Hikayen.net Hikayeler, Hikaye
Senin Hikayen,Hikaye, Ask Hikayeleri, Hikaye oku, Hikayeler, ironik hikaye, isyan hikaye, Sanat hikaye, Dini hikayeler, yasamdan hikaye, toplumsal hikaye, Romantik Hikaye, politik hikaye, mizah hikaye, Mektup hikaye, Gezi Hikaye, Ask hikaye

ağızdaki taş

Temmuz 21st 2009 Dini Hikayeler

Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se’âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba’zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se’âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr ‘radıyallahü teâlâ anh’ Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.


Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn ‘s.a.v.’ buyurdu ki:

- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la’înin olduğu yerde, ben durmam.

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat’î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.

Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Komik adam askerliğinde acemi birliği Antalya topcculardaymıs. Bir gun sehir izni alıp alaydan ccıkmıs. Antalya sokaklarında gezmis, dolasmıs, yorulmus. Hava da sıcak. Serinlemek iccin denize girmis. İyi yuzucuymus, genccliğinde yuzme yarıslarına katılıyormus. Sahilden iyice accılmıs. Arkasında bir fosurtu duymus. Hızla geriye donmus. Atlas Okyanusu’ndan gelen koskoca bir balina Akdeniz’de gorduğu insanı yutarmıs. Komik adamı da [...]

Önceki Yazılar

Üç kadın ellerinde sepetleriyle pazardan dönüyorlardı. Dinlenmek için yolun kenarındaki kanepeye oturdular. Çocukları hakkında sohbet etmeye başladılar.

    Birinci kadın; Oğlunun çok hareketli olduğunu, ellerinin üzerinde dakikalarca yürüyebileceğini söyledi.

    İkinci kadın; Bülbül sesli oğlunun şarkılarına herkesin bayıldığını anlattı.

   Üçüncü kadın onları dinlemekle yetindi. Niçin konuşmadığını sorduklarında:

   - Benimkinin anlatılacak bir marifeti yok, dedi.

   Bu konuşmalara kulak misafiri olan bir [...]

Sonraki Yazılar

Bağlantılar

1M1 Link Directory Edebiyat Edebiyat