde yok. araya araya onu ilk buldukları yerdeki çam kütüğüne ulaşmışlar, heykeli eski yerinde bulmuşlar. yine taşımışlar, yine eski yerine dönmüş. hep yürüye yürüye gittiği söylenir, çünkü ayağındaki sandaletlerin çamurla dolmakta, tabanlarının delinmekte olduğunu görmüşler. kesin olan o ki, sonunda yorulmuş azizcik ub gidip gelmelerden. bugün o çiftlikte artık oturan yoksa da heykel boş atların üstündeki yerinde durup durur.

gene söylentilere göre, bu büyülenmiş kentin bayramı olan 24 ağustos günü, gece saat on ikiye doğru çanların çaldığı, horozların öttüğü, fişeklerin patladığı duyulur. büyükannemle büyükbabamın beni çam kütüğünün önüne çan sesleri dinlemeye götürdüğünü çok iyi anımsıyorum. oraya varınca diz çökerdik. büyükannemle büyükbabam haç çıkarıp dua ederdi. ben en küçük bir ses bile işitmedim hiç, ama onlar çan seslerinin duyulduğunu söylerdi. kimbilir!

o cıvadra hep denir ki, kentin büyüsünü çözmek için san bartolo insan biçiminde dünyaya gelecek. bu doğan çocuğun yitik kenti görme yeteneği olacak. sonra o kentin kilisesine gidip orada bir yanda kırık bir mesih heykeli, bir yanda da bol altın görecek. eğer mesihi yerden kaldırırsa kent büyüden kurtulacak, yok eğer altınları almayı yeğlerse kent sonsuza dek gömülü olduğu yerde kalacak, tıpkı şimdiki gibi büyülü ve görünmez olacak




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Üç yanı aşılmaz karlı dağlarla çevrelenmiş, geniş ve verimli topraklara sahip bir köyün dış dünya ile irtibatını sağlayan tek yol, azgın suları olan bir ırmak üzerindeki tahta köprüydü. bu köyde yaşayan köylüler kasabaya gitmek için ırmağın en dar kısmına yaptıkları tahta köprüden geçmek zorundaydılar. köylüler, arabalara yükledikleri ürünleri kasabada satarlar ve neşe içinde köye dönerlerdi. [...]

Önceki Yazılar

Çakallar istasyonundan yolcularını alan tren hareket etmişti. trenin düdüğünü sincap son kez çaldı ve tren maymunlar ormanına doğru yol almaya başladı. Çakalların başkanı goro buraya bir tren hattı yapılması fikrini ortaya attığında maymunların sert tepkisiyle karşılaşmıştı. fakat goro kuru gürültüye pabuç bırakan cinslerden değildi. projesini gözden geçirdikten sonra ormanlar kralı aslanın huzuruna çıkarak yapmak istediklerini [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat