Ah Be Yeğenim
yazı genelde ankara`da geçiriyorum. İstanbul`un stresli yaşamından sonra ankara cennet gibi geliyor. sizi edebiyatın süslü metninden alarak sade bir anlatımla size harika yeğenimi anlatacağım. afacanın adı ozan. kumral güzeli açık ela gözlü beyaz tenli bir çocuk. malum yazın evde sıkılıyorum ve ozanı sürekli parka götürüyorum. onunla geçen her yazımı çocuk aklına kazımış. diğer bir özelliği ise her gördüğü arabaya bu senin mi medet dayı? demesi. ben hayır ya da evet desem de yine sorar ısrarla.. neyse bir gün ozanı parka götürdüm orada ali diye bir ufaklık vardı dedesiyle her akşam aynı saatlerde orda oluyoruz.
ozan`ı salıncağa bindirdim korka korka bindi. bana dediki medet dayı elif de yanımızdakine otursun. neyse arada ben o hayali elif`i sallıyorum oysa salıncak bomboş:) malum ozancım ister de ben sallamaz mıyım…
neyse aradan 5 dakika geçti ali geldi yanımızdaki salıncağa oturdu. ozan demez mi medet dayı; ali elif`in üzerine oturdu. ben eve gidene kadar güldüm. harika bir çocuk