Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

büyülü kent – çocuk hikayesi

Ağustos 7th 2009 Çocuk Hikayeleri

Büyülü Kent

Dedelerimizden dinlediğimize göre, 1700 yılında San Bartolo kenti büyülenmiş. Görünmez olmuş. Anlatılanlara bakılırsa, batmış gitmiş toprağın derinliklerine. Bu felaketin nedenleri pek de iyi bilinmiyor. Kimileri bunun, kilise inşa edildiğinde çanı olmadığı için, köylülerin San Lucas Tecopilco adlı yakın bir köyün kilise çanını yürütmeleri yüzünden olduğuna inanıyor.

Söylentiye göre, çan kulesine gece saat on birde varmışlar. Herkes uykudaymış. Çanı ses çıkarmadan dikkatle indirmişler. Saat on ikiye yaklaşırken, ellerinde çanla gidiyorlarmış San Bartolo’ya. O anda tüm kent yok oluvermiş birdenbire. Büyülenmiş olduğundan batıp gittiği söylenir.

Geriye tek kalan ise kentin koruyucusu olan aziz heykeli imiş. Bir çam kütüğünün üstünde durup dururmuş öylesine. Derler ki Cuamanzingo çiftlik arazisinde çalışan işçiler, bu aziz heykelini bulup hemen efendilerine haber vermiş. Efendileri de azizciği alıp, daha yakışır diye, çiftliğin şapelinin1 boş altlarına2 yerleştirmiş. Ertesi gün gittiklerinde bir de bakmışlar ki, yerinde yok. Araya araya onu ilk buldukları yerdeki çam kütüğüne ulaşmışlar, heykeli eski yerinde bulmuşlar. Yine taşımışlar, yine eski yerine dönmüş. Hep yürüye yürüye gittiği söylenir, çünkü ayağındaki sandaletlerin çamurla dolmakta, tabanlarının delinmekte olduğunu görmüşler. Kesin olan o ki, sonunda yorulmuş azizcik ub gidip gelmelerden. Bugün o çiftlikte artık oturan yoksa da heykel boş atların üstündeki yerinde durup durur.

Gene söylentilere göre, bu büyülenmiş kentin bayramı olan 24 Ağustos günü, gece saat on ikiye doğru çanların çaldığı, horozların öttüğü, fişeklerin patladığı duyulur. Büyükannemle büyükbabamın beni çam kütüğünün önüne çan sesleri dinlemeye götürdüğünü çok iyi anımsıyorum. Oraya varınca diz çökerdik. Büyükannemle büyükbabam haç çıkarıp dua ederdi. Ben en küçük bir ses bile işitmedim hiç, ama onlar çan seslerinin duyulduğunu söylerdi. Kimbilir!

O cıvadra hep denir ki, kentin büyüsünü çözmek için San Bartolo insan biçiminde dünyaya gelecek. Bu doğan çocuğun yitik kenti görme yeteneği olacak. Sonra o kentin kilisesine gidip orada bir yanda kırık bir Mesih heykeli, bir yanda da bol altın görecek. Eğer Mesihi yerden kaldırırsa kent büyüden kurtulacak, yok eğer altınları almayı yeğlerse kent sonsuza dek gömülü olduğu yerde kalacak, tıpkı şimdiki gibi büyülü ve görünmez olacak.




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Hacı Bayram-ı Velî’nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî’nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;

“Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. [...]

Önceki Yazılar

Ben o zaman 15 yaşında genç bir kızdım ismim Dolunay sınıfta boşlardandım (boş demek bizim sınıfta sevgilisiz demek) zaten boşlarda 3 kişiydi. Aslında arkadaşlarıma özenirdim yine kendimi hazır hissetmiyordum Aslıya şu ana kadar çok teklif geldi ama yinede hepsi ahlaksız iki günde sevgili değiştirenlerdi. Ben güzel bir kızdım sarı uzun düz saçlar ve turkuaz mavisi [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat