• Efsane Hikayeler 12.09.2008

    bir gün bir şehirde bir adam yaşarmış kendi halinde bir evde ayleysiyle yaşarmış.cocuk ken insanlardan yemiş olduğu darbelerden dolayı adam sürekli kendi dünyasında kitaplarıyla yaşarmış.onu diğer insanlardan ayıran özelikde sürekli kitap okuyup kendine cok farklı bir dünya yaratmasıydı.en sevdiği ve yapa bildi tek şey buydu.

    yaşadığı şehirde bütün insanlar maskelerle dolaşırlardı.bu adam bu insanların maskelerinde korktu için sürekli insanlardan kacıyordu.cünkü o maskelerin altındaki telihkeleri sezemediği için artık korkularını azaltmak için sürekli kitaplar okuyordu.bir nebze korkularından kısada olsa kaca biliyordu. artık hayatı kitaplar olmuştu. yaşıtları gezerken eğlenirken o kendi dünyasında sihirli kitaplarıyla yaşayıp duruyordu ne zaman kitaplarını bırakıp insanların dünyasına girdiyse darbeler yiyip duruyordu. o Şehirin en meşur ustaları maske yapan ustalarıydı. Öyle maskeler yapıyorlardiki i,nsanların yüz yapısından hiçbir farkı yoktu maskelerin . bundan dolayı genc adam maske ve yüzleri secemiyordu. secemediği içinde sürekli darbeler yiyip duruyordu. bu darbeler onu kitapların içine hapsediyordu.genç adam senelerce kitapların arasında kaybolup gitmişdi. arada seneler gecdikden sonra genc adam artık orta yaşa gelmişdi artık bir nebzede olsa kitaplardan aldığı bilgi onu olgun bir bilge adam yapmışdı.artık bilgeliğiyle insanların maskelerinin altındaki telikeleri seze biliyordu. ve darbelerden kendi koruya biliyordu.artık bilgeliğine güveniyordu artık hayata atılmak için hazır dı yada o öyle biliyordu.kitapların verdiği öz güvenle ve temel bilgilerle artık hasırım diyordu. bilge adam yüreyinde oluşan bir sevgi pınarı oluşmuşdu öyle bir sevgi pınarı oluşmuştuki artık sevgisiyle bütün kötülükleri yene bilçene inanmışdı.temel felsefesi sevgiydi bir gün bütün kötülüğü yenecekdi. bilge adam buna inanmışdı artık oda İnsanlar gibi şehre inip bilgeliğinine ve yüreyindeki sevgi pınarına güvenip insanların içine karışmaya başlamıştı. ve günler aylar bir birini kovalarken bilge adamın hiçbir dostu yokdu olmamışdı. bir gün bilge adam o şehirde hiç görmediği dünyalar güzeli bir kızla tanışmıştı. bilge adam kızı görünce ve konuşunca sanki büyülenmişdi sürekli bunun bu dünyaya ayit olmadaığını söylüyüp duruyordu ve kızda bilge adamdan hoşlanmaya bşlamışdı o kadar mutlu olmuşduki mutlulukdan ucmuşdu sanki bilge adam artık aşık olmuşdu hiç yaşamadığı tatmadı duygular hakim olmuşdu yüreyi sanki vucunda ölen bütün hüçreleri tekrar aşk sayesinde canlanıyordu bilge adamın. aşk okadar mutlu etmişdiki bilge adamı bian insanlardan yediği darbelerin acısını unutmuşdu bu bir mucizeydi bilge adam için. onu artık hayata bağlayan bir amacı vardı yaşaması için bir sebeb vardı. günler gecdikce bilge adamın hayatın içinde insanlardan aldığı bıcak gibi darbeler aşk ilacıyla vucudu ileşiyordu. vucudundaki kesikler kaybolmaya başlamışdı bu bir mucizeydi sanki bilge adam için . bilge adam kızdan o kadar büyülenmişdiki farkına varmadan bilgeliğini kaybetmeye başlamıştı bunun farkına varamamışdı bilge adam. hayatında hiçbir kızı bu denli sevmemişdi bilge adam o kızla cok mutluydu bilge adam.günler aylar geciyordu artık bilge adam bu büyüleyici ve dünyanın en güzel kızla evlenmeye karar vermişdi sanki senelerce aradığı şey buydu bunu kacıramasıdı bilge adam mutluluk buydu ona göre onu böyle heycanlandıran mutlu eden hiç bişey olmamışdı hayatında. kendine söylip duruyordu bilge adam evet evet bu dünyalar güzeli prenzezle evlenmem lazım ve onu dünyanın en mutlu insanı yapabilirim diyordu kendi kendine.allahın bana gönderdiği bir hediyeydi bir melekdi bu.bir birilerini göremedikleri zamanlar haberci güvercinlerle birbirleriyle haberleşiyorlardı. bilge adam aylarca güvercinleriyle haber yoluyordu prensesine ve bir gün ikiside karar verdi evlenmeye ve prenses bunu ilk annesine anlatı. ve annesi bilge adamı görmek istedi ve annesinin hayali yakışıklı bir prensdi bir gün buluştular üçü. annesi bilge adamı görür görmez şok oldu bilge adamin iç dünyası cok güzeldi ama insanların bakış acısına göre pek yakışıklı biri değildi cünkü insanlar sevgiyle bakmıyorlardı birbirilerine. ve annesi sanki yıkuılmışdı karşısındaki bilge adamı kızına yakışdıramamışdı. bilge adam bunu fark etmişedi bilgeliğiyle ve olay karşısında şok olmuşdu bütün umutları yıkılmışdı bilge adamın sanki. ama melek kalpli prenses bilge adamı teseli ediyordu. her zorluğa rağmen biz evlencez diyordu bilge adama bu sözler bilge adamın kalbini tekrar düzeltmeye yetmişdi. prensez bilge adamın yanında cok mutluydu. ama mutlulukların altında sürekli korkular besliyordu prensez cünkü biliyordu bilge adamı aylesi beyenmeyeceni sürekli bunu düşünüp duruyordu prensez. ama bilge adam sevgiziyle bütün kötülükleri sorlukları yenecene inanıyordu. sevgizi için bütün kötülüklerle savaşacakdı ve savaşın sonda prensezleevlenecekti aylar gecdi her günün tadını cıkarıyorlardı bizim aşıklar. bir gün prensez güvercinlewriyle bilge adama haber yoladı bige adam güvercinin bacandaki kağıdı cıkarıp okumaya başladı ve okurken prensez bilge adamdan ayrılmaya karar vermişdi ve bu sözlwer bilge adamı yere sermişti kalp atışları hızlandı bilge adamın kalbi göğzünde fırlayacak gibiydi aman allahım diyordu neden ben neden ben diyordu bilge adam.bu diğere insanlardan darbelere benzemiyordu. sanki kalbine zerli bir hancer saplanmaıştı . ve belirli bir şokdan sonra kendine geldi bilge adam panikliği bitikdern sonra kendine geldi bilge adam hemen güvercinleriyle presnseze haberler yolamaya başladı ve her seferinde bilge adama sevginin bitini söylüyordu prensez. bilge adam şok olmuştu bu haber karşısında artık bu dünyada onsuz yaşayamicana karar vermişti bu acıya yüreyinin dayana micanı düşünüyordu bilge adam prenzeze haber yolayarak sensiz yaşayamam diyordu beni anca bu acılarımdan kurtaracak ilac ölümdür diyordu prenseze. Ölmek için bir yer düşünüyordu prenzesin evinin tam yanında olsun diyordu ölümüm. ve güvercinlerle prenseze ölecenin haberlerini yolarken haberleri annesi okuyordu . be haberleri ve annesi bilge adama kızına büyüceler tarafında büyü yapıldını söylüyordu. büyüden dolayı sevgisinin sana karşı bittiğini söyledini söylüyordu. bilge adam bunları duyunca biraz rahatlamışdı tekrar nefes alıyordu.bu habere bilge adam evet diyordu ben sevgimle bu büyüyü bozarım diyordu. cünkü kitaplardan aldığı buydu sevgi bütün kötülükleri yener bilge adam kalbinin içindeki sevgi pınarından aşkına sevgi ilacını yoluyordu evet evet bu büyünün ilacı olması lazım diyordu bilge adam sevgi pınarından iç mesi lazımdı prensezin bilge adama göre.bilge adam o kadar inanmışdıki prensezin ileşcene artık hiçbir şphesi yokdu sevginin yok edemiceği kötülük yokdu ona göre en büyük ilc sevgiydi bilge adama göre.ama yanılmışdı bilge adam prensez düzelmemişdi büyü bozulmamışdı . bilge adam gecelrin karanlığında düşünüyordu aklına eski bilgelrin bir sözü gelmişdi gerceyi sorunları gecenin karanlığında arin diye bilge adam gündüzleride o ülkenin önden gelen hekimlerine ve büyücülerine gidiyordu büyüyü bozmak için ve hernekadar arasada bir türlü bulamamışdı caresini . büyü prensezin üzerinde ettkisini iyi ce göztermeye başlamıştı artık prensez halinde memnun olduğunu bilge adamın kendisini rahat bırakmasını istiyordu. bilge adamdan iyice soğumuştu prensez artık prensez o kadar büyünün etkisinde kaldıki büyünün bozulması için hiçbir caba sarf etmiyordu. bilge adamın bütün söylediği o güzel sevgi sözleri artık hiçbir işe yaramıyordu. artık bilge adam bütün umutlarını kaybetmeye başladı ve anladıki büyü bozulsa bile artık prensezine kavuşammicanı anlamıştı. ve prenseze son sözlerini yazıp güvercinle yolicaktı ve son sözlerini şöyle yazıyordu bir gün büyü bozulursa bana karşı sevgin kalmış za bana geri döne bilirsin diye yazıyordu istediğin zaman geri gele bilirsin diyordu. presnsez bilge admın hayatında tamen cıkarken bilge adam artık hiçbir insana Ömrünün sonuna kadar güvenemeyeceni öğrendi. kalbinden prensez tarafında saplanan zehirli hanceri cıkarmıştı artık ve zehir etkisi giderek azaltıyordu ve artık bilge adam düzelmeye başlamıştı. ve gün gecdikce dahada düzeliyordu. prenseze karşı his etiği sevgi artık yerini nefrete bırakmıştı.bilge adam bir türlü kabulenemdiği şey prensezin sevginin kötülüklerden üstün olduğunu zamanla sevgiyle büyü bile bozulcanı inanamamsıydı. sevginin güçüne inanmadığı için artık prensezden tamen soğumuşdu bile adam.bilge adam bir gün büyü bozulup prensez geri dönse bile hiçbir şey eskisi gibi olamayacanı öğrenmişti sanki kalbindeki prensez karşı his etiği o sevgi tamen bitmişdi.ve bilge adam bir kar alması lazımdı insanların içinde kalıp insanlardan darbeler yiyecene o şehiri terk etmeye karar verdi. kendini bir kuleye hapsedip kitaplarıyla ömrün sonuna kadar yaşicaktı. ve o kulede ölcekdi bilge adam be bilge adama bütün bilgelini otaya koyarak denizin tam ortasında koca bir kule yaptı ve bu kuleye ömrünün sonuna kadar yetecek bütün ihtiyaclarını kitaplarını yerleştirdi. denizin ortasındaki kuleye girdi ve bir gün büyü bozulup prensez döne bilir korkusuyna kalenin katılarını iç tarafdan kitlemeye başladı ve kapıların önüne tamen taşlarla iç tarafdan örmeye başladı artık kapılar kiltliydi ve örülüydü hiç kimse giremcekdi artık bütün kötülüklerden uzaktı hiçbir kötülük bilge adamın canını yakmayacaktı ve kulenin penceresini acıp son bir defa insanlara var gücüyle bağırmaya başladı artyık kalbim ileşti bu kalpte yaratanın sevgisinden başka sevgi yok ey prensez diyerek bağırdı artık seni sevmiyorum artık büyün bozulsada sen asla bu denizin orasındaki kaleye giremesin bu güc sende yok diyerek kenin anahtarlarını denizin tam ortasına var gücüyle fırlatı ve anahtar denizin derinliklerinde kaboldu be bilge adam pencereyi dış dünyaya kapatarak ömrünün son nefesine kadar allaha ibadet etmeye karar verdi ve pencereyi kapatmadan son sözü bir gün sevgİnİn gÜcÜne İnanacaksiniz oldu

    Posted by admin @ 13:37

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button Youtube button
Edebiyat Edebiyat