Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Büyük Tüp Kaç Para

Ağustos 7th 2008 Anı Hikayeler

büyük tüp kaç para..
“ bir babanın hatıra defterinden…”

bu sabah garip bir ruh halindeyim.

adını koyamıyorum, içimde garip bir huzursuzluk var, belki edebi anlatımla ‘melankoli\’ diyeceksiniz amma velakin bu ruh halimin tasviri zor olsa da kısaca canım sıkılıyor.

dün işe gitmek için servis beklediğim durakta yanımdan geçen iki delikanlının konuşmasına kulak misafiri oldum.

gençlerden biri,

- tüküreyim böyle yaşamanın içine, abi annem tüp parası istedi yok, abi yok işte.

diğer arkadaşı başıyla onayladı,

arkalarından bakakaldım, daha yirmili yaşlarda olmalarına rağmen omuzları çökmüş, benlerini taşıyan bacakları isyan edercesine onları taşımaktan aciz, sağa sola yalpalıyor.

birkaç dakika öyle kalakaldım, sonra yanımda bulunan arkadaşımın sesiyle kendime geldim.

- hadi abi binsene arabaya, davet mi bekliyorsun.

yanı başıma kadar gelen, tam önümüzde duran servisin bile farkında değilim.arabaya bindikten sonra en arka koltuğu oturdum. başımı cama dayayıp bir süre öylece kaldım.

sonra garip bir iç burkulması, garip bir sıkıntı ile oturduğum yerde kendimi kötü hissettim.

hani yağmak üzere olan dolu bulutların bir anda bütün biriktirdiği sularını yeryüzüne salması gibi benimde yüreğimde birikenler aynı bulutlar gibi bir anda boşalıverdi.

yüzümden süzülen yaşları arkadaşlarım görmesinler diye başımı iyice cama döndüm,

yaşım 42, bu güne kadar pek ağladığımı hatırlamam.neden bu kadar dolu, doluyum bilmiyorum.
Şimdi elin adamları evlerine tüp alamamış ne var bunda ağlayacak dediğinizi duyar gibiyim, yada bazı gönül dostlarına bu yazdıklarım garip gelecek.

İnanın bende bu melankoli halimin, bu ağlamaklı garip tavrımın sebebini bulmaya çalışıyorum.
sanırım bunun cevabı yine bir tüp alma olayında saklı.
———————————————-

efendim işin özü 1992 senesi, daha bir aylık evliyim.

eşim mutfaktan seslendi,

- canım… tüp bitti sanırım, bir tüp alda gel.

Şimdi tüp almak için telefon açmak yetiyor. oysa o yıllarda arabalarına tüp yükleyenler sokaklarda bağıra, bağıra gezerlerdi, domates,biber satılır gibi tüp satılırdı.aygazzzz… İpragaazzzzz…milangazzzzzzz… gibi. eğer satıcıların geçtiği saatler dışında ihtiyaç olursa ertesi günü beklemek gerekiyordu.

hafta sonu bu saatte tüpçüde geçmezki dedim kendi, kendime. bir yandan söylenerek ayakkabılarımı giydim, diğer yandan ne yapacağımı düşünerek kocaman mavi tüpü omzuma alarak sokağa çıktım.

bir saate yakın tüpçü aradım, yok arkadaş tüpçü dolu ama benim aradığım marka tüp yok. omzumda gittikçe ağırlaşan tüp ile sokaklarda dolaştım durdum.

nihayetinde sora,sora bağdat bulunur hesabı tüp satan dükkanı buldum.

cebimde bulunan paranın tamamını vermeme rağmen küçük bir miktar eksik kaldı, tüpçü gözleriyle iyice süzdü beni ve kaba bir ses tonuyla,

-bu saatte işin olsun, tüpsüz kalma diye veriyorum.İnşallah kalan parayı yarın getirirsin

bugün içinde bulunduğum ruh halinden daha beter bir halde bedenim kasıldı,başım çatlayacak kadar ağırmaya başladı.kelimeler boğazımda düğümlendi, oysa konuşkan,derdini anlatabilen bir adamım. ama o gün çaresizliğin girdabında kayboldum, bittim inanın.

ayaklarımın dibine bırakılan tüpü almadım, alamadım. masanın üzerine bıraktığım paraları tekrar geri aldım. kenara bırakılan boş tüpü aldım, bütün sitem ve aşağılayıcı tavrımı takınarak – tüpünüz sizin olsun, param tam olunca alırım.

tüpçü ağzına attığı kocaman sakızı bir o yana, bir bu yana çevirerek çiğnemeye devam etti. söylediklerim umurunda olmadan lakayt bir şekilde, sen bilirsin kardeşim, dedi.

tekrar omzuma attığım tüp ile eve döndüm, eşime olanları anlatamadım. ona bütün aramalarıma rağmen tüpçü bulamadığımı söyledim.

tencerede yarı pişmiş yemeğimiz, eşimle göz göze geldim, kendimi çaresiz, yorgun ve tükenmiş hissettim.

o akşam peynir ekmek ile karnımızı doyurduk.ertesi gün yakın bir arkadaşımdan borç alarak tüp aldım.

aradan koca 18 yıl geçmesine rağmen yeniden yaram depreşti.

otobüs İstanbul trafiğinde can çekişircesine ilerlerken, başımı iyice cama yasladım yanaklarımdan süzülen yaşları kimseler görmeden ve içimde bulunan bu melankoli halimi kimseye fark ettirmeden doyasıya ağladım




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Çocukluğumun hayal kahramanı…
İt vuran amca..!
———————————————-
okuyucunun bilgisine;
bu Öykü- 1970-1990 yılları arasında yaşanan bir olayın anlatımıdır.
İsimler gerçek,olay yaşanmış bir olaydır.
hatıralarına derin saygılarımla..
————————————————-

avcılar bahar mevsimidir turnaları vurmayın…

her öykünün bir kahramanı olmalı. hayat bazen kendi içinde öyküler kurgular ve içimizden birilerine bu öyküde yer verir. her öyküde olduğu gibi bu öyküde anlatılanlarda bir yaşanan günlük hayatın bir parçasıdır.

havada uçuşan [...]

Önceki Yazılar

aylardan ekim, günlerden perşembeydi!
ticaretle iştigal ettiğim yıllarımdı!
yoğun bir tempoda, kendi halimizde, belirli prensiplerle,
kanmaya ve kandırılmaya, kapalı bir kimlikte,
huzurun mekânı sloganıyla, hizmet vermeye çalışıyorduk.
on beş kadar elamanımız mevcuttu.
dört katlı ve her katı farklı reyonlardan oluşan,
bir giyim mağazasıydı!
İsmi, ülkemizde ilk kez tarafımızdan konan,
“suffe giyim” ünvanın daydı!
mümkün olduğu kadar, prensiplerimize sadık kalarak,
varlığımızı idame ettiriyorduk!
Üçüncü şahısların iş ahlakı ve [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat