Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

Aşkın Elif Hali

Eylül 7th 2009 Anı Hikayeler

Düş Sokağı Sakinleri adlı müzik grubundan tanıdığımız düşlerin kahramanı Murat Çelik, edebiyat dünyasına 2005 yılında Aşkın Elif Hali adlı şiir kitabını sundu. Tasavvufi bir eser olan Aşkın Elif Hali’nde Murat Çelik, bütünlüğü sağlayarak her mısrasında içimizi titretiyor.

“Aşkın elif halinde eliften habersiz
Kendime ordular biçiminde
Lâl olmuş haller içindeyim” diyerek başlıyor düşlerin kahramanı ama bu mısralardan sonraki 71 sayfada lâl olmuş haller içinden çıkıp Aşkın Elif Hali’ndeki halleri anlatıyor bize. Kitap, Yunus Peygamber’in balık olayını temel almıştır.

Çelik, Aşkın Elif Hali’ne doğru bir gezintiye çıkarıyor bizleri ve bu gezinin sonunda başarılı bir rehber olup çıkıyor. Turistlerin hayretler içinde mısralara tekrar tekrar bakmalarını sağlıyor. Turist, gezi dönüşünde gördüklerini anlatıp duruyor çevresine ve dilinde mısraların tadı, dönüp dönüp yine bakıyor Aşkın Elif Hali’ne… “Nasılsın?” diye soranlara: “Bir tebessüm kadar susturulmuşum hayata.” diyerek cevap verebiliyorlar. “Seni ben büyük tövbelerden sonra unutmak için sevmedim!” diye mırıldanıp duruyorlar. “Mutlaka bir anlamı olacaktır topladığınız taşların!” mısrasıyla kendilerini teselli ediyorlar. Okurların, Aşkın Elif Hali’ni tanıdıktan sonraki halleri bu şekilde arz edilebilir.

Anlaşılan o ki, düşlerin kahramanı yine yapacağını yapıyor ve başucumuzdan ayıramadığımız Aşkın Elif Hali ile bizi, eliften habersiz bir şekilde lâl olmuş haller içine sürüklüyor. Bize de:
“Lâl oldum!
Lâl oldum!
Ya rabb!
Lâl oldum kendime
Lâl oldum içime
Lâl olmuş dillerin ardında
İhanetin eskitemediği bir umut vardır
Oradan girilir aşkın elif haline!” diye bağırmak düşüyor.

Elif Büyükkaya




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Her şeyin ilk günkü büyüsünü korumasını isteyecek ya da bunun olacağına inanacak kadar budala ve sevimliydi. Heyecanlı, çocuksu, hüzünlü…

Kadın kırmızı kalın ketenden büyük çantasını tam da bu sahneye yakışır bir tavır ve çabuklukla omzuna çapraz olarak astı. Çantasından anahtarını da sırf bu yüzden çıkardı. Anahtar şıkırtısı hüzün imgesi taşır neticede. Sahneye uygun olsun diye. Umursamaz [...]

Önceki Yazılar

Siyah bir lale yasarmıs,düsler ülkesinde…
Degilmis farklı olmak elinde…
Rengi yapısından ileri gelirmis sadece…
İstermiş o da olabilmeyi sıradan,kırmızı bir lale…
Siyah olmak zormus cünkü bunca kırmızı icinde…
Ama yasamalıymıs,gelmis dünyaya bir kere…
‘Ne olurdu bende kırmızı olsaydım?’dermiş hep kendine..
Utanır,boynunu bükermis üzgünce…
Caresiz boyun egermis kaderine…
Büyük bir korkuyla yasarmıs hepte..
Bunca kırmızı arasında birgün dikkat cekicekmis elbette…
Koparılmaktan,solmaktan korkarmıs büyülü topraklardan uzakta bir yerde…

Saklanırken [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat