Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

ayrılmayalım olurmu

Ağustos 7th 2009 Aşk Hikayeleri

Ben o zaman 15 yaşında genç bir kızdım ismim Dolunay sınıfta boşlardandım (boş demek bizim sınıfta sevgilisiz demek) zaten boşlarda 3 kişiydi. Aslında arkadaşlarıma özenirdim yine kendimi hazır hissetmiyordum Aslıya şu ana kadar çok teklif geldi ama yinede hepsi ahlaksız iki günde sevgili değiştirenlerdi. Ben güzel bir kızdım sarı uzun düz saçlar ve turkuaz mavisi gözler. Neyse okulun sıradan günlerindendi. Ben yine canım arkadaşım olan Pelin`in yanına oturmuştum (pelinde boşlardan) sohbet ederken içeriye en sevdiğim öğretmenim olan Melek hoca girdi. Ama tek başına değildi. Yanında bir tatlı bir çocuk vardı. Onu şu ana kadar hiç görmemiştim bizim okuldan olamazdı demekki yeni gelmişti. Acayip yakışıklıydı ama benim pek ilgimi çekmişe benzemiyordu. Benim gibi sarı saçlıydı saçlarını dimdik yapmıştı yinede diğer çocuklar gibi inek yalamışa benzemiyordu aksine dik saçları yakışıklılık katıyordu gözleri benim kadar turkuaz mavisiydi. Adı Oğuzmuş. Öğretmenle Oğuz konuşurken Pelin tuvalete gitti. Öğretmende Pelinin sırasını boş zannetip Oğuza oraya oturmasını söyledi. Ben karşı çıktım hocaya , hocam benim yanımda pelin oturuyor dedim . Melek hocada Pelin Semanın yanına otursun nede olsa orası boş dedi ve Oğuz yanıma oturdu. Pelin gelince Sema ona durumu izzah etti. Bir baktım Pelin Oğuzu gösterek göz kırpıyor bir yandan da pis pis sırıtıyordu. Bana Oğuz la çıksana demek istiyordu. Pelin aklını oynatmış dedim içimden. Tenefüste Oğuz la konuşmaya başladık o da boşlardandı. Sınıfın havalı zengin kızlarından Selin geldi ve Oğuz la konuşmaya başladı. Selin gidince Oğuz bana şöyle dedi. Nasıl bir kuz bu başımın etini yedi Maşallah dili pabuç kadar çokta havalı. İçimden bir oh çektim sonra kendi kendime kızdım neden oğuz Selini sevmedi diye rahatlamıştım neyse aradan çok zaman geçti. Artık Oğuz benim için Pelin den öte kanki olmuştu. Beraber birbirimizin evlerine gidiyor ödev yapıyorduk. Sinemaya, cafeye beraber giderdik. Sırlarımızı ilk birbirimize söylerdik. Çok yakındı bana bizi tanımayanlar sevgilimisiniz derdi öyle diyenlere çok kızardık aslında zamanla ona kapılmıştım yinede arada sırada kendimi dizginleyerek dostuluğumuzu bozmamaya çalışıyordum ama onunla beraber olduğum zaman herşey daha iyiydi o da aynı duyguları hissediyordu ama arkadaş olarak yinede tam aşık olmuş sayılmazdım neyse lise 1 böyle süper geçti ailelerimiz bu . sürede acayip iyi arkadaş olmuşlardı. Benim annemle Ayşegül teyze (Oğuzun annesi) babamla da ve Ahmet amca (Oğuzun babası) Böylece Oğuz la bizim isteğimiz gerçekleşti yazın aynı yere gidiyorduk. Onlarda bizim yazlık evin yanındaki evi kiraladılar. Yaz çok güzel geçiyordu bütün gün beraber geziyor ve yüzüyorduk bir gün ben , oğuz ve oğuzun arkadaşı Mert beraber plajda hem güneşleniyor hem de sohbet ediyorduk. Mert sürekli bana ahlaksızca bakıyordu. Öff keşke gelmeseydim dedim içimden. İnsan zaten mayo giyince yarı çıplak olur. O bana pis pis baktıkça ben kendimi tamamen çıplak zannettim durumu fark etmiş olan Oğuz Merti dürtükledi. Mert hiç dürtüklenmemiş gibi davranıyordu bir ara Maşallah dedi. İnanamadım bağırdım ona sen ne diyorsun ya dedim. Mertin söyledikleri karşısında köpürdüm. Şöyle demişti , ne demesi ben seni uzaktan seviyorum gerçekler gece olunca yatak odasında gerçekleşecek zaten. Oğuz bunları duyunca kavga etmeye başladılar sonunda Oğuz Merti hakladı ağzı burnu patlamış vaziyette yanımızdan uzaklaştı. Evime döndüğümde bir ışık yanmıştı sanki içimde seviyor mu? Sevmiyor mu? Ertesi sabah Oğuzu göremedim ve iki gün böyle devam etti. Bir gün annem Oğuz geldi diye seslendi, çok sevinmiştim. Oğuz odama geldi konuşmaya başladık.




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Büyülü Kent

Dedelerimizden dinlediğimize göre, 1700 yılında San Bartolo kenti büyülenmiş. Görünmez olmuş. Anlatılanlara bakılırsa, batmış gitmiş toprağın derinliklerine. Bu felaketin nedenleri pek de iyi bilinmiyor. Kimileri bunun, kilise inşa edildiğinde çanı olmadığı için, köylülerin San Lucas Tecopilco adlı yakın bir köyün kilise çanını yürütmeleri yüzünden olduğuna inanıyor.

Söylentiye göre, çan kulesine gece saat on birde varmışlar. [...]

Önceki Yazılar

Zalim bir vali vardı. Bu vali bir gün adamlarını göndererek Hasan Basri Hazretleri`ni yakalatmak istedi. O da bir vakit ders verdiği Habib-i Acemi Hazretleri`nin kulübesine gelip saklandı. Valinin adamları geldi ve hışımla:

- Hasan Basri`yi (r.a.) gördün mü? diye sordular.

O gayet sakin:

- Evet, dedi.

- Nerede?

- İşte şu kulübemde…

Adamlar kulübeye daldı, fakat bir türlü Hasan Basri Hazretleri`ni [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat